İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinden, ticari alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davasında eksik bilirkişi raporu ve üçüncü tarafa ödeme ispatı iddiaları üzerine istinaf kararı.
Özet: Davacı şirketin ticari mal temininden kaynaklanan ve davalının ödemeleri dava dışı bir şirkete yaptığını savunarak itiraz ettiği 125.330,49 TLlik fatura alacağına dair icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davalı tarafın ödeme ispatlayamadığı, ticari defterlerini sunmadığı ve davacının defterlerinin lehine delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermesi üzerine, davalı vekili, dava dışı şirketin eksik defterleri nedeniyle bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ödemelerin tespit edilemediğini ve kendi lehlerine olan bulguların değerlendirilmediğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1493
KARAR NO : 2026/1147
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2025
NUMARASI : 2024/247 Esas - 2025/457 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/07/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki içerisinde davacı tarafından davalıya mal temin edildiğini ve bu hizmet karşılığı fatura düzenlendiğini, davacının takip tarihi itibari ile 125.330,49-TL olan cari hesap alacağının davalı tarafından ödenmediğini, 22.06.2015 tarihli, 31.08.2015 tarihli ve 25.12.2014 tarihli faturalardan da görüleceği üzere davacı tarafından davalıya mal teslim edildiğini ve bu malların davalı tarafından teslim alındığını belirterek, davalının İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin... esas sayılı sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davalının davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının davacı şirketten dava dışı ... ... ... Ltd. Şti. aracılığı ile motorin aldığını ve ödemeleri yaptığını, davalının 24/04/2013 tarihli yetki belgesinden de anlaşılacağı üzere ödemeleri yetkili firma olan dava dışı ... ... şirketine yaptığını, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, dava dışı ... ... şirketinin ticari defterlerinin İstanbul Anadolu 3. İflas Dairesinin ... İflas masasında incelendiği, dava dışı şirketin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunduğu, 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin ise bulunmadığı, davalının tarafından takibe konu olan 25.12.2014 tarihli 39.935,79-TL tutarlı ve 13.371,63-TL tutarlı, 22.06.2015 tarihli 46.218,33-TL tutarlı ve 31.08.2016 tarihli 25.804,74-TL tutarlı fatura ödemelerin dava dışı şirkete yapılıp yapılmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilemediği, dosya kapsamında takibe konu olan fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiğine dair dekont, tahsilat makbuzu, şirketler arası yazışmalar bulunmadığından, takibe konu olan 125.330,49-TL tutarlı fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiği hususunun ispatlanamadığı, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, davacı tarafın incelenen ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğu, dava dışı şirketin fatura tarihindeki ticari defterlerinin iflas masasında bulunmadığı, incelenen yıllarda fatura ödemelerinin dava dışı şirkete yapılıp yapılmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilemediği, takibe konu olan fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiği hususu ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaline,takibin 125.330,49-TL üzerinden avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacak olan 125.330,49-TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; mahkemece eksik bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda, dava dışı şirketin 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defteri bulunmadığından, davalı tarafından takibe konu fatura ödemelerinin dava dışı şirkete yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğinin, dava dışı şirketin ticari defterlerinde davalı şirkete ait olan 2017, 2018 ve 2019 yılları alınan avanslar hesabının incelemesinde, dava dışı şirketin 01.01.2017 tarihi itibariyle davalı