İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, alt yüklenicinin ana yükleniciden mekanik tesisat eser sözleşmesi gereği alacak tahsili talepli istinaf davası kararı.
Özet: Bu alacak davası, davacının alt yüklenici olarak yaptığı mekanik tesisat ve bakım işleri karşılığında hakediş bedelini tahsil edemediği iddiasıyla açılmıştır; davacı, işi süresinde tamamlayıp teslim ettiğini ve 107.154 TL alacağının faiziyle ödenmesini talep ederken, davalı işin eksik ve geç teslim edildiğini, bu nedenle zarara uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda davalının davacıya 31.12.2021 tarihi itibarıyla 100.000,28 TL borçlu olduğunu tespit etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1957
KARAR NO : 2026/900
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/444
KARAR NO : 2023/775
DAVA TARİHİ : 31.05.2022
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 18.06.2026
KARARIN YAZ. TARİHİ : 18.06.2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.10.2023 tarih ve 2022/444 Esas, 2023/775 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin karşı taraf borçlu şirket ile birlikte mekanik tesisat yapımı ve montaj sözleşmesi adı altında ....Tesislerinin bakım onarım işleri ile ilgili 15.10.2021 tarihli sözleşmeyi imaladıklarını, karşı taraf borçlu şirketin ,müvekkil şirketin de alacağının içinde olduğu hakediş bedellerini Bornova Belediyesinden tahsil ettiğini ancak sözleşmeden doğan alacağını vermediğini, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirdiğini ve üzerine düşen eserin 29.10.2021 tarihinde teslim ettiğini, dolayısı ile söz konusu borcun muaccel hale geldiğini ve müvekkili şirketin 15.11.2021 tarihinden itibaren temerrüt faizi almaya hak kazandığını, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini ancak borcun ödenmediğini belirterek davalının menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konmasını , davalının kabulü ile müvekkil şirketin karşı taraf borçlu şirketten alacağı olan 107.154 TL nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.11.2021 tarihinde ödemesi yapılması gereken geçici kabul tarihinden işleyecek olan temerrüt faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketin Bornova Belediyesinin 2021/307589 nolu ihalesi ile .... Tesislerinin bakım onarım işini üstlendiğini, aldığı ihale kapsamında davacı şirket ile 01.10.2021 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 4.maddesinde sözleşme konusu işin bir ay içinde tamamlaması düzenlemesi mevcut olduğunu, davacı tarafça yüklenilen işin süresi içinde tamamlanıp teslim edilmediğini, davacı tarafın ihtarnamesinde işin bitirilerek müteahhit firmaya çalışır vaziyette kontrol edilerek 07.02.2022 tarihinde baca muayene raporu ve baca proje hesap raporu ile faal vaziyette teslim edildiği ifadesi yer aldığını, işin sözleşmeye uygun şekilde tamamlandığı ve teslim edildiği kabul edilmemekle birlikte teslim edildiği iddia edilen tarihin 07.02.2022 olduğunu, davacı tarafın ihtarnamesine verilen cevapta eksik bırakılan işlerin 30.03.2022 tarihine kadar tamamlanması ve teslim edilmesinin ihtar edildiğini, ancak davacı tarafın ihtarnameye rağmen sözleşme konusu işi tamamlamadığını, davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırılığının ihale Bornova Belediyesi kayıtları ile sabit olduğunu, Bornova Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğünün 16.02.2022 tarihli yazıları ile ihale şartnamesine uygun olarak tamamlanmayan işlerin tespiti yapıldığını, müvekkil şirketin aldığı ihaleyi süresinde teslim etmediği için %20 cezalı olarak çalışmaya başladığını ve zarar ettiğini haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 09.10.2023 tarih ve 2022/444 Esas, 2023/775 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Her ne kadar davacı vekili tarafından müvekkilinin karşı taraf borçlu şirket ile birlikte mekanik tesisat yapımı ve montaj sözleşmesi adı altında....Tesislerinin bakım onarım işleri ile ilgili 15.10.2021 tarihli sözleşmeyi imaladıklarını, karşı taraf borçlu şirketin ,müvekkil şirketin de alacağının içinde olduğu hakediş bedellerini Bornova Belediyesinden tahsil ettiğini ancak sözleşmeden doğan alacağını vermediğini, müvekkili şirketin edimlerini yerine getirdiğini ve üzerine düşen eserin 29.10.2021 tarihinde teslim ettiğini, dolayısı ile söz konusu borcun muaccel hale geldiğini belirterek davalı şirketten alacağı olan 107.154 TL alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de, bilirkişi heyeti tarafından ticari defter incelemelerinin yapıldığı ve heyet tarafından düzenlenen ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporuna göre Davacı yan .....