İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı tazminatı talebinin haksız fiil sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi.
Özet: Haksız fiilden kaynaklanan değer kaybı tazminatı davasında, 28.12.2023 tarihli trafik kazasında davalı sigorta şirketinin sigortalısının tam kusurlu olduğu tespit edilerek, davacı aracında meydana gelen hasar ve değer kaybının tazmini talep edilmiş; davalı sigorta şirketi zorunlu trafik sigortasından kısmi ödeme yapıldığını ve kasko poliçesinde değer kaybı teminatı olmadığını savunsa da, sigortalının tam kusuru ve oluşan zararın haksız fiil niteliği nedeniyle davalı sigorta şirketinin değer kaybından sorumlu olduğu belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/641
KARAR NO : 2026/526
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.DAVA:
Davacı vekili; Davalı --- poliçe numarasıyla Kaskolu ----- plakalı araç, 28.12.2023 tarihinde --- müvekkiline ait ----- plakalı araca çarparak müvekkilinin aracının hasarlanmasına neden olduğunu, Davalı sigorta şirketi tarafından kaskolu araç sürücüsü kazanın oluşumunda *6100 kusurlu olduğunu, Nitekim kaza sonrasında ---- Trafik Denetleme ve Düzenleme Büro Amirliği ekiplerince iki taraflı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlemiş olduğunu, Müvekkilinin aracı ---- plakalı, ---- model, ---- marka araç olduğunu, Kaza sonrasında müvekkilinin aracında davalı tarafın ----- poliçe numarasıyla sigortalısı olduğu ----tarafından ------ nolu dosya üzerinden açılan dosyada hazırlanan Kesin Ekspertiz Raporu'ndan da anlaşılacağı üzere araçta toplamda KDV hariç 140.000,00 TL'lik hasar onarım ücreti meydana gelmiş olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin aracında çok fazla değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, değer kaybının davalı yan sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ll. CEVAP:
Davalı vekili; Müvekkili olan sigorta şirketi tarafından ----- plakalı araç için İMM teminatından 24.04.2024 tarihinde 27.872,00-TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunu, Bilindiği üzere araçta meydana gelen değer kaybından öncelikle KMA ZMMS poliçesi bulunan şirket sorumlu olacağını, Kasko poliçesi kapsamında ise sigorta şirketinin sorumluluğunun doğması için değer kaybı zararının poliçe ile teminat altına alınması gerekmekte olduğunu, Müvekkili olan şirket nezdinde Kasko poliçesinde ise Değer Kaybı tazminatına ilişkin teminat verilmemiş olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan araç değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık: Davalı şirkete sigortalı --- plakalı araç ile davacıya ait ---- plakalı araç arasında 28/12/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kazanın oluşmasında kusur oranının tespiti ile, davacıya ait araçta anılan kaza nedeniyle değer kaybı olup oluşup oluşmadığı, mevcutsa değer kaybı miktarının ne olduğu ve değer kaybından davalının sorumlu olup olmadığının, belirlenmesi hususundadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında ;
28.12.2023 günü davalı yan sigortalı sürücüsü ----' in sevk ve idaresinde bulunan --- Plakalı aracın davacı ----- adına kayıtlı kendi sevk ve idaresindeki ----- plakalı otomobil aracın sağ arka kısımlarına çarpması neticesinde her iki aracın hasarı ile sonuçlanıp dava konusu trafik kazasının meydana geldiği,
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere,
Davalı yan sigortalısı --- plakalı otomobil aracın şoförü olan ----, 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununu Madde 52 ve Madde 84'ü ihlal ettiği, davalı yan araç şoförünün kaza mahalli olan mevkiye geldiğinde trafikte dikkat ve özen yükümlülüklerine dikkat etmediği, aracının hızını teknik özelliklerine göre yol durumuna göre ayarlamadığı, kaza sonrası çekilmiş olay yeri fotoğraflarından anlaşıldığı üzere kavşağa girişini yapmış ve tamamlamış davacı yan aracının kavşaklarda geçiş inceliğine uymayarak sağ arka kısımlarından çarpması ile kazaya sebebiyet verdiğinden kazada tamamen kusurlu olduğuna, kanaat getirilmiştir.Buna göre, 28.12.2023 tarihinde meydana gelen kazanın-/--- plaka sayılı araç sürücüsünün kusurundan (haksız fiilinden) kaynaklandığı, ---- plaka sayılı araç sürücüsünün olayda yukarıda açıklandığı şekliyle kusurlu olması nedeniyle; ---- plaka sayılı araç sigortacısı Sigorta Şirketi; Sigortalısının kusuru nazarında, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasarları 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazmin etmekle yükümlü olması, Yargıtay ---HD---- sayılı kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlardan davalıların sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Değer Kaybı Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farktır.Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. (Yargıtay ----
Davalı sigorta şirketi, ---/ plakalı aracın kasko sigorta şirketidir. Poliçede yer alan İMM klozu kapsamında ---- plakalı aracın sebep olduğu zarardan sorumludur.Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalı değer kaybından sorumludur.
Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden değer kaybına ilişkin rapor aldırılmıştır.
Yargıtay -----sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; Değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve taracın kaza tarihindeki hasarsız hali ile piyasa rayiç değeri ve araçtaki hasar onarıldıktan sonraki hali ile piyasa rayici belirlendikten sonra aradaki fark değer kaybı zararı olarak kabul edilmektedir. Somut olayda, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda, yargıtay içtihatlarına uygun olarak davacıya ait araçta değer kaybının 35.000,00 TL olarak tespit edildiği anlaşılmakla; Bilirkişi tarafından belirlenen rayiç bedeller dosya kapsamına uygun ve makul bulunmuş olmakla gerekçeli, dayanaklı ve denetime elverişli olan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Dava konusu aracın 28.12.2023 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde 140.000 TL hasara uğramış olduğu, oluşan hasar nedeni ile kaporta aksamından SAĞ ÖN KAPI DEĞİŞ BOYA, SAĞ ARKA KAPI DEĞİŞİM BOYA, ÖN TAMPON ONARIM BOYA, SAĞ ORTA DİREK ONARIM BOYA, SAĞ ARKA ÇAMURLUK ONARIM BOYA, SAĞ ARKA ŞASE ÇEKTİRME DÜZELTME işlemlerinin yapılmış olduğu anlaşılmış olup Yargıtay İçtihatlarına göre değer kaybının 35.000 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı yönünden 27.872 TL ödeme yapılmış olması nedeni ile bakiye değer kaybı zararının (35.000 TL — 27.872 TL) 7.128,00 TL olduğu, anlaşılmıştır.Davacı vekili 100 TL değer kaybının tahsilini istediği, daha sonra alacağını arttırarak 7.128,00 TL alacak talebinde bulunduğu, bilirkişi raporunda bakiye zararın 7.128,00 TL değer kaybı gösterildiği, davacının 7.128,00 TL değer kaybı tazminatı alacağı olduğu anlaşılmakla, davanın bu miktar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Faiz Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.
Gerçek Kişiler Açısından; Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır.
Sigorta şirketi açısından ise, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay --- Hukuk Dairesi'nin ---- nolu içtihatları)
Faiz hususunda ise davacı vekilince her ne kadar kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile alacak birlikte talep edilmişse de sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinin 21.03.2024 olması ve 8 iş gününden sonraki gün temerrüt oluşacağından, kabul edilen alacak yönünden temerrüt tarihi 03.04.2024 olarak kabul edilerek, belirtilen tarihten itibaren faiz işletilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
7.128,00 TL'nin 03/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline,
2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç ile 125,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 179,40 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.128,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 980,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 7.149,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.