şirkete 6,52-TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu suretle müvekkilinin dava dışı şirketle arasındaki ticari ilişkide borcu bulunmadığının ortaya konulduğunu, bu aşamada eksik olduğu ileri sürülen defterlerin celbi bu iki şirket arasındaki ödemelerin neye ilişkin olduğunun ortaya konulması gerektiğini, davacı tarafın mahkeme içi ikrarıyla bu üçlü ilişkinin ispatlandığını, dolayısıyla müvekkilinin devam eden cari yıllarda dahi dava dışı ... şirketine borçlu olmadığının, ödemelerin yapılmış olduğunun, davacının defterlerinde dahi söz konusu virman işlemi öncesinde borçlu gözükmediğinin raporla sabit olduğunu, buna karşılık bilirkişi tarafından dava dışı şirketin ticari defterlerinde eksik olan yıllara ilişkin inceleme yapılamadığı gerekçesiyle iki ihtimalli rapor hazırlandığını, bu nedenle mahkemece eksik olan yıllara ilişkin ticari defterlerin celbi ile ek rapor alınması gerektiğini, ancak mahkemece denetime elverişi olmayan ve eksik bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince istinafı üzerine Dairemizin 2021/1707 esas 2024/349 karar sayılı 29.02.2024 tarihli ilamıyla; davacıya ait cari hesapta yer alan faturaların davalı tarafından BA beyannamesine konu edildiği anlaşılmakta olup, faturalarda belirtilen akaryakıtın teslim edildiği hususunun uyuşmazlık dışı olduğu, davacının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, takibe ekli her bir fatura kaydedildikten sonra fatura bedelleri ile uyumlu çek kayıtları ile davalının davacıya olan borcunun sıfırlandığı, 14/09/2015 tarihine kadar davalının borcunun görünmediği, ancak 12/11/2016 tarihinde "... cari hesap virmanlarının geri alınması" açıklaması ile takibe konu her bir fatura yönünden davacı lehine 125.330,49-TL alacak kaydı oluşturulduğunun anlaşıldığı, davalının, fatura bedellerinin ... tarafından ödendiğini ileri sürdüğü, davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde, ... firmasının davalı ile aralarında ticari ilişkide garantör olduğunu, davalıya satılan akaryakıt faturalarına karşılık ... tarafından müvekkili lehine çekler verildiğini, davalının borçlarını ödemek üzere keşide edilen çekler ödenemeyeceği için müvekkiline 892.967,05-TL bedelli 6 adet çek verildiğini, ancak çeklerin de karşılıksız çıkması üzerine davalı hesaplarında ters kayıtla düzeltme yapıldığını beyan ettiği, taraflar arasında üçlü ilişki olduğu, davalıya satılan akaryakıt bedelinin davacıya ... tarafından ödendiği, davalının ise ödemelerini ...'e yaptığı, ticari ilişkinin ... çekleri ile yürüdüğünün anlaşıldığı, bu durumda davalının satın aldığı akaryakıt karşılığında davacının defterlerinde kayıtlı olan çek bedellerinin davalı tarafından ...'e ödenmiş olması halinde, davalının davacıya karşı sorumluluğunun kalmayacağı, davalının ...'e ödeme yapması ile borcundan kurtulacağının kabul edilmesi gerektiği, davacının davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için, davalının fatura bedellerini ...'e ödememiş olması gerektiği, taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin işleyiş biçimi dikkate alındığında, ... şirketinin iflas ettiği anlaşılmakla iflas idaresinde bulunan ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, takibe konu faturalar karşılığında davalının ... şirketine ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerektiği, ... şirketinin ticari defterleri incelenmeden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece;kaldırma kararı üzerine dava dışı ... şirketinin ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 29.