Konkordato kaynaklı itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının, dava değerinin istinaf sınırının altında kalması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin usulden reddi.
Özet: Fikir ve sanat eseri sözleşmesinden kaynaklanan alacak sebebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalının konkordato sürecinde olması ve alacaklının konkordatonun kısmi feshini talep etmeden doğrudan icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş; davacı vekilinin bu karara yönelik istinaf talebi, dava değerinin kanuni istinaf kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince HMKnın 341. maddesi uyarınca usulden reddedilmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:2026/619 EsasKARAR NO:2026/989İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:03/02/2026NUMARASI:2024/104 Esas, 2026/16 KararDAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:16/06/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün....sayılı dosyasında, 19.646,33 TL tutarındaki faturaya ilişkin ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından bahsi geçen icra dosyasından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, davalının hukuka aykırı itirazı kötü niyetli olmakla birlikte, tamamen soyut olduğunu, hem davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi hem de müvekkiline ait kayıtların yerinde incelenmesi halinde müvekkilinni icra dosyasında mübrez faturalardan da açıkça anlaşılacağı üzere davalı şirketten alacağının olduğunun sabit olduğunu iddia ederek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bahsi geçen İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2022/62 E.- 2023/214 K. sayılı kararı henüz kesinleşmediğini, işbu dava halen derdest olduğundan ve aynı takibe ilişkin olarak ikinci bir itirazın iptali davası açılamayacağını, huzurdaki davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili açısından aşırı ifa güçlüğü ortaya çıkmış olup, müvekkili aleyhine yapılan takibin haksız olduğunu, davalı müvekkilinin davacı tarafa bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1313 E- 2021/582 K.sayılı kararı ile davalı şirketin konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verildiği, davacı alacağının 01/03/2021 tarihinde konkordato cetvelinde 28.513,22-TL olarak yer aldığı, konkordato projesinin 29/06/2021 tarihinde onaylandığı, davacı tarafça davalının süresi içerisinde alacağın ilk taksitini ödemediği belirtilerek itirazın iptaline konu icra takibini 10/10/2023 tarihinde başlattığı, konkordato planına göre ödemelerin yapılamaması durumunda, davacının İİK'nın 308/e maddesi uyarınca icra takibi başlatmadan önce kendisi hakkında konkordatonun kısmi olarak feshini talep etmesi ve bu talebine ilişkin karar verilmesi akabinde icra takibi başlatması gerekirken bu yola başvurmaksızın doğrudan icra takibi başlattığı, usul ve yasaya uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararında yapılan hukuki niteleme ve değerlendirmenin tümden hatalı olduğunu, konkordatonun kısmi feshinin dava şartı olmadığını, konkordatonun feshi talep edilmeden icra takibi yapılmasının mümkün olduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu ispatlanmışken, davanın kabulü yerine davanın reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu,mahkemenin asıl alacak tutarını aşacak şekilde karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dava değeri 19.646,33-TL olup, ilk derece mahkemesinin kesinlik sınırı; dava tarihi olan 19/04/2024 tarihi itibariyle 28.250-TL, karar tarihi itibariyle 50.000-TL'dir.Bu nedenle dava ve karar tarihi itibariyle HMK'nın 341.maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararı miktar yönünden kesin nitelikte olup, davacı vekilinin istinaf talebinin usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile :1-6100 sayılı HMK.'nın 341., 341/2 ve 346. maddeleri gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/06/2026