Suça sürüklenen çocuğun başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunda, mahkumiyetin düşmeye çevrilen bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilemezliği nedeniyle temyiz talebinin reddine dair karar.
Özet: Yüksek Mahkeme, suça sürüklenen bir çocuk hakkında "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma" suçundan verilen ilk derece mahkemesi mahkumiyet kararını kaldırıp düşme hükmü kuran Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edilip edilemeyeceğini incelemiş; Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili hükümleri uyarınca davanın düşmesine veya istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bu tür kararların temyiz edilemez nitelikte olduğunu belirterek, oy çokluğuyla temyiz başvurusunu reddetmiştir; karşı oyda ise hükmün türünün mahkumiyetten düşmeye dönüşmesi sebebiyle temyiz yolunun açık olması gerektiği vurgulanmıştır.
8. Ceza Dairesi         2024/18509 E.  ,  2026/2324 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/392 E. 2024/321 K.
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 29.01.2024 tarihli ve 2024/392 Esas, 2024/321 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-h maddesinde yer verilen “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye
konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 2.Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 286/2.maddesinde “temyiz edilemeyecek” kararları açıkça ve ayrı ayrı sayan kanun koyucunun amacının, bu sayılanlar dışında kalan kararların “temyiz” kanun yoluna tabi olacaklarını, diğer bir anlatımla sınırlayıcı hükümler kapsamında yer almayan karar ve hükümlerin temyize tabi olduklarını düzenlediğini kabul etmek gerekmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü, Bölge Adliye mahkemesi Ceza Dairesince kaldırılarak düşme hükmü kurulması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/2-h maddesi ve diğer bentlerinde sınırlı şekilde sayılan “temyiz edilemez” nitelikteki kararlardan olmaması, atılı suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi kapsamında kalmaması, "hüküm türünün değişmiş olması" hususları birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuk hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan ilk derece mahkemesince verilen "mahkumiyet" kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle verilen "düşme" kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 18.02.2026