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda; önceki bilirkişi raporunda davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği, davacının sahibi lehine delil niteliği bulunan 2019 yılı ticari defterlerine göre, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 125.330,85-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının belirtildiği, dava dışı ... şirketinin iflas masasında bulunan 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, dava dışı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirkette ait olan 2017, 2018 ve 2019 yılları alınan diğer avanslar hesabına göre, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, dava dışı şirketin 01.01.2017 tarihi itibariyle davalı şirkete 6,52-TL borçlu olduğu, eş deyişle davalı şirket tarafından 2017 yılından önce dava dışı şirkete 6,52-TL fazla ödeme yapıldığı, davacı ile davalının 2014 ve 2015 yıllarına ait ait BS ve BA formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacının cari hesap tablosuna göre davacı şirketin 25.12.2014 tarihi itibariyle davalıdan 0,36-TL alacaklı olduğu, davacı şirket tarafından 25.12.2014 tarihinden 31.08.2015 tarihine kadar davalı tarafa 10 fatura ile 363.975,91-TL tutarlı satış yapıldığı, bu süreçte takibe konu 13.371,63-TL tutarlı ve 39.935,79-TL tutarlı faturalara karşılık "71483 no'lu çeke istinaden virman" açıklamasıyla 53.307,42-TL‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği, takibe konu olan 46.218,33-TL tutarlı faturayan karşılık "... no'lu çeke istinaden virman" açıklamasıyla 46.218,83-TL‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği, takibe konu olan 25.804,74-TL tutarlı faturayan karşılık "520106 nolu çeke istinaden virman" açıklamasıyla 25.804,74-TL‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği, takibe konu olmayan 6 adet 238.645,42-TL tutarlı faturalar karşılık virman işlemiyle 238.645,42-TL tutarlı çeklerin davalı alacağına kayıt edildiği ve buna göre 14.09.2015 tarihi itibariyle davalıdan 0,36-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından 12.11.2016 tarihinde "... cari hesap virmanlarının geri alınması" açıklamasıyla toplam 125.330,49-TL’nin davalı borcuna kayıt edildiği ve buna göre 25.04.2019 tarihi itibariyle davalıdan 125.330,85-TL alacaklı olduğu, davacının defterlerinde virman açıklamasıyla davalı alacağına ve davalı borcuna kayıt edilen edilen tutarların yevmiye defter kayıtları bulunmadığından, hangi hesaplara karşılık yapıldığı görülememekle beraber, takibe konu faturalara karşılık virman açıklamasıyla davalı alacağına kayıt edilen toplam 125.330,50-TL tutarlı çeklerin ... tarafından davacı tarafa verildiği ve söz konusu çek tutarlarının tekrar davalı borcuna kayıt edildiği ve 125.330,50-TL tutarlı faturaların takibe konu edildiği, dava dışı ... ... şirketinin iflas masasında 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunduğu, ancak 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin bulunmadığından, davalı tarafından takibe konu olan 25.12.2014 tarihli 39.935,79-TL tutarlı ve 13.371,63-TL tutarlı, 22.06.2015 tarihli 46.218,33-TL tutarlı ve 31.08.2016 tarihli 25.804,74-TL tutarlı fatura ödemelerinin dava dışı şirkette yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, dava dışı şirketin davalı şirkete ait olan 2017, 2018 ve 2019 yılları alınan diğer avanslar hesabının incelemesinde ise ...'in 01.01.2017 tarihi itibariyle davalı şirkete 6,52-TL borçlu olduğu, dolayısıyla davalı şirket tarafından 2017 yılından önce dava dışı şirkette 6,52-TL fazla ödeme yapıldığı, dosya kapsamında takibe konu fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiğine dair tahsilat makbuzları, şirketler arası yazışmalar bulunmadığı, davacının muavin defter kayıtlarına göre, takibe konu fatura bedellerinin dava dışı ... ... şirketi tarafından verilen çekler ile davacı tarafa ödendiği anlaşıldığından, davalı tarafından işbu fatura bedellerini dava dışı şirkete ödendiğinin ve dava dışı ... ... tarafından davacı şirkete verilen çeklerin tahsil edilememesinden davalının sorumlu olmadığının kabulü halinde, 25.04.2019 takip tarihi itibariyle davacının davalından takibe konu olan faturalardan kaynaklı alacağının bulunmadığı, dosya kapsamında takibe konu fatura bedellerinin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiğine dair tahsilat makbuzları ve şirketler arası yazışmalar bulunmadığından, takibe konu 125.330,49-TL tutarlı fatura bedellerinin davalı tarafından dava dışı şirkete ödenmediğinin kabulü halinde, 25.04.2019 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 125.330,49-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Somut