İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Yozgattaki otobüs kazası sonucu oluşan cismani zarar ve ölüm tazminatı davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Yozgatta meydana gelen, şoförün dikkatsizliği sonucu tek taraflı otobüs kazasında yaralanan yolcuların, otobüs sahibi, şoför ve ilgili sigorta şirketlerinden tedavi giderleri, konaklama masrafları, kazanç kaybı ve işgücü kaybı gibi maddi zararlarının tazmini talebiyle açtığı tazminat davasına ilişkin istinaf incelemesidir; davalıların sorumluluk, zamanaşımı ve yetki itirazlarına rağmen ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek davacılara belirli tutarlarda tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: 2026/711 KARAR NO : 2026/1239İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 26/11/2025NUMARASI : 2025/139 Esas - 2025/1096 Karar DAVA: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ: 20/12/2016KARAR TARİHİ: 22/05/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29/05/2016 günü Yozgat, ... İlçesi, D-200 Karayolu ... Köyü mevkiinde tek taraflı yaralanmalı otobüs kazası meydana geldiğini, otobüs içerisinde bulunan 38 kişinin yaralandığını, davalılardan ...'ın sahibi olduğu ... plakalı yolcu otobüsü, sürücü ...'ın sevk ve idaresinde Yozgat ili istikametine seyir halindeyken tedbirsizlik ve dikkatsizlik soncu direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, bunun sonucunda otobüsün köprü menfezine çarpıp devrildiğini, kaza tespit tutanağından bu durumun anlaşıldığını, davalılardan ... A.Ş kaza yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortalayanı, davalı ... A.Ş kaza yapan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalayanı, davalı ... ... ise kaza yapan aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza sigortalayanı olduğunu, kaza sonrası ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın devam ettiğini, soruşturma dosyasında yer alan 08/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda otobüs sürücüsü ...'ın dikkatsiz ve tedbirsizlik sonucu özel amaçlı keyfi davranışta bulunup bir anlık dalgınlığı ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması ile ... güvenliğini tehlikeye atıp kazaya sebebiyet verdiğinden 1. derece kusurlu bulunduğunun tespit edildiğini, kaza sonucunda müvekkillerinin çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü, operasyonlar geçirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için ayrı ayrı tedavi gideri, kaza mahalli olan Yozgat'tan İstanbul'a dönüş ve konaklama masrafları, kaza nedeniyle çalışamadıkları dönem için meydana gelen kazanç kaybı, bakıcı gideri ve müvekkillerinde meydana gelebilecek iş gücü kaybı nedenleriyle 50,00 şer TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29/05/2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanması halinde kişi başına azami sorumluluk limitinin 310.000 TL olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, dava konusu uyuşmazlık Zorunlu Karayolu Taşımacılık poliçesi kapsamında olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen kazanın taşıma poliçesi kapsamında olduğunu, ... plakalı aracın şehirlerarası taşımacılık yapmasından ötürü taşımacılık poliçesinden karşılanması gerektiğini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacı başvuru yapmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine, müvekkili şirketin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Sigortacısı olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 06/11/2015-2016 vadeli zorunlu taşımacılık mali mesuliyet ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, davacının ...'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığı, alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini, davacı tarafından işbu dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile müvekkilinin ikametgahının Erzincan olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin sahibi olduğu otobüsü dava dışı ...'ün firmasına kiraya verdiğini, kaza sırasında kendi sevk ve idaresinde olmadığı gibi kendi işletme sorumluluğunda da olmadığını, kaza sürücüsü davalı ... da müvekkilinin otobüsünü kiraya verdiği firma çalışanı olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu otobüsle ilgili tüm ... sorumluluklarını yerine getirdiğini ve aracını ...'e kiraya verdiğini, bu nedenle ... şirketlerine karşı rücuen tazminat koşullarının oluşması halinde sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 500,00 TL tedavi gideri ve 750,00 TL konaklama gideri olmak üzere 1.250,00 TL'nin, davacı ... yönünden 10.780,92 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 870.085,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 750,00 TL konaklama ve yol gideri alacağı olmak üzere toplam 881.616,08 TL'nin, davacı ...yönünden 750,00 TL konaklama ve ulaşım giderinin, davacı ... yönünden 7.805,94 TL geçici iş görmezlik, 537.298,89 TL sürekli iş göremezlik, 750,00 TL konaklama ve yol gideri olmak üzere toplam 545.854,83 TL'nin, davacı ... yönünden 750,00 TL konaklama ve ulaşım giderinin, davacı ...yönünden 750,00 TL konaklama ve yol giderinin, davacı ... yönünden 910,69 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL konaklama ve yol gideri olmak üzere toplam 1.660,69 TL'nin, davacı ... yönünden 3.902,97 TL geçici iş görmezlik, 43.235,30 TL sürekli iş göremezlik, 750,00 TL konaklama ve yol gideri olmak üzere toplam 47.888,27 TL'nin, davacı ... yönünden 750,00 TL konaklama ve ulaşım giderinin, Davacı ... yönünden 979,98 TL tedavi gideri ve 750,00 TL konaklama ve ulaşım gideri olmak üzere toplam 1.729,98 TL'nin, davacı ... yönünden 600,00 TL tedavi gideri ve 750,00 TL konaklama ve yol giderinin davacı ... yönünden 420,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL konaklama ve yol gideri olmak üzere toplam 1.170,00 TL'nin, Davacı ... ... yönünden 750,00 TL konaklama ve ulaşım giderinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 29.05.2016 tarihinden itibaren, davalı ...... A.Ş. yönünden ise dava tarihi olan 20.12.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... ... yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ...... Şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ...... Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket teminat limiti ve buna bağlı ferilerden sorumlu olduğunu, diğer davalıların sorumlu olduğu vekalet ücreti ve yargılama giderinden de müvekkil şirketin sorumlu tutulması kabul edilemeyeceğini, hükümde açıkça tedavi giderlerinin ...'nın sorumluluğunda olmasına dair Yargıtay kararından bahsedilmişse de tedavi giderlerinden hatalı müvekkil şirket sorumlu tutulduğunu, tüm davacıların geçici iş göremezlikleri hesaplanırken ev hanımı yahut öğrenci olup olmadığı sorgulanması gerektiğini, ev hanımları ve öğrenciler geçici iş göremezliğe hak kazanmadığını, davacıların maluliyet oranlarına itiraz ettiklerini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kaza tarihini kapsayan maluliyet oranı belirleme yönetmeliğine göre oranın belirlenmesini talep ettiğini, dava konusu geçici iş göremezlik ve tedavi gideri teminat dışı olup, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, hesaplama yöntemi güncel mevzuata aykırı olduğunu, Atk, İtü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmasını talep ettiğini, davacıların müterafik kusuru dikkate alınarak ayrıca indirim yapılması gerektiğini, emniyet kemerinin takılıp takılmaması müterafik kusur indirimi sebebi olduğunu, davacının gelir durumunun somut belgelerle ispatlanmaması nedeniyle fiili durum varken varsayımsal verilere göre hesaplama yapılması hatalı olduğunu, Yargıtay ve istinaf içtihatları uyarınca dosyanın hesaplama için sicile kayıtlı aktüere gönderilmesi gerektiğini, hesaplanan vekalet ücreti, harç, yargılama giderleri hatalı olduğunu, düzeltilmesi talep gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce müvekkil şirkete, yazılı başvuruda bulunulmamış olup, dava şartı yoksunluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu kazada ... plakalı aracın müvekkil şirkette ... ... poliçesi bulunduğunu ancak aracın zorunlu karayolu taşımacılık poliçesi de bulunması sebebiyle müvekkil şirket aleyhine ikame edilen dava haksız olacağını, karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama afaki olup kabulü mümkün olmadığını, bilirkişi raporundaki tutarlar, objektif kriterler esas alınmadan hesaplanmış olup, fahiş olan sürekli iş göremezlik tazminatının kabulü mümkün olmadığını, mahkemece tazminat hesabı alınması halinde TRH-2010 hayat tablosu ve 1,65 oranında teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini,öncelikle önemle belirtmek gerekir ki sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat hesaplaması yapılması halinde talep sakatlık tazminatı talebi olduğundan sakatlık tazminatının geçici iş göremezlik süresinin bitiminden itibaren hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması halinde yapılacak olan hesaplamanın Karayolları ... Kanunu'nun 90. maddesi çerçevesinde ... genel şartları'na göre aktüeryal yöntem ve teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, karara esas alınan raporda belirtilen bakıcı ihtiyacı bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, zira bu hususta sorumluluk tamamen sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkemece karar verilirken her ne kadar müvekkil şirketin poliçe limitiyle sınırlı olduğu belirtilse de limitin belirtilmemesi hükmün icrasında çelişkiye yol açtığını, müvekkil ... şirketinin sorumlu olduğu miktar poliçe limiti olarak belirtilmişse de, masraf, harç ve vekâlet ücreti bakımından bu miktara isabet eden sorumlulukları hesaplanmadan tüm vekalet ücreti yargılama gideri ve harç ile sorumlu tutulması sebebiyle ilk derece mahkemesinin kararı hatalı ve eksik olduğunu, kararının müvekkili lehine bozulması gerektiğini, müvekkil şirketin ... bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Dava, yaralamalı ... kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 9/05/2016 günü Yozgat, ... İlçesi, D-200 Karayolu ... Köyü mevkinde tek taraflı yaralanmalı otobüs kazası meydana geldiğini, otobüs içerisinde bulunan 38 kişinin yaralandığı, davalılardan ...'ın sahibi olduğu ... plakalı yolcu otobüsü, sürücü ...'ın sevk ve idaresinde Yozgat ili istikametine seyir halindeyken tedbirsizlik ve dikkatsizlik soncu direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, bunun sonucunda otobüsün köprü menfezine çarpıp devrilmesi ile meydana gelen ... kazasında otobüste yolcu olarak davacıların yaralandığı ve bu yaralanmaları nedeni ile maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Kazaya karışan ... plakalı yolcu otobüsünün 06.11.2015/2016 vade tarihli Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk ... Poliçesinin davalı ...... Şirketi; 06.11.2015/2016 vade tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet ... poliçesinin davalı ... A.