Adana BAM 9. Hukuk Dairesi, deniz taşımacılığı kaynaklı kabuklu ceviz ıslanma hasarı tazminat talepli istinaf davasında ihbar süresi ve yetki itirazlarını değerlendiriyor.
Özet: Davacı, davalı tarafından ABDden Mersine denizyolu ile taşınan kabuklu cevizlerin tahliye sırasında ıslandığı ve bunun sonucunda ayrıştırma, kırma ve nakliye masrafları dahil toplam 12.040,25 USD ile 7.503,32 TL zarara uğradığı iddiasıyla tazminat talep ederken; davalı taraf, Türk Ticaret Kanunundaki süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, uyuşmazlığın çözümünde Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğunu, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını ve pasif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1515 - 2026/1620

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1515
KARAR NO : 2026/1620
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/06/2023
NUMARASI : 2023/171 Esas 2023/434 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/06/2026
YAZIM TARİHİ : 15/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve 2023/171 Esas, 2023/434 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili tarafından fatura ile satın alınan kabuklu ceviz emteası, davalı tarafa ait ... adlı gemi ile ... nolu konşimento tahtında ABD'den Mersin'e taşındığını, malların tahliyeleri sırasında, mallarda ıslanma meydana gelmiş olup, işbu ıslanma, davalı tarafın bilgisi dahilinde ve kendi önerdikleri gözetim firması olan ... Ltd. Şti tarafından ekspertiz raporlarıyla tespit edildiğini ve kendilerine de durumun bildirildiğini, zararın daha da artmasını önlemek ve gerçek zararı tespit edebilmek için müvekkilinin hasarlı cevizler ile hasarsız temiz cevizleri birbirinden ayırmak amacı ile hasarlı cevizleri kırdırdıkları, bunlar için ayırtma kırdırma ve nakliye masraflarının ödendiğini, iş bu zararların tazmini teminen arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, taşımadaki ıslanma sebebi ile müvekkilinin uğramış olduğu zararların toplamı olan 12.040,25 ABD Dolarının TC Merkez Bankasının vadeli ABD Dolarına uyguladığı en yüksek faizi ile ve 7.503,32 TL' sinin banka reeskont faizi ile tazminine, vekâlet ücreti ve masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu konteyner taşıması, merkezi Cenevre İsviçre’de bulunan ... S.A şirketinin konişmentosu tahtında üstlenildiğini, konişmento tahtında yapılan taşımalarda, navlun sözleşmesinin nasıl yapılacağı ve ifa edileceği, yükleme, taşıma, teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağı, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme (yetki anlaşması) için de konişmento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, TTK madde 1185 gereğince 3 günlük ihbar süresi içerisinde, müvekkil şirkete hasar ihbarında bulunulmadığını, emtianın ilk ve son taşıması müvekkil şirket tarafından yapılmamış ve iddia edilen zararın, taşımasının hangi aşamasında meydana geldiği tespit edilemediği, TTK 903 uyarınca deniz taşımasında meydana geldiği ispat edilemediğinden, emtia gönderilenin sorumluluğundayken meydana geldiğini, ayrıca son taşımayı yapan firma bakımından da inceleme yapılmadığını, ... numaralı konişmento tahtında davacı sigortalısına ait yükler, yük teslim belgesinden görüleceği üzere 14.12.2021 tarihinde teslim edildiğini, müvekkil şirkete yapılacak hasar bildiriminin, yük teslim belgesinin düzenlendiği tarih olan 14.12.2021 tarihinde yapılmış olması gerektiğini, zira davacının iddia ettiği üzere sigortalısının iddia ettiği hasarlar, kabuklu ceviz emtiasına geldiğini, bahse konu hasar, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, teslim esnasında gözle görülebilecek nitelikte olduğu, yüklerin teslim edildiği 14.12.2021 tarihinden itibaren en geç 3 gün içinde yani 17.12.2021 tarihine kadar hasar bildiriminin yapılmış olması gerekirdi. Ancak yükün 21.11.2021'de teslim edildiği yük teslim formu ile sabit olduğundan TTK madde 1185/1’deki süreye riayet edilmediğini , süresine uygun bir bildirim olmadığından ispat yükü, müvekkil şirket lehine yer değiştirdiğini belirterek neticede usule ilişkin itirazlar bakımından uyuşmazlığın çözümünde Londra Yüksek Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin yetki itirazı yanında dava, 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde ikame edilmediğini, görevli mahkeme olan deniz ihtisas mahkemesinde açılmadığını, zorunlu arabuluculuk dava şartı sağlanmamış ve davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından öncelikle avanın yetkili mahkemede açılmamış olmasından dolayı yetkisizlik nedeni ile davanın reddine, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması dolayısıyla usulden reddine, davanın Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edilmemesi sebebiyle görevsizlik nedeni ile reddine, davanın görevli olmayan mahkemede görülmesi dolayısıyla görevsizlik nedeni ile reddine, davalı olarak ... A.