olayda; davacının tarafı bulunduğu aynı hukuki ilişkiye dayalı çok sayıda benzer dava dosyalarında da tespit edildiği üzere, davacı ... ile dava dışı ... şirketi arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında, müşterilerin davacı ... nezdinde doğabilecek tüm borçlarının ödenmesinden ... şirketi sorumlu olup, borçların ödenmesini dava dışı bu şirketin garanti ettiği, ... şirketinin davalı gibi aracılık ettiği alıcılara teslim edilen akaryakıtların bedelinin alıcılar tarafından ...'e ödendiği, ... müşteriden ödeme almadan davacıya ödeme yaptığı kabul edilemeyeceğinden, üçüncü şahıslara teslim edilen akaryakıtlara karşılık ... çekleri ile davacıya ödeme yapıldığına göre, davacının ...'e müşterilerden ödeme alma yetkisi verdiğinin kabulünün gerektiği gibi, davalının borcuna karşılık ...'in verdiği çeklerin davacı tarafından kabul edildiği, ...'in iflası üzerine davacının ... firması nezdinde olan alacaklarını ters kayıtla kapatarak bu kez adına fatura düzenlediği müşterileri adına ilamsız takip başlattığı, taraflar arasında üçlü bir ilişki bulunduğu, bu üçlü ilişkide davacı üçüncü şahıslar somut olayda davalı adına fatura düzenlemekle birlikte, bedellerini ...'den tahsil ettiği, bu ilişkide ...'in verdiği çeklerin karşılıksız çıkması ve şirketin iflası üzerine davacının yeniden ters kayıt yaparak, alıcı firmaları ve bu kapsamda davalıyı borçlandırdığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki üçlü ilişki kapsamında, davalıya satılan akaryakıt bedelinin davacıya dava dışı ... tarafından ödendiği, davalının ise ödemelerini ...'e yaptığı, ticari ilişkinin ... şirketinin çekleri ile yürütüldüğü anlaşılmasına göre, davalının satın aldığı akaryakıt karşılığında davacının defterlerinde kayıtlı olan çek bedellerinin davalı tarafından ...'e ödenmesi halinde, davalının davacıya karşı sorumluluğunun kalmayacağı, davalının ...'e ödeme yapması ile borcundan kurtulacağı kabul edilmelidir. Davacının davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için, davalının fatura bedellerini ...'e ödememiş olması gerekir. Bu kapsamda Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda dava dışı ... şirketinin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, davacının takibe dayanak faturalarının düzenlendiği 2014, 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerine ulaşılamamış ise de, incelenen 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerine göre, dava dışı ... şirketinin 01.01.2017 tarihli açılış fişinde davalı lehine 6,52-TL alacak kaydı bulunduğu ve kaydın 2018 ve 2019 yıllarında da aynen devam ettiği, dolayısıyla davalının ... şirketine borçlu olmayıp 6,52-TL tutarında bakiye alacaklı konumda bulunduğu belirlenmiştir. Bu durumda davalı tarafından satın alınan akaryakıt bedellerinin davalı tarafından dava dışı ... şirketine ödendiği, ... tarafından ise davacıya çekler verilmek suretiyle ödeme yapıldığı, bu nedenle davacının ...'e ödeme alma yetkisi verdiğinin kabulü gerektiği, bu kapsamda ... şirketinin verdiği çeklerin karşılıksız kalması üzerine yeniden ters kayıt yapılarak, davalı tarafça davacının ödeme alma yetkisi vermiş olduğu ...'e ödeme yapılmasına rağmen, yeniden satım ilişkisinin borçlusunun davalı olduğundan bahisle ters kayıt işlemiyle davalının borçlandırılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davacı takipte haksız olsa da, takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından, kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davanın reddi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2025 Tarih 2024/247 Esas - 2025/457 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın reddine,
Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;
"Alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.513,69- TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 781,69-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
Davalı tarafından yatırılan 2.140,40-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 270-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026