Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı maddi tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirket adına kayıtlı araca yabancı plakalı bir aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında oluşan değer kaybı nedeniyle sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporu uyarınca davacıya 64.550 TL bakiye değer kaybı tazminatı ödenmesine hükmetmiş; davalı sigorta şirketi ise kararı, bilirkişi raporlarındaki eksiklikler, sorumluluğun tamamlandığı iddiası ve değer kaybı tazminatının maddi tazminat limitinin %15ini aşmaması gerektiği gerekçeleriyle istinaf etmiş, davacı ise bilirkişi raporunun uygun olduğunu ve %15 limitinin geçerliliğini kaybettiğini savunmuştur.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:03/10/2023DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:18/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ:23/06/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı araca ... tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı (yabancı plaka ve yeşil kart sigortası) aracın çarpması sonucu maddi hasarlı tarafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde karşı tarafın tam kusurlu olduğunu, davacının aracında kaza nedeniyle oluşan hasardan dolayı değer kaybı oluştuğunu, dava açılmadan önce davalı tarafa yazılı başvuru yapıldığını, 29/04/2022 tarihinde 10.450,00 TL gibi kısmi bir ödeme yapıldığını, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'lik değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmek üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkate alınarak süresinde açılıp açılmadığının tespitini talep ettiklerini, iş bu davada belirsiz alacak olarak başvuruda bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili kuruma usulüne uygun başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili kurumun davacı tarafın taleplerine ilişkin ödeme yaparak tüm sorumluğunu yerine getirdiğini, her halükarda araç değer kaybı talebine itirazları olduğunu, kusur oranlarının tespiti için mahkemece dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, faiz taleplerinin mesnetsiz olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan olaylarda yalnızca yasal faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER:Trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, sigorta eksperi bilirkişi tarafından düzenlenen raporun yerleşik içtihatlara uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş ve bu bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulü ile 64.550,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının temerrüt tarihi olan 29/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarındaki eksiklikler ve mevcut çelişkiler giderilmeden ilgili raporun hükme esas alındığını, 10.450,00 TL ödeme yapılarak müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun tamamlandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin değer kaybı zararı sebebiyle sorumlu tutulabileceği tazminat tutarının maddi tazminat limitinin %15'ini aşamayacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ilk derece mahkemesince usulüne uygun ve alanında uzman bilirkişiler tarafından rapor aldırıldığını, raporda davalı tarafın iddia ettiği gibi bir eksiklik olmadığını, her ne kadar taleplerini tam karşılamasa da yeterli ve hükme esas alınabilecek şekilde olduğunu, kaza sonrası araç değer kaybı ödemesi ile ilgili sigorta teminatının yüzde 15'i olan üst ödeme limitinin artık olmadığını, hal böyle iken ve ilgili Danıştay kararını dosyaya sunmuşken davalı tarafın ısrarla bu hususta aksi yönde beyanda bulunmasının anlaşılır olmadığını beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle bakiye araç değer kaybı zararı isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacı, çift taraflı trafik kazasına karıştığını, dava dışı şahsın kullandığı yabancı plakalı aracın kendi aracına çarparak aracının hasarlanmasına ve değer kaybına uğramasına neden olduğunu ileri sürerek belirtilen zarar kalemine ilişkin maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara kaşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Türkiye’ye giriş yapmak isteyen yabancı plakalı araçların işletenleri, mevzuat gereği ya sınır kapılarında zorunlu malî sorumluluk sigortası (ZMSS) yaptırmak zorundadır ya da Türkiye’de geçerli Yeşil Kart Sigortasına sahip olmalıdır. Yeşil Kart Sistemi, motorlu kara taşıtlarının milletlerarası hareketliliğini kolaylaştırmak ve yabancı plakalı araçların işletilmesi esnasında verdikleri zararların, kazanın meydana geldiği ülkede ZMSS limitleri ve şartları dâhilinde tazmini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Türkiye’de Yeşil Kart Sigortası işlemlerini yerine getirmek amacıyla Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu (TMTB) kurulmuştur. Yeşil Kartlı yabancı plakalı bir aracın Türkiye’de karıştığı bir trafik kazasından dolayı başkalarının uğradığı zararın tazmini, yabancı sigorta şirketi ya da büro adına TMTB tarafından gerçekleştirilmektedir. Zarar görenler Yeşil Kartı düzenleyen yabancı sigorta şirketi ya da ilgili büro yerine doğrudan TMTB’ye müracaat edebilmekte ya da dava açabilmektedir.Yeşil Kart, Yeşil Kart Sistemine üye ülkelerde geçerli olmak üzere düzenlenen, Uluslararası Motorlu Taşıt Sigorta Kartıdır. Trafik sigortasının eki niteliğinde olan Yeşil Kart, kazanın meydana geldiği ülkede yapılması zorunlu olan Motorlu Taşıt Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına (Trafik Sigortası) eşdeğer bir belgedir. Bir başka deyişle kazanın meydana geldiği ülkede yürürlükte olan trafik sigortası mevzuat, kapsam ve limitleri çerçevesinde teminat vermektedir.Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde;Somut olayda dosya arasında bulunan trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinden sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla seyir halinde iken, hatalı şerit değiştiren sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... (yabancı plaka) plakalı aracı ile sağ yan kısmından çarpması sonucu kaza olayının meydana geldiği, bu kazanın oluşumunda ... (yabancı plaka) plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tutanak altına alındığı anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, dava konusu trafik kazasının poliçe tarihleri arasında gerçekleştiği, davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketince 29/04/2022 tarihinde 10.450,00 TL değer kaybı ödendiği görülmüştür.Sigorta Eksperi-Bilirkişi tarafından düzenlenen 17/04/2023 tarihli raporda, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı esas alınarak, aracın piyasada kaybedeceğini "hasarlı hali ile hasarsız hali arasında oluşan" farkın 60.000,00 TL olabileceği, sigorta şirketi tarafından ödenen 10.450,00 TL değer kaybı bedeli göz önüne alındığında 49.550,00 TL kalan bakiye zarar bedeli olduğunun rapor edildiği görülmüştür.3'lü Sigorta Eksperi-Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporunda; ... plakalı araçta dosyaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasara ilişkin işlem gören parçalara ilave SBM sisteminde kayıt altına alınan hasar tutarı nedeniyle reel piyasa koşullarına göre 75.000,00 TL tutarında değer kaybı meydana geleceğinin rapor edildiği anlaşılmıştır.Somut dosyada sigorta eksperi bilirkişisi tarafından sