Bankanın genel kredi sözleşmelerinden doğan alacağının tahsili amacıyla başlattığı ipotekli takipte borçlu ve üçüncü kişinin itirazının iptali davası.
Özet: Davacı banka, kullandırılan kredilerin teminatı olarak tesis edilen ipoteklere rağmen geri ödenmeyen borçlar üzerine davalı şirket ile ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile satın alan üçüncü kişi davalıya karşı başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yapılan itirazların iptali ve takibin devamı talebiyle dava açmıştır; davalı taşınmaz maliki, borcun ödendiğini, ipotek değerinin yanlış belirlendiğini, muacceliyet ve takip şartlarının oluşmadığını, ipoteklerin yasal şartları taşımadığını savunurken, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporu ve önceki yargı kararları doğrultusunda, itirazların kısmen iptaline ve takibin belirli bir miktar üzerinden devamına karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/4312 E.  ,  2026/1220 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2645 Esas, 2025/321 Karar
HÜKÜM : Dava şartı yokluğundan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/169 E., 2024/759 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, 16.10.2025 tarihli ek kararı ise duruşma istemi olmaksızın davalı ... ... tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.03.2026 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 13.11.2013 tarih ve 3.000.000,00 euro limitli, 05.06.2013 tarih ve 6.000.000,00 TL limitli, 26.09.2017 tarih ve 35.000.000,00 TL limitli, 27.02.2018 tarih ve 10.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi (GKS) ile 17.10.2018 tarihli 4.250.000,00TL bedelli rehin sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeler gereğince davalı borçlu şirkete bir kısım krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin teminatına ise müvekkili banka lehine ipotekler tesis edildiğini, davalı ...ise dava konusu kredilerin teminatına alınan, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu bir kısım ipotekli bağımsız bölümü (... Tapu Müdürlüğünün 19.11.2013 tarih, ... yevmiye sayılı 20.000.000,00 TL bedelli taşınmazında bulunan) ipotek yükü ile satın alan ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi konumunda olduğunu, davalı şirketin kredi borçlarını geri ödememesi üzerine hesabın kat edilip ihtarname gönderildiğini, takip konusu borcun ödenmemesi sebebi ile davalı borçlu firma ile ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile satın alan diğer davalı gerçek kişi aleyhine ... Müdürlüğünün 2020/12787 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, her iki borçlunun gönderilen ödeme emrine süresi içerisinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların borca itirazının reddi gerektiğini ileri sürerek itirazların iptali ile dava değeri üzerinden takibin devamına, hükmedilecek asıl alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının ipotek borcunu ödediğini, davalı tarafından açılan ipoteğin fekki davası ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipotek değerini 2.775.000,00 TL olarak kabulünün ... BAM 12. Hukuk Dairesi kararı ile tasdik edildiğini, davalı hakkında muacceliyet ve takip şartlarının oluşmadığını, davalıdan talep edilen faiz türü, faiz oranı ve başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, davalıya ait taşınmazlar üzerine tesis edilen ipoteklerin yasal şartları taşımadığını, diğer davalı tarafından yapılan ödemelerin nazara alınması gerektiğini, davalı bankanın takipte ve takip miktarında kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.20 22... /147 E., 2022/78 K. sayılı kararı ile sanıkların beraatine karar verilmiş olması, hukuk hakiminin kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlı olduğu, ipoteğin fekki için davalının davacı bankaya para yatırmadığının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 18.11.20 22... /1817 E., 2022/1677 K. sayılı kararı ile belirlenmiş olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının itirazının 12.026.564,34 TL asıl alacak, 2.665.392,58 TL kat öncesi işlemiş akdi faiz, 214.060,86‬TL kat sonrası akdi faiz 143.972,70 TL gider vergisi ve 544,52 TL ihtarname masrafı olmak üzere 15.050.535,00 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak tutarının 8.226.564,34 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %46,80 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisi, asıl alacak tutarının 3.800.000,00 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %33,88 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine uygulanmasına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Müdürlüğünün 2020/12787 E. sayılı takip dosyasına bakıldığında, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip olduğu, alacaklının davacı banka, davalıların ise takipte borçlu olarak (başka bir borçlu ile birlikte) yer aldıkları, Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararı ile birlikte, takipten önce, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 887. maddesi uyarınca, ipotekli taşınmaz malikine usulüne uygun olarak hesap kat ihtarı yapılmadığının anlaşıldığı, takip tarihinin 22.07.2020 olduğu, ipotek verene 16.07.2020 tarihinde yapılan ihtarın usulsüz olduğu, ipotekli takiplerde, takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, bu kişi hakkında da takip yapılması gerektiği, asıl borçlu ile bu kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, zorunlu dava arkadaşlığında, davanın, davalılardan biri hakkında takip edilmeyerek diğeri hakkında yürütülmesinin olanaksız olduğu, mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacağı, TMK'nın 887. maddesindeki "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." şeklindeki düzenleme gereği, ipotekli taşınmaz maliki davalıya takipten önce usulüne uygun "ödeme istemi" yöneltilmediği ve bu haliyle takip yapılması ve devamında dava açılmasının usule aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, 16.10.2025 tarihli tashih kararı ile hüküm fıkrasının (3/A) no.lu bendinin "Davalı ...'nın istinaf başvurusu kabul edildiğinden 495 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE", şeklinde tahsisine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili, tashih kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, keza 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... ve davacıya ayrı ayrı yükletilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.