Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, uzlaşma sağlanamaması ve aleyhe temyiz yokluğu nedeniyle eksik ceza tayiniyle verilen mahkûmiyet kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanığın temyiz başvurusunda, aynı suçu farklı zamanlarda birden fazla kez işlemesine rağmen zincirleme suç hükümlerinin eksik uygulanmasının aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma nedeni sayılmadığı ve uzlaştırma sürecinin sonuçsuz kaldığı belirtilerek, yapılan yargılamanın usul ve yasalara uygun olduğu, toplanan delillerle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve verilen cezanın doğru bulunduğu gerekçeleriyle hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/316 E., 2020/359 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak tarafların usulüne yapılan uygun uzlaştırma teklifi tebliğine 3 gün içinde dönüş yapmadıkları belirlenerek yapılan incelemede;Sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiği göz ardı edilerek hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.