Ş. ... Şubesi'ne husumet yöneltildiğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... gemisi donatanına husumet yöneltilmediğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, her halükarda haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile arabuluculuk kaynaklı vekalet ücreti dahil her türlü vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve 2023/171 Esas, 2023/434 Karar sayılı kararı ile; davacıya ait ceviz emtiasının davalı tarafın acenteliğini yaptığı ... ... tarafından ABD' den Türkiye' ye (Mersin Limanına) taşındığı, ancak taşıma sırasında emtianın zarar gördüğü ve bir kısmının imha edilmek zorunda kalındığı gerekçesi ile davacının uğramış olduğu zararın tahsili istemi ile eldeki davanın açıldığı, dava konusu emtianın davalı gemi acenteliği tarafından 14.12.2021 tarihinde davacıya teslim edildiği, ancak eldeki davanın 03.03.2023 tarihinde açıldığı, bu hali ile davalının TTK 1188 maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, arabuluculuk da geçen 22 günlük süre düşüldüğünde dahi davanın süresinde açılmadığı, kaldıki yukarıda değinilen BAM kararında da belirtildiği üzere hak düşürücü sürenin kesintiye uğramayacağı, ayrıca davacının TTK 1189 maddesi uyarınca davalı tarafından dava açma süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalandığı hususunun da ispatlanamadığı, neticede davanın süresinde açılmadığı anlaşılmakla hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; TTK 1189. maddeye dayanarak, davalı tarafın zamanaşımı süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalaması halinde hak düşürücü süreden yararlanayamayacağını, belirterek, cevaba cevap dilekçesinin 1 nolu ekinde de davalı tarafın 1. Eylül 2022 tarihli e-posta yazışmasını koymuş ve hak düşürücü sürenin kendilerinin oyalaması sebebi ile geçirildiğinin de ispat edildiğini, davalı tarafın bu e-postasında “elimizden geleni yapıyoruz, claım süreci maalesef bu şekilde uzun zaman alıyor” diye verdikleri cevabı da eklenmesine rağmen, mahkemenin bu yazışmaları dikkate almadan hak düşürücü sürenin varlığından bahsederek davayı reddettiğini, taleplerin içinde yapılan masraflar ve bu masraflar tarih itibarı ile hak düşürücü süreye de girmemekte olduğunu, zararın tespiti için müvekkileri de yönlendiren kendileri olduğunu, deniz davalarına .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması itirazının da reddinin kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, tehir-i icra talebinin kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/171 Esas, 2023/434 Karar 01.06.2023 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/171 Esas, 2023/434 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, deniz yolu taşımasından kaynaklı oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 1188. maddesinde “Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer.
Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar."
1189. maddesinde ise “Tazminat isteminin muhatabı, zarar göreni dava açma süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalarsa, hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu itirazından yararlanamaz.Bu takdirde, dava açma süresi, zarar görenin, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar” hükmü yer almaktadır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı,dava konusu emtianın davalı tarafından 14.12.2021 tarihinde alıcıya teslim edildiği, eldeki davanın 03.03.2023 tarihinde açıldığı, arabuluculukda geçen süre bu süreye eklendiğinde dahi davanın TTK 1188. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, ayrıca davacının TTK 1189 maddesi uyarınca davalı tarafından dava açma süresini kaçırması sonucunu doğuracak şekilde oyalandığı hususunun da ispatlanamadığı, bu husus kabul edilse dahi arabuluculuk süresinin bitiş tarihi olan 06.12.2022 tarihinden itibaren beklenilip yaklaşık üç ay sonra davanın açıldığı görülmekle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve 2023/171 Esas, 2023/434 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 450,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 15/06/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır