İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı araç hasarı rücuen tazminat davasında görev ve dain-i mürtehin itirazlarını değerlendirerek verdiği karar.
Özet: Bir sigortacının, trafik kazası sonucu sigortalısının aracında meydana gelen hasarı karşılaması sonrası zarar sorumlularından rücuen talep ettiği tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davayı kabul ederek davalılardan tazminat tahsiline karar vermesi üzerine davalılardan birinin istinaf başvurusu değerlendirilmiş olup; istinaf mahkemesi, Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi ve ilgili içtihatlar doğrultusunda trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davalarında adli yargının görevli olduğunu vurgulayarak davalının görevli mahkemeye ilişkin itirazını haksız bulmuş, ayrıca hasarlı aracın dain-i mürtehin alacaklısının kalmadığına ilişkin beyanın da dosyada bulunduğunu belirtmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/2555
KARAR NO : 2026/932
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 21/06/2022
NUMARASI : 2019/320 Esas - 2022/490 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/03/2018 tarihinde çift taraflı kaza neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, bakiye 101.800 TL'nin davalılara rücu edildiğini belirtilerek 101.800 TL hasar tazminatının 25/04/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını, hizmet kusuru niteliğinde olduğundam görevli idare mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile, 101.800 TL hasar tazminatının 25/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili: Müvekkili idarenin sorumluluğunun, adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleriyle bağdaştırılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, nitekim yüklenicilerle yapılan sözleşmelerde açıkça görüldüğü üzere ilgili personelin seçilmesinde, işe alınmasında, bu kişilerin gerekli yeterliliğe sahip olup olmamasında tüm yetki ve sorumluluk yüklenici şirketlerde olup şoförlerin sözleşmeye aykırı her türlü davranışlarından, bunların taşıtlara, kurum mensuplarına ve üçüncü şahıslara verecekleri zararlardan dolayı yüklenicilerin sorumlu olduklarını, davacının dosyaya sunduğu belgelerden anlaşıldığı üzere hasara uğrayan aracın ... aracın tavan kliması olmaksızın yapıldığını, sigorta şirketi aracın klimasını ... dışı bırakarak buna göre teklif toplandığını, aracın olay anında 1 yıl 6 ay yaşında olduğu da göz önünde bulundurularak, hasara uğrayan araçta kullanılan tavan klimasının olayın gerçekleştiği tarihlerde ne kadar değere sahip olduğunun tespit edilmediğini, idari yargının görev alanına girdiğini, aracın dain-i mürtehin alacaklısının araştırılmadığından eksik inceleme ile karar verildiğini belirtmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sigortalısının aracında meydana gelen hasarı tazmin eden davacı sigortacının zarar sorumlularından rucüen tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda davacı şirkete ... sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 27/03/2018 tarihinde davalı sürücünün kullandığı...'ye ait, davalı yüklenici firmanın sorumluluğundaki ...plakalı araç ile aralarındaki çift taraflı kaza sonucunda hasarlandığı anlaşılmıştır.
Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin birçok kararında da vurguladığı üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden davalının bu husustaki istinaf itirazı isabet görülmemiştir.
Somut olayda, ... plakalı aracın dain-i mürtehin alacaklısı ... AŞ Çatalca şubesinin "sigortalının araca bağlı kredisini kapatmış olduğu ve araç üzerinde herhangi bir alacaklarının kalmadığını" mail yoluyla beyan ettiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK'nin hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece davalı...'nin aracın maliki olduğu göz önüne alındığında Mahkemece...'nin sorumluluğuna karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Öte yandan, davalı... ile diğer davalı .... Ltd. Şti. arasında "Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme", "Hizmet İşleri Genel Şartnamesi", "Hizmet Alımında Uygulanacak İdari Şartname" hükümlerinin sözleşmenin tarafları arasındaki uyuşmazlıklarda (iç ilişkide) birbirlerine karşı ileri sürülebileceği ve davalı...'yi sorumluluktan kurtaramayacağı değerlendirilerek bu yöndeki itirazların da reddine karar verilmiştir.
Bununla beraber, hükme esas alınan bilirkişi raporu, taraflar arasında tutulan kaza tespit tutanağı ile kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygundur. Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşılmakla, Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 6.953,95 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.738,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.215,45 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davalı ...istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026