Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu anne ve bebek yaralanmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 22/02/2018 tarihinde bir yaya geçidinde gerçekleşen ve bir anne ile bebeğinin yaralanmasına yol açan trafik kazası neticesinde açılan maddi ve manevi tazminat davasının istinaf incelemesine ilişkin süreci özetlemektedir; davacılar, ceza davasında asli kusurlu bulunan sürücü, aracın işleteni ve sigorta şirketinden, kalıcı ve geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerini içeren maddi zararlar ile faizli manevi tazminat talep ederken, davalılar, kalıcı sakatlığın bulunmadığı, kusur tespiti ve tazminat miktarları gibi hususlara itiraz ederek davanın reddini istemektedirler.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 22/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACILAR : 1- ........
2- ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI : 1- ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
DAVALILAR : 2- ........
3- ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 22/06/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 22/06/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 22/02/2018 tarihinde müvekkili ........ ve bebeği ........'nin içinde bulunduğu bebek arası ile yaya geçidinden geçerken ........ plakalı aracın durması sonucunda arkasında gelen diğer ........'in işleteni, ........'nın sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketinden sigortalısı ........ plakalı aracın çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazaya kusurlu davranışı ile sebebiyet veren davalı ........ hakkında Konya .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas-... Karar sayılı dosyasından taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan yargılamaya yapıldığı ve Ceza dosyasında alınan Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 12/02/2020 tarihli raporunda; dikkatsizlik, tedbirsizlik ve kurallara aykırı hareketi ile Sanık ........'nın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve ceza aldığı, diğer davalı ........'in aracın işleteni olduğu nedeniyle sorumlu olduğu, kaza sonucunda ........'nin ameliyat olduğu ve uzun süre başkasının desteğine ihtiyaç duyduğu, diğer müvekkil ........'nin bebek arabasından düşmesiyle yaralandığını, kaza sebebiyle sigorta şirketine başvurulduğu ancak netice alınamadığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle her türlü haklarının saklı kalması kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkili ........ yönünden şimdilik 100,00TL Kalıcı İş Göremezlik, 100,00TL geçici İş Göremezlik, 100,00TL öngörülemeyen tedavi giderleri ve 100,00TL Bakıcı gideri maddi zararları olmak üzere toplamda 400,00TL maddi tazminatın ve diğer müvekkili ........ yönünden ise 100,00TL Kalıcı İş Göremezlik, 100,00TL geçici İş Göremezlik, 100,00TL öngörülemeyen tedavi giderleri ve 100,00TL Bakıcı gideri maddi zararları olmak üzere toplamda 400,00TL maddi tazminat olmak üzere her iki davacı yönünden toplamda 800,00TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi yönünden Teminat limitleri dahilinde sigorta şirketine başvuru tarihinden (26.04.2021) diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden (22.02.2018) itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili ........ yönünden 150.000,00TL Manevi Tazminatın ve diğer müvekkili ........ yönünden ise 50.000,00TL Manevi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan ........ ve ........'den müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davacılara ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ........ ile ........ vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; davacılarda kalıcı hasarın bulunmadığını, müvekkilinin davanın bu aşamaya gelebileceğini bilmeden Konya .... Asliye Ceza ... Esas sayılı dosyasında bir avukat edinmediğini ve kendisini yeterince savunamadığını, aslında beraat etmesi gereken dosyadan her hangi bir avukatın savunmaması ve müvekkilinin de derdini anlatamaması nedeniyle ceza aldığını ve söz konusu cezanın ertelendiğini, tanık ........'nin kollukta belirtilen beyanında yer aldığı gibi müvekkil ........'in davacılara çarpmadığını, tüm bu arz edilen nedenlerle karşı tarafın göstereceği delillere karşılık delil gösterme haklarının saklı kalması kaydı ile delillerinin kabulünü, haksız ve kötü niyetli ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; davacıların kalıcı sakatlığının bulunmadığını ve medikal raporlar ile de bu hususun tespit edildiğinini, ........'nin bebek olduğu dikkate alındığında, sürekli sakatlığı tespit edilse dahi yaşı büyüdükçe iyileşeceğin de dikkate alınmasının ve söz konusu uyuşmazlıkta kaza tarihi 22.02.2018 olup, maluliyet raporunun Yargıtay kararları gereği kaza tarihi dikkate alınarak düzenlenmesini ve dolayısıyla rapor tanzim edilirken özürlülük ölçütü hakkındaki yönetmelik dikkate alınarak yapılan maluliyet tespitinin karara esas alınmasının gerektiğinin, davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesinin ve yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunun gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı talepleri, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden genel şartlarda belirtilen usul ve esaslara göre hesap edilmesi ve araştırılmak suretiyle tazminattan müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, ayrıca ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın yerleşik yargı kararları gereği araştırma yapılmadan reddine karar verilmesinin ve müvekkilim şirketin faiz sorumluluğun da dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiği, tüm bu izah olunan nedenlerle davanın usulden reddine karar verilmesini, usulden ret sebeplerinin şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmesini ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ........ plakalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde yaralanan davacı ........'nin sürekli iş göremezlik zararının 921.586,00 TL, geçici iş göremezlik zararının 8.705,46 TL, bakıcı gideri zararının 4.059,00 TL ve tedavi gideri zararının 3.000,00 TL olduğu, yine aynı kazada yaralanan davacı ........'nin geçici iş göremezlik zararının 4.352,73 TL, bakıcı gideri zararının 6.088,50 TL ve tedavi gideri zararının 1.500,00 TL olduğu, davalı ........'in aracın işleteni, davalı ........'nin ise aracın ZMMS sigortacısı olması nedeniyle oluşan bu zarardan davalı sürücü ........ ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varıldığından davacı ........ maddi tazminat davasının kabulüne, davacı ........'nin maddi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların yaralanmalarının derecesi, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Anayasa Mahkemesinin 2024/29 E. ve 2024/226 K. Sayılı iptal kararı 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girdiğinden davacıların red edilen manevi tazminat talepleri yönünden davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
DAVACI ........'NİN DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
a) 921.586,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 3.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 937.350,46 TL tazminatın davalı ........ yönünden 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ( sigorta limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) birlikte, davalı ........ ile davalı ........ yönünden ise 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine,
b) 100.000,00 TL manevi tazminatın 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........ ile davalı ........'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
DAVACI ........'NİN DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
a) 4.352,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.088,50 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.500,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 11.941,23 TL tazminatın davalı ........ yönünden 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ........ ile davalı ........ yönünden ise 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine,
b) 20.000,00 TL manevi tazminatın 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........ ile davalı ........'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin yaşanan kazada maluliyet oranları ve süresinin daha fazla olup mahkemece bu rapor kapsamında belirlenen maluliyet oranlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük hesap edildiğini, kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ........'nin diğer davacı ........ gibi sürekli maluliyetinin bulunmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen rapora göre belirlenmesi gerekirken yetkili merci olarak kabul edilemeyecek Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından tanzim edilen maluliyet raporuna itibar edilmesine itiraz ettiklerini, karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmemiş olup hatalı olduğunu, davacıların geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacaklarını, raporda hesaplanan tedavi giderlerinin faturasız olup resmi belgeye dayanmadığından rapor ve hesaplanan tutarları kabul etmediklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından poliçe limitleri ile sınırlandırılmadan karar oluşturulduğunu, TRH tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak yeniden tazminat hesabı yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ........ ve ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacılara müvekkilinin çarpmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, bu konuda ilgili tanığın dinlenmesini talep etmelerine rağmen yerel mahkemenin dinlemediğini, söz konusu davaya maluliyet açısından da itiraz ettiklerini, yerel mahkemenin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından belirlenen maluliyet oranını dikkate alması gerektiğini, ayrıca karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesinin talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 06/06/2024 tarihinde verilen kararın davacılar ve davalı ........ tarafından istinafı üzerine, dairemizin 14/02/2025 tarih ve ... E.-... K.sayılı kararı ile kamu düzenine, davalı sigortanın hesaba, davacının ve davalı sigortanın maluliyete yönelik itirazının,"Bu halde mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre maluliyet raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alınması gerekirken yasal olmayan gerekçe ile olayda uygulanması mümkün olmayan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hazırlanan rapora göre ve yine PMF 1931 yaşam tablosuna göre tazminat hesaplanması gerekirken olayda uygulama yeri olmayan TRH2010 yaşam tablosu esas alınarak hazırlanan aktüer raporuna göre karar verilmesi isabetsiz olduğundan", gerekçesiyle kabulüne, davalı sigortanın sair itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince, NEÜ Tıp Fakültesinden Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre 08/08/2025 tarihli rapor alınmış, aktüerya bilirkişinden bu yönetmelik ve PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak hesaplamanın yapıldığı 04/09/2025 tarihli rapor alınmıştır.
1-Tarafların maluliyete ve davalı sigortanın aktüeryaya itirazında;
Mahkemece her ne kadar dairemizin kaldırma kararına uyularak, kaldırma kararı gerekçesinde gösterildiği şekilde maluliyet raporu ve buna göre aktüerya raporu alınmış ve bu doğrultuda hüküm kurulmuş ise de;
Dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında
Davacı ........ Yönünden;
ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİNE GÖRE: % 14 SÜREKLİ İŞ GÖREMEMEZLİK ORANI VE YAPILAN HESAPLAMADA :921.586,00-TL OLARAK HESAPLANDIĞINI,
MAHKEMECE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİĞE GÖRE: % 3 SÜREKLİ İŞ GÖREMEMEZLİK ORANI VE YAPILAN HESAPLAMADA : 212.143,57-TL OLARAK HESAPLANIP HÜKÜM ALTINA ALINDIĞINDAN BAHİSLE BU MALULİYET ORANINA VE HESAPLAMAYA İSTİNAF ETMİŞTİR.
ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK,
Dairemizin 2024/1471 ve 2024/1331 esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/04/2016 tarihli 2025/488 esas 2026/223 karar ve 2025/489 esas ve 2026/224 sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen, bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle,
BU ÇERÇEVEDE;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;
- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,
- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,
- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,
- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.
Yine, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerekecektir.
Anlatılanlar çerçevesinde;
Somut olayda, mahkemece verilen 06/06/2024 tarihli karara karşı, davacı vekilince sadece maluliyete ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazında bulunulduğu, davalı sigorta şirketi vekilince ise diğer istinaf itirazları ile birlikte maluliyet raporuna ve aktüerya hesabına ilişkin istinaf itirazında bulunulduğu, yine İlk derece Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarihli kararına yönelik olarak da; davacı vekilince sadece maluliyete ve manevi tazminata yönelik istinaf itirazında bulunulduğu, davalı sigorta şirketi vekilince ise ilk karara yönelik istinaf itirazları ile aynı mahiyette istinaf itirazları ile birlikte maluliyet raporuna ve aktüerya hesabına ilişkin istinaf itirazında, bulunulduğu, buna göre, İDM'nin 06/06/2024 tarihli kararına karşı davacı vekilince aktüerya hesabına yönelik istinafı bulunmaması nedeniyle, bu hususların davacı yönünden kesinleştiği, kaldırma kararı sonrası güncel verilerin kullanıldığı yeniden aktüerya hesabını içerir rapor alınamayacağı anlaşılmıştır.
Anlatılanlar nedenlerle;
İlk derece mahkemesinin 13/06/2024 tarihli ilk kararına esas, NEÜ Tıp Fakültesince 22/02/2018 haksız fiil tarihinde geçerli "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenen 23/11/2023 tarihli rapor (buna göre davacı ........ için belirlenen %3 maluliyet oranı, davacı ........ yönünden sürekli maluliyeti olmadığı, yönünde) ile TRH 2010 tablosunun ve progresif rant yönteminin esas alındığı 24/04/2024 tarihli aktüerya raporunda davacı ........ için sürekli iş göremezlik tazminatı olarak belirlenen miktar yönünden karar verilmesi gerekmektedir. Davalının itirazları yerindedir.