Şti.'tinin ; 2021 yılı yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun da (Madde:64/1) belirlenen usule uygun olarak tutulduğu, (Madde: 64/3) belirlenen her iki şarta (Açılış-Kapanış onayları) yasal süreleri içerisinde Açılış onaylarına tam olarak uyulduğu, kapanış onay tarihinin belirlenemediği, 31/12/2021 tarihinde, davalı taraf (....) şirketinin 100.000,28 TL borç bakiyesi'nin bulunduğu, herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, ibraz edilen belgeler içerisinde herhangi bir ödeme belgesine rastlanmadığı, Davalı taraf ... .Şti ile ilgili ilave bir inceleme gerektirecek belge sunulmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, davacı yan .... .. Şti.'nin; 2021 yılı yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun da (Madde:64/1) belirlenen usule uygun olarak tutulduğu, (Madde: 64/3) belirlenen her iki şarta (Açılış-Kapanış onayları) yasal süreleri içerisinde Açılış onaylarına tam olarak uyulduğu, kapanış onay tarihinin belirlenemediği, 31/12/2021 tarihinde, davalı taraf (....) şirketinin 100.000,28 TL borç bakiyesi'nin bulunduğu, herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, ibraz edilen belgeler içerisinde herhangi bir ödeme belgesine rastlanmadığı, Davalı taraf ..... Şti ile ilgili ilave bir inceleme gerektirecek belge sunulmadığı, davalı taraf .....Şti.. ’nin 2021 yılı yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun da (Madde:64/1) belirlenen usule uygun olarak tutulduğu, (Madde: 64/3) belirlenen her iki şarta (Açılış-Kapanış onayları) yasal süreleri içerisinde tam olarak uyulduğu, 2022 yılı yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun da (Madde:64/1) belirlenen usule uygun olarak tutulduğu, (Madde: 64/3) belirlenen her iki şarta (Açılış-Kapanış onayları) yasal süreleri içerisinde açılış onayına uyulduğu, yıl sonu kapanış (görüldü) onayının tasdik süresi dolmadığı (30/06/2023 son gün) davacı yan kayıtlarının incelenemediği dolayısı ile tarafların yasal defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı dolayı belirlenemediği, davalı taraf (....) yasal defter kayıtlarında ve belgelerinde, davacı yan (....) şirketinin 29/09/2021 tarih ve GIB2021000000032 nolu 84.746,00 TL tutarında 15.254,20 TL KDV.li toplam 100.000,20 TL faturanın yasal defterinde kayıtlı bulunduğu, yasal defter kayıtlarına ödemenin tamamının nakit işlendiği, ancak herhangi bir makbuza rastlanılmadığı, 31/05/2022 dava tarihinde davacı yan (....) şirketinin herhangi bir alacak bakiyesinin bulunmadığı hususlarının rapor edildiği, sonuç olarak davacı tarafın 2021 yılı yevmiye defterinin yıl sonu kapanış onayının defterin 57.sayfasında bulunduğu, kapanış tasdik tarihi olarak 24.12.2020 göründüğü ve kapanış onay tarihinin belirlenemediği ve hak edişlere göre işin teslim tarihi olan 01.11.2021 tarihinde davacı tarafın işin %58,28 ini tamamladığı, hak ediş belgelerine göre işin süresi içinde teslim edilmediği, 07.01.2022 tarihli 4 nolu hak edişte ise mekanik tesisata ait işlerin toplam imalat tutarının 205.862,80 TL olduğu ve 07.01.2022 tarihinde işin tamamlanmadığı ve dava konusu alacak kalemlerine ilişkin talep şartları gerçekleşmediği anlaşılmakla davacının davasının reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 25.10.