Yargıtay 2. Ceza Dairesi, kilitli araçtan gündüz hırsızlığı suçunda bozma üzerine, 12 yıllık zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.
Özet: Sanığın, gündüz vakti yolda park halinde bulunan kilitli bir aracın sürgülü camını zorlayarak açmak suretiyle içerisinden 3.000 TL değerinde konfeksiyon ürünü çalması şeklinde gerçekleşen hırsızlık eyleminden dolayı verilen mahkumiyet hükmü, suç tarihi olan 05.04.2013 ile yargılama sürecinin incelendiği tarih arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bozulmuş ve bu sebeple sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/5 E., 2023/282 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın, gündüz vakti katılana ait kilitli hâlde yolda park edilen aracın sürgülü camını zorlayarak açmak suretiyle içeriden 3.000,00TL değerinde konfeksiyon ürünü çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin, 05.04.2013 olan suç tarihinden, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu yönden yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.