İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin, trafik kazasında cismani zarar gören ve zorunlu sigorta eksikliği sebebiyle tazminat talep eden otobüs yolcusunun davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Tek taraflı trafik kazasında otobüste yolcu olarak yaralanıp %37 meslekte kazanma gücü kaybı yaşayan davacının, kaza yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası bulunmadığı gerekçesiyle davalıdan toplam 196.250 TL maddi tazminat talebini konu alan bu hukuki süreçte, davalı taşımanın zorunlu sigorta kapsamına girmediğini veya taşıma sözleşmesi eksikliğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, davalı ise bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/988
KARAR NO : 2026/1119
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/12/2024
NUMARASI : 2024/73 Esas - 2024/825 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/06/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09/02/2009 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otobüsün karıştığı tek taraflı trafik kazasında, otobüste yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1304 Esas sayılı dosyasında alınan rapor ile müvekkilinin meslekte kazanma gücü kaybı oranının %37 olarak belirlendiğini, kazaya karışan aracın otobüs olması sebebiyle müvekkilinin zararının, öncelikle Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında karşılanması gerektiğini, ayrıca yolcu konumundaki müvekkilinin zararından Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında ilgili taşımacılık sigortasını tanzim eden sigorta şirketinin sorumluluğunun doğacağını, kazaya karışan ... plakalı otobüsün kaza tarihi itibariyle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigartası bulunmaması nedeniyle müvekkilinin zararından davalının sorumlu olduğunu, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yapılan yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile, müvekkilinin zararının öncelikle karayolu taşımacılık sigortası bulunmaması nedeniyle ... Hesabından karşılanması gerektiği, kaza tarihi itibariyle poliçe üst limitinin 150.000,00-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, ayrıca, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında poliçe üst limitinin kaza tarihi itibariyle 125.000,00-TL olduğunu ve müvekkilinin %37 oranındaki maluliyetine karşılık 46.250,00-TL zararının, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasından karşılanması gerektiğini belirterek, müvekkilinin uğradığı bedensel zarar nedeniyle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası açısından 150.000,00-TL ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortası açısından ise 46.250 TL olmak üzere toplam 196.250,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen kapsamda bir taşıma olmadığını, bu nedenle dava konusu taşıma faaliyetinin ilgili mevzuat gereği Zorunlu Taşımacılık Mali Mesuliyet ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma zorunluluğu olmadığını, Karayolu Taşıma Kanunu’nun 6. maddesinde yolcu ve eşya taşımalarının, kanunlara ve taşımacı ile yolcu ve gönderen arasındaki sözleşmelere uygun olarak yapılması gerektiğini, yolcu taşımalarının biletsiz veya taşıma sözleşmesiz yapılamayacağının belirlenmiş olduğunu, bu itibarla, bir an için söz konusu taşımanın sigorta yaptırma zorunluluğuna bağlanan bir faaliyet olduğuna kanaat getirilecek olsa bile, açık kanun hükmü yerine getirilemediğinden talebin sigorta teminatı dışında sayılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 30.11.2023 tarihli 2022/2330 Esas ve 2023/1930 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya kapsamından, 09/02/2009 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın; sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı servis (otobüs) aracının kontrolünü kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacının; yaralanması nedeniyle İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/415 esasında kayıtlı dava dosyasında, kazaya karışan aracın kasko sigortacısı ile ... sigortacısı aleyhine geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemiyle dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda kasko sigortacısı yönünden davanın kabulüne, ... sigortacısı yönünden ise kısmen kabulüne karar verildiği, kararın BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2020 tarih ve 2020/1759 esas 2020/4156 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının bakıcı gider yönünden kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulduğu, verilen kararın kesin olduğu, davacı vekili tarafından maluliyet yönünden müvekkilinin alacağının 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde belirlendiğini, hükmedilenden daha fazla zararı olduğunu, kaza yapan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigartası bulunmaması nedeniyle ... hesabının zararlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası açısından 150.000,00-TL ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortası açısından ise 46.250,00-TL olmak üzere toplam 196.250,00-TL maddi tazminatın davalı ... ...'ndan tahsili istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.... Her ne kadar davacı; Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında talepte bulunmuş ve mahkemece talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; (kazanın dava dışı ... plakalı personel servis (otobüs) aracı sürücüsü ...'nın davacının da aralarında bulunduğu fakülte çalışanlarını Isparta merkezden alarak ... Üniversitesine götürürken meydana geldiği, davacını kaza sırasında yaralandığı, aracın ruhsat kaydına göre ticari nitelikte yolcu nakli yapan otobüs olduğu) söz konusu kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması gereken araçlardan olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadan davalı ... ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece, soruşturma/ceza dosyası getirtilmek suretiyle kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması gereken taşıtlar (kapasite-güzergah) kapsamında kalıp kalmadığı yasa ve yönetmelik hükümlerine göre araştırılıp, Isparta İl Trafik Komisyonunun bu hususta alınmış bir kararı olup olmadığı belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir...." gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde, ilk derece mahkemesince; Isparta Belediye Başkanlığı'nın cevabi yazısında, Isparta Merkez'de personel taşımacılığının 24.09.2003 tarih ve 2003/42 sayılı İl Trafik Komisyon Kararı ile yapıldığı ve ... plaka sayılı aracın faaliyetine devam ettiğinin bildirildiği, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın trafik kaydında ticari otobüs olarak kayıtlı bulunduğu ve personel servis taşımacılığı yaptığı, 24.09.2003 tarih ve 2003/42 sayılı İl Trafik Komisyon Kararı uyarınca yapılacak taşımada Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmak zorunluluğu getirilmediğinden İl trafik komisyonunun bu kararı doğrultusunda davaya konu yapılan bu taşımada Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmadığı, davacı dahil aynı araç içerisindeki diğer personellerin ticari faaliyet kapsamında bilet veya ücret karşılığı taşınan kişilerden olmadıkları, kaza anında da yolcu taşımacılığının söz konusu olmadığı, bu nedenle Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmayan ve yolcu taşımacılığının söz konusu olmayan kazada ZMMS dışında Karayolları Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi bulunmaması nedeniyle davalı ... Hesabının sorumluluğu da doğmayacağı gerekçesi ile;
"Davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan aracın hastane personelini taşıdığı ve ruhsatının ticari nitelikte olduğu, aracın servis aracı olmasının da taşıma yaptığını gösterdiği, bu nedenle aracın faaliyetinin ticari faaliyet olarak değerlendirilmemesi ve ve yolcuların ücretsiz taşındığının belirtilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaya konu kazanın Hazine Müsteşarlığı'nın 01.07.2010 tarihinde yürürlüğü giren 2010/8 numaralı genelgesinden önce olması nedeniyle, koltuk ferdi kaza sigortası yapma mecburiyeti dışında bırakılan bir düzenleme bulunmadığından müvekkilinin zararının davalının sorumluluğunda olduğu hususlarına ilişkindir.
Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle oluşan zararın, kazaya karışan aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası bulunmaması nedeniyle ... Hesabından tahsili istemine ilişkindir.
(1)4925 Sayılı Taşımacılık Kanunu kapsamında kalan taşımalar için Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmasının zorunlu olduğu düzenlenmiş, aynı Yasanın 2. maddesinde İl ve ilçe trafik komisyonlarına taşımaların düzenlenmesi konusunda yetki verilmiştir.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başlığını taşıyan B.8. maddesinde ise; "Meydana gelen zarar, öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur" denilmektedir. Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir.
Yasal düzenlemeler ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Dairemizin 30.11.2023 tarihli 2022/2330 Esas ve 2023/1930 Karar sayılı kaldırma ilamı uyarınca yapılan araştırma neticesinde dosya kapsamına celbedilen cevabi yazı içeriklerine, davaya konu kazanın; dava dışı ... plakalı personel servis (otobüs) aracı sürücüsü ...'ın davacının da aralarında bulunduğu fakülte çalışanlarını Isparta merkezden alarak ... Üniversitesine götürürken, il sınırları içerisindeki taşıma sırasında meydana gelmesi nedeniyle kazaya karışan aracın Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmak zorunda olmamasına göre davacının, Zorunlu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına dayanan talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerinde değildir.
(2)Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası 25.02.2004 tarih, 25384 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2004/6789 nolu Bakanlar Kurulu Kararı ile ihdas edilmiş olup, 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri çerçevesinde yolcu taşımacılığı yapan taşımacıların, yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımalarında görevlendirecekleri sürücüler ile bunların yardımcıları ve taşıyacakları yolcular için "Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası" yaptırmak zorunda oldukları belirtilmiş, Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti ile ilgili muafiyet ve istisnaların ise Ulaştırma Bakanlığı'nca belirleneceği açıklanmıştır. Daha sonra 13.112009 tarih, 27405 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/15545 nolu Bakanlar Kurulu kararı ile 2004/6789 sayılı kararda değişiklik yapılmış ve Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti ile ilgili muafiyet ve istisnaları belirleme yetkisi Ulaştırma Bakanlığı'nın görüşü alınmak suretiyle Hazine Müsteşarlığı'na verilmiştir.
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti ile ilgili muafiyet ve istisnalara ilişkin Hazine Müsteşarlığı'nın çıkardığı 28.06.2010 tarihli genelgede ise "01.07.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, ticari amaçla yapılmayan taşımaların 4925 Sayılı Kanunun 2 inci maddesinin 2 inci fıkrası ile kanun kapsamı dışında bırakılan taşımalar ile yine aynı kanunun 2 inci maddesinin 3 üncü fıkrasıyla düzenlenmesi ilgili mahalli idarelere bırakılan il sınırları içerisindeki taşımalar ile 100 km' ye kadar olan şehirlerarası taşımaların karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamı dışında olduğu kararlaştırılmıştır" ifadesine yer verilmiştir.
Bundan ayrı; Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası, can sigortası türlerinden olup bir meblağ sigortası olması itibariyle de ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden bu yönlerin ispatlanması yeterli olup gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nda bu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dâhilinde ödenmesi gerektiği öngörülmüştür.
Tüm açıklamalar ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, davaya konu kazanın, Hazine Müsteşarlığı'nın 01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren genelgesinden önce, 09.02.2009 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, kaza tarihinde il içi taşımaları “Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası” yaptırma mecburiyeti dışında bırakan bir düzenleme bulunmadığı, taşımanın ticari taşıma niteliğinde olması nedeniyle kazaya karışan aracın, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti bulunduğu ancak anılan sigortanın bulunmaması sebebiyle ... ...'nın sorumluluğunun doğduğu, davacının maluliyetine ilişkin rapor ile tespit edilen oranın, zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi genel şartlarındaki maluliyeti ile özdeşleştiği, kaza tarihi, usul ekonomisi ve yargılama süreci göz önüne alındığında talep edilen 46.250,00-TL tazminatın hakkaniyete uygun olacağı kanaati ile zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasına yönelik talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, (davacı tarafça, ilk derece mahkemesinin 24.10.2022 tarihli 2017/562 Esas ve 2022/893 karar sayılı ilamına karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı da göz önüne alınarak) davanın kısmen kabulü ile, 46.250,00-TL tazminatın dava tarihi olan 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2024 tarih ve 2024/73 Esas - 2024/825 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin yeniden kurulacak hükümde değerlendirilmesine,
5/İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2024 tarih ve 2024/73 Esas - 2024/825 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Davanın KISMEN KABULÜ ile, 46.250,00-TL tazminatın dava tarihi olan 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b/Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.159,34-TL karar harcından davacı tarafça peşin yatırılan 670,30-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 2.489,04-TL karar harcının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/1 hükmü gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
d/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/3 hükmü gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
e/Davacı tarafça iş bu dava için yapılan 692,00-TL tebligat ve posta gideri ile 3.050,00-TL bilirkişi ücretinden ibaret toplam 3.742,00-TL yargılama giderin, davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 881,87-TL'sinin ve davacı tarafça yatırılan 670,30-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,
f/Davalı tarafça iş bu dava için yapılan 203,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 155,54-TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı yan üzerinde bırakılmasına,
6/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.26/06/2026