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yerel mahkemenin gerekçe bölümünde bilirkişi raporu içeriğini adeta kopyala - yapıştır yaparak yetersiz açıklama yaparak hüküm kurduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin kararı usulsüz ve hukuka aykırı olup, mezkur kararın kaldırılmasının gerektiğini, "İşin süresinde tamamlanmadığı ve dava konusu kalemlere ilişkin talep şartlarının gerçekleşmediği" şeklindeki değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığını, hakedişlerde belirtilen işlerin tamamından müvekkili şirket sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin karşı taraf ile yaptığı 05.10.2021 tarihli Mekanik Tesisat Yapımı ve Montaj sözleşmesi kapsamındaki işlerden sorumlu olup, süresinde sözleşmeye konu işleri tamamladığını, sözleşmenin 5.maddesinde ödeme şartlarının düzenlendiğini, hem sözleşmenin 5.maddesine göre hem de çekilen ihtarname gereğince temerrüt şartlarının oluştuğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için işin süresinde tamamlanmadığı kabul edilecek dahi olsa bu durum müvekkilinin alacaklı olduğu sonucunu değiştirmeyeceğini, çünkü geç teslimin karşı tarafın ödeme yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağını, müvekkil şirketin karşı taraf ile yaptığı 05.10.2021 tarihli Mekanik Tesisat Yapımı ve Montaj sözleşmesi kapsamındaki işlerden sorumlu olup, ister süresinde değerlendirilsin isterse geç teslim edilmiş olsun sonuçta sözleşmeye konu işleri tamamladığını, sözleşmenin 5.maddesinde ödeme şartlarının düzenlenmiş olup hem sözleşmenin 5.maddesine göre hem de çekilen ihtarname gereğince temerrüt şartlarının oluştuğunu, dolayısıyla müvekkilinin hem sözleşmeye göre hem de ticari defter ve kaydındaki faturaya göre alacaklı olduğunu, bilirkişi raporunda ve yerel mahkemenin kararında karşı taraf ödeme yapmamasına rağmen ticari defter ve kayıtlarını ödeme yapmış gibi gösterdiğini, karşı tarafın limited şirketi olup bir ödeme yaptıysa bunun belgeleriyle kanıtlanmasının gerektiğini, ancak karşı tarafın ödeme yaptığı hususunu ispat edemediğini, nitekim bu hususun bilirkişice "makbuz bulunmadığı" şeklindeki tespitle de sabit olduğunu, faturayı kabul edip defter kayıtlarına işleyen ancak ödediğini ispat edemeyen karşı taraf en azından söz konusu fatura bedelinden sorumlu olduğunu, ancak buna rağmen alacaklı oldukları değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki bilirkişi tarafından müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, davalı şirketin 100.000,28 TL borç bakiyesinin bulunduğunu, herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığını, ibraz edilen belgeler içerisinde ödeme belgesine rastlanmadığını tespit ettiğini, mahkemece her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz ve ek rapor talebimiz reddedilmişse de bilirkişi raporu içeriği adeta kopyala - yapıştır yapılarak gerekçeli kararda belirtildiğinden rapora itirazlarını tekrar etme zorunluluğu hasıl olduğunu, bilirkişice sadece faturanın değerlendirildiğini, hakedişlere ve tarafların arasındaki sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin toplam alacağının hesaplanmadığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu imalatların tutarının KDV hariç 259.332 TL olduğunu, bu imalatların tamamının yapılmış olduğunu raporun 3.sh 6 nolu hakedişte % 100 oranında yapıldığını tespit ettiğini, açık bir şekilde KDV hariç 259.332 TL, KDV dahil 306.000 TL iş yapıldığının belirtilmediğini, raporun muğlak bırakıldığını, işin bilfiil inşaat sahasında yapılıp yapılmadığını şantiye içerisinde tespit etmediğini, davalının temerrüde düştüğünü, bu hususu müvekkilinin ilk fatura kestiği, fatura muhteviyatı 100.000,28 TL, 29.09.2021 tarihinde tanzim edildiğini, bu tarihte bu fatura muhteviyatının işi yaptığı 2. raporda tespit edildiğini, bu tarihte ödeme yapılmadığından sözleşmeye göre temerrüt oluştuğunu, diğer yapılan işlere fatura tanzim edilmediğini, müvekkilinin işleri her bir hakkedişte yaptığı yapılan oranlardan belli olduğunu, bu oranların bittiği tarihte sözleşmeye göre ödeme yapmamış olmasının temerrüde düşürdüğünü, bu hususların eksik bırakıldığını, müvekkili şirketin makine mühendisi bilirkişinin rapor ekinde sunduğu idareye ait hakediş raporlarının tek tek incelenmesinde, metraj icmali detay cetvelinde Mekanik Tesisat imalatlarını ihtiva