2-Davalıların, davacı ........'in Ev hanımı, davacı ........'in 18 yaşından küçük olması nedeneyle çalışmadıkları, geçici iş göremezlikten sorumlu olunmayacağı itirazında;
Haksız fiilin bir çeşidi olan trafik kazalarında yaralanmalar nedeniyle meydana gelen zararlar 6098 sayılı TBK.nın 54. Maddesinde açıklanmış, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların bedensel zararlardan olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda davacı ........'nin kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığı, ev hanımı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılması ve raporda ücretin netleştirilmesi sırasında asgari geçim indiriminin uygulanmaması yerinde olmuştur. Zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır.
Mahkemece, davacıların %100 malul sayılacakları iyileşme dönemi için geçici iş göremezlik tazminatı verilmesinde bir yanlışlık bulunmaktadır. İtirazın reddi gerekmiştir.
ANCAK, davacı ........ yönünden yapılan değerlendirmede;
DAİREMİZİN ÖNCEKİ KARARLARINDA HER NE KADAR;
Haksız fiil sorumluluğunda zarar verenin sorumlu tutulabilmesi için fiil, zarar ve uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Zararın ise haksız fiiller yönünden TBK.nın 54. Maddesinde belirtildiği şekilde kazanç kaybı olabileceği gibi çalışma gücünün azalması veya yitirilmesi de bir zarar olarak kabul edilmiştir. İş gücü kaybı sebebiyle uğranacak tek kalem zarar, gelir kaybına ilişkin olan değildir. Dava konusu olayda da davacı her ne kadar 7 yaşında ve gelir getiren bir işte çalışmıyor olsa da geçici iş göremezlik süresi yani %100 malul sayıldığı iyileşme süresi boyunca herhangi bir işte çalışmaması zararının olmadığı şeklinde yorumlanması haksız fiilin zarar ilkesi ile bağdaşmaz. Zarar gören geçici iş göremezlik süresi içinde günlük işlerini yerine getirememesi, öz bakımını sağlayamaması da bir zarardır. Geçici iş göremezlik süresi içinde küçüğün zararının bulunmadığı ve bu süre için tazminat hesabı yapılmaması zarar veren lehine olup zararın sadece maddi olarak gelir azalması ve kazanç kaybı olduğu sonucunu doğurur. Zarar hesabında pasif dönem için dayanak teşkil eden “efor kaybına” ilişkin görüş, küçüklerin sürekli iş göremezliğinin bulunması halinde kabul edildiği gibi eforun tamamen %100 oranında kaybedildiği geçici iş göremezlik süresi için de kabul edilmesi gerektiğine karar verilmiş ise de; BUNA YÖNELİK DİRENME KARARIMIZ HGKK 2025/488 ESAS VE 2026/223 KARAR SAYILI İLAMI ÇERÇEVESİNDE BOZULDUĞUNDAN BU ÇERÇEVEDE;
Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamış olup geçici iş göremezlik tazminatı verilmeyecektir. Davalı sigortann buna yönelik itirazının kabulü gerekmiştir.
Ancak, diğer davalılar ........ ve ........ her kadar 18/12/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçelerinde bu hususta istinaf itirazında bulunmuş iseler de, mahkemece verilen 06/06/2024 tarihli karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadıklarından, bu davalılar açısından, davacı YUsuf Talha için kazanılmış hak söz konusu olacağından, İDM'ce ilk kararında davacı Yusuf Talha için verilen geçici iş göremezlik tazminatı korunacaktır. Davalılar ........ ve ........'nın itirazının reddine karar verilmiştir.