Ş. tarafından düzenlendiği görülmüştür. Davalı ... şirketlerine ait poliçe limitlerinin ayrı ayrı kişi başı limiti 310.000,00 TL'dir.Davacılar ... bakımından istinaf talebi değerlendirildiğinde; HMK'nın 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur. Ayrıca HMK'nın (04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) ek 1. maddesinin 2. fıkrasında: "...parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır" düzenlenmesi bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkemede davanın açıldığı 2016 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 3.000,00 TL olacaktır. Bu halde, davalı ... şirketleri aleyhine davacılar ...bakımından ayrı ayrı kabul edilen maddi tazminat miktarları karar tarihine göre uygulanması gereken 2016 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından İlk Derece Mahkemesince verilen kararı HMK'nın 341/4.fıkrası gereğince kesindir. Yerel mahkemece, kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Bu nedenle davalılar vekillerinin, adı geçen davacılar bakımından istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.Davacılar ... bakımından istinaf talebi değerlendirildiğinde; ATK ... İhtisas Dairesinden alınan 10/02/2021 tarihli kusur raporuna göre davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç seyir halindeyken davalı sürücünün, seyir sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermemesinden kaynaklı kazanın meydana geldiği ve davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kaza tek taraflı olarak meydana gelmiş olup davacılar araçta yolcudur. Bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu kanaatine varıldığından, bu rapora itibar edilerek karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin kusura ve yolcu olan davacıların müterafik kusuru ispat edilemediğinden müterafik kusura ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5793 Esas ve 2021/10464 Karar sayılı içtihadında da vurgulandığı üzere; Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar ... örtüsüne almaktadır. Aynı Kanun'un 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını ... ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu ... teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, ... sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.Somut olayda davacılar ... ve ... lehine hükmedilen tazminat tutarları Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk ... Poliçesi limiti olan 310.000,00 TL'yi aştığından ... sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'nin aşan miktar için kendi poliçe limiti ve sorumlu olacak şekilde sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur. Diğer davacılar yönünden ise taşıma ... limiti aşılmadığında davalı ... A.Ş. zaten sorumlu tutulmamıştır. Bu nedenle davalı ... A.Ş. nin istinaf talebi yerinde değildir. 2918 sayılı Karayolları ... Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili ... kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle ... kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemede dava açılmadan önce ilgili ... kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen başvuru koşulu da tamamlanabilir bir dava şartı niteliğindedir. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi olan 20/12/2016 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı ... şirketlerine başvuru yapılmadan dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yazılı başvuru koşulu, tamamlanabilecek dava şartı niteliğinde olduğundan mahkemece davacı vekiline, davalı ... şirketlerine yazılı başvuru yapması için kesin süre verilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi yerinde olmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişinin uzmanlığının teslim tutanağında aktüerya uzmanlığı olarak gözükmesi nedeni ile bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. TBK'nın 54. maddesiyle KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileştirme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçeyle üstlenen ... şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk ... kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı ... şirketlerinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk dairesinin 2023/12431 Esas - 2025/23675 karar sayılı kararı). Ancak davacılar lehine verilen "750,00 TL konaklama ve yol giderleri" poliçe kapsamında bulunmadığı halde davalı ... şirketlerinin de sorumlu tutulması doğru olmamıştır. ... kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları ... Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal ... Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan davacılar ... hakkında düzenlenen maluliyet raporlarının dosya kapsamı ve davacıların kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayeneleri yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde değildir. Mahkemece hükme esas alınan 16/06/2025 tarihli kök rapor ile 16/09/2025 tarihli ek aktüerya raporunda davacılar ...'nın belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihindeki yaşları, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre rapor tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak, davacıların geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek ve prograsif rant tekniği uygulanarak tazminatın belirlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.06.2023, 2023/585 Esas ve 2023/8309 Karar, 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı kararları). Kabule göre; Mahkemece kurulan hükümde davalı ... şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu yazılı olmakla birlikte ... limitini geçen maddi tazminata hükmedildiği halde poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre harç ve yargılama giderinin hesaplanmamış olması, avukatlık ücretinin de poliçe limiti üzerinden her biri davalı ... şirketi bakımından ayrı ayrı olmak üzere hesaplanmamış olması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ...... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1- Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ...... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... A.Ş. ile davalı ...... Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026