eden işlerden müvekkilinin sorumluluğunun Sıhhı Tesisat, Müşterek Tesisat, Isıtma Tesisatı imalatları olduğunu, bu imalatların hesaplanış şeklinin pursantaj (orantı rakkamları ile % 100 üzerinden ) % 00 rakamları ile yapıldığını, sorumlu oldukları imalatlardan dolayı 08.04.2022 tarihli ve 6 nolu hakkedişte mekanik tesisat ait işlerin toplam imalat tutarının 507.520,00 TL olduğu, metraj icmalinde sıhhı tesisat, müşterek tesisat, Isıtma tesisatı % 100 oranında tamamlanmış olduğunu tespit ettiğini, işbu davayı 31/05/2022 tarihinde açtığını, dava açıldığı tarihte müvekkilinin işlerini bitirmiş durumda olduğunu, şantiyede müteahhitin elektrik borcunu yatırmamış olmasından kaynaklı, kazanların ve bacaların kontrolü yapılamadığını, bu sebeple müvekkilinin fatura tanzim etmediğini, 07.02.2022 tarihinde elektrikler verilince kazanlar ve bacaların çalışır halde müteahhide teslim edildiğini, bu teslimi idarenin şart koştuğunu, teslim ve çalıştırma anında idare yetkililerinin de hazır olduklarını, bu tarihte Ekim ve Kasım, Aralık, Ocak aylarında inşaat sahasında bulunan kazan daireleri, yapılan tüm tesisatlar, bacalar ve diğer cihazların hakkedişlere alınamadığını, kontrolden sonra 5 ve 6 nolu hakedişe alınabildiklerini, bu tarihte müvekkili şirketin 306.000 TL alacağını KDV dahil tahakkuk ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte işin geç bittiği iddiasının müvekkili şirketin alacaklı olduğu hususunu değiştirmeyeceğini, karşı tarafın işin geç bitmesi nedeniyle zarar gördüğünü iddia ediyorsa bu iddiasını ve zararını ispat etmesinin gerektiğini, neticede işin bittiğinin karşı tarafın da kabulünde olduğunu, o halde işin bittiği göz önüne alınarak müvekkili şirketin sadece faturadan doğan alacağı değil, toplam alacağının hesaplanmasının gerektiğini, bilirkişice hakedişlere ve tarafların arasındaki sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmediğini ve müvekkili şirketin tüm bunlara göre olan alacağının hesaplanmadığını, neticede işin bittiğini, bilirkişinin fiilen yapılan işleri tespit etmediğini, idarenin tespitlerini aldığını, sahada fiilen yapılan ve montaj edilmiş makine ve cihazların bacalar, müşterek tesisat, tek tek her birinin fotoğrafları çekildiğini, inşaat sahasından fiziken görülen yerlerde nerelere tesisat imalatları yapıldığının çok kolay bir şekilde tespit edilebildiğini, ancak, bilirkişinin işin tamamlandığını belirtmesine rağmen fatura dışında hakedişleri ve sözleşmeyi bir bütün olarak değerlendirmediğini ve müvekkilinin toplam alacak miktarını tespit etmediğini, müvekkili idareden alacaklı olmadığını, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, idarenin evraklarının hakkedişleri müteahhitle arasındaki hukukun belirleyeceğini, bilirkişinin fiziken yapılan imalatlar yönünden bir imalat çizelgesi oluşturmadığını, ancak keşif anında veya saha gezilince bunun görülebileceğini, ancak, mahkemenin keşif kararı vermediğini, bilirkişinin işin tamamlandığını belirtilmesine rağmen müvekkilinin toplam alacağını tespit etmemesinin hatalı olduğunu, dava dilekçelerinde ekler bölümünde 3 nolu eklerde yapılan imalatlara ait fotoğrafların sunulduğunu, bilirkişinin görevinin hakikatları ve gerçekleri ortaya çıkarmak olduğunu, bilirkişinin, dava dilekçesinin eklerine bağlı fotoğraflardan faydalanmasının gerektiğini, enazından fotoğraflarla hakkedişler arasındaki aykırılıkları sorgulayabileceğini, ek rapor vererek, belediyenin gönderdiği evrekların eksik olduğunu belirtebileceğini, örneğin, raporun 3. sahifesinde, hakedişlerin tespiti bölümünde, 5 nolu hakedişde mekanik tesisata ait işlerin toplam imalat tutarının 373,503 TL olduğu, metraj icmaline ilişkin belge olmadığı, dolayısı ile mekanik tesisat işlerinin hangi oranda tamamlandığına dair bilgi bulunmadığı tespitinde bulunduğunu, halbuki bulmuş olduğu eksikliğin belediyeden getirilmesini ara rapor ile talep edebileceğini, diğer bir hususun da Mekanik işler denilince bütün mekanik işler müvekkiline ait olmadığını, örneğin 07.01.2022 tarihli 4 nolu hak edişin sözleşme ile metraj icmal cetvelini karşılaştırılırsa havalandırma tesisatı + klima tesisatı + havuz tesisatı müvekkilinin taahhüdü altında olan işler olmadığını, bu sebeple bilirkişinin bu hususu da raporunda ayrıntılı olarak belirtmediğini, İstinaf ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor alınamadığı sürece mahkemenin verdiği kararın da hatalı olacağını, bu hataların giderilmesi için yeniden bir ek rapor alınmasının gerektiğini,
Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen yapılacak incelemede belirlenecek nedenlerle; tehiri icra taleplerinin kabulüne, istinaf yoluna başvurularının kabulüne, İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2023 tarihli 2022/444 E. 2023/775 K. sayılı kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine, karar davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle istinaf edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile
.... Tesislerinin bakım onarım işleri ile ilgili 01/10/2021 tarihli mekanik tesisat yapımı ve montaj sözleşmesi imzaladığını, işi yapıp teslim ettiği ve davalının hakediş bedellerini Bornova Belediyesinden tahsil ettiği halde iş bedelinin 107.154,00-TL kısmının ödenmediğini belirterek alacağının davalıdan tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise, müvekkili şirketin Bornova Belediyesinin 2021/307589 nolu ihalesi ile .... Tesislerinin bakım onarım işini üstlendiğini, aldığı ihale kapsamında davacı şirket ile 01/10/2021 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin 4.maddesinde sözleşme konusu işin bir ay içinde tamamlaması düzenlemesi mevcut olduğunu, davacı tarafça yüklenilen işin süresi içinde tamamlanıp teslim edilmediğini, müvekkil şirketin aldığı ihaleyi süresinde teslim etmediği için %20 cezalı olarak çalışmaya başladığını ve zarar ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı alt yüklenici, davalı yüklenici ile yaptığı sözleşmede, yüklenicinin dava dışı iş sahibi ile yaptığı sözleşme eklerine göre spor tesislerinin mekanik tesisat yapımı ve montaj yapım işini üstlendiği, iş bedelinin 300.000,00-TL götürü bedel olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4. maddesinde işin teslim süresinin 1 ay olarak belirlendiği, davalı yüklenici ile dava dışı iş sahibi arasındaki sözleşmenin dava dışı iş sahibince feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf, sözleşmenin feshinin, davacının işi süresinde teslim etmemesinden kaynaklandığı, hak edişlerinden ceza kesintisi yapıldığı, teminatının irat kaydedildiği savunmasında bulunmuş, davacı ise işi süresinde eksiksiz şekilde teslim ettiğini ileri sürmüş ise bilirkişi raporlarında bu hususların değerlendirilmediği görülmüştür.
Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakkettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar).
Bu durumda Mahkemece, uzman teknik bilirkişiden alınacak gerekçeli ve denetime elverişli raporla, dosya içerisindeki ihale evrakları, taraflar arasındaki sözleşme, önceki bilirkişi raporları değerlendirilerek alt yüklenicinin sözleşmeyle üstlendiği edimleri yerine getirip getirmediği, ne kadarını yerine getirdiği fiziki oran yöntemine göre belirlenmeli, bunlardan dava dışı iş sahibince kabul edilen imalât ve miktarları ile ihale ve işlem dosyasındaki tutanaklara göre davalı yüklenici ile dava dışı iş sahibi arasındaki sözleşmenin feshinin davacı taşeronun süresinde teslimat yapmadığı ve ayıplı yapılıp iş sahibince kabul edilmeyen imalâtlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, alt yüklenicinin süresinde yapmadığı işler nedeniyle davalının hak edişlerinden gecikme cezası kesintisi yapılıp yapılmadığı tespit edilerek davacının talep edebileceği bir alacağı bulunup bulunmadığı hesaplattırılıp değerlendirilerek (Benzer yönde Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2016/6290 Esas, 2017/2724 Karar sayılı ilamı) sonucuna uygun karar verilmesi gerekir. Belirtilen nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile,
2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.10.2023 tarih ve 2022/444 Esas, 2023/775 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.