3-Davacıların Manevi Tazminatın az takdir edildiği itirazının incelenmesinde;
Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri,davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacı ........'in kaza nedeniyle % 3 oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 6 ay olduğu, davacı Yusuf Talha'nın sürekli iş göremezliği bulunmamakta ise de kafatası kemiğinde kırık oluştuğu iyileşmesinin 3 ayı bulabileceği, gözetilip, davalının kusur durumu, olayın oluş şekli dikkate alındığında, yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının AZ OLDUĞU, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinafının yerinde olduğu anlaşılmış olup, somut olayın özelliklerine göre talebin tam kabulle, kazada yaralanan davacı ........ için 150.000,00 TL, davacı Yusuf Talha için 50.000,00 TL manevi tazminatın dosya içeriğine ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığından, davacının bu yöndeki itirazının kabulü gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketinin sair itirazların Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilmiş olup kesinleşmiş bulunması ile yeniden incelenmesi mümkün olmamasına itiraz edilmeyip kesinleşen hususlarda yeni sebeplere dayanılamayacak olmasına göre davalının bu hususlara yönelen itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenlerle, davacılar vekilinin, davalı ........ vekilinin, davalılar ........ ve ........ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacılar vekilinin, davalı ........ vekilinin, davalı ........ ve ........ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
1-DAVACI ........'NİN DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
a) 212.143,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.705,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 3.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 227.908,03 TL tazminatın davalı ........ yönünden 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ( sigorta limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) birlikte, davalı ........ ile davalı ........ yönünden ise 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine,
b) 150.000,00 TL manevi tazminatın 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........ ile davalı ........'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine,
2-DAVACI ........'NİN DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
a) 6.088,50 TL bakıcı gideri tazminatı ve 1.500,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 7.588,50 TL tazminatın davalı ........ yönünden 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ........ ile davalı ........ yönünden ise 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine,
b) 4.352,73 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ........ ve ........'den 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine,
c) 50.000,00 TL manevi tazminatın 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........ ile davalı ........'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
3-Alınması gereken 30.046,10 TL karar ve ilam harcından, peşin, ıslah ve tamamlama harcı olmak üzere toplam alınan 10.485,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.560,26 TL eksik harcın (davalı ........'nin sorumluluğunun 10.472,62 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan 10.665,74 TL harç giderinin (davalı ........'nin sorumluluğunun 5.710,47 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan 2.338,80 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 19.966,00 TL maluliyet rapor masrafı ve 18.966,56 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 41.271,36 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 15.795,10 TL yargılama giderinin (davalı ........'nin sorumluluğunun 8.456,74 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına
6-Davalı ........ tarafından yapılan 1.093,35 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 822,12 TL'nin davacılardan alınarak davalı ........'ye verilmesine,
7-Davacı ........'nin maddi tazminat davasında;
a) Kendini vekille temsil ettiren davacı ........ için AAÜT'ne göre tayin ve taktir olunan 11.941,23 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine, (davalı ........'nin sorumluluğunun 7.588,50 TL ile sınırlı olması kaydıyla)
b) Kendini vekille temsil ettiren davalılar için AAÜT'ne göre tayin ve taktir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ........'den alınarak davalılara eşit oranda verilmesine,
8-Davacı ........'nin maddi tazminat davasında;
a) Kendini vekille temsil ettiren davacı ........ için AAÜT'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacı ........'ye verilmesine,
b) Kendini vekille temsil ettiren davalılar için AAÜT'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ........'den alınarak davalılara eşit oranda verilmesine,
9-Davacı ........'nin manevi tazminat davasında;
Kendini vekille temsil ettiren davacı ........ için AAÜT'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ........ ve ........'dan eşit oranda alınarak davacı ........'ye verilmesine,
10-Davacı ........'nin manevi tazminat davasında;
Kendini vekille temsil ettiren davacı ........ için AAÜT'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ........ ve ........'dan eşit oranda alınarak davacı ........'ye verilmesine,
11-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.600,00 TL yargılama giderinin, 0,14 TL'lik kısmının davacı ........'den, 1.599,86 TL'lik kısmının ise (davalı ........'nin sorumluluğunun 1.420,32 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılar ........ ve ........'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
12-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
13-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar karçlarının talep halinde davacı ve davalı taraflara ayrı ayrı iadesine,
14-Davacı ........ tarafından istinaf başvuru gideri olmak üzere yapılan 4.004,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
15-Davalı ........ tarafından 4.004,00 TL istinaf başvuru gideri, 150,00 TL tebligat gideri olmak üzere yapılan 4.154,00 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
16-Davalı ........ tarafından istinaf başvuru gideri olmak üzere yapılan 8.008,00 TL yargılama giderinin davacı taraftan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
17-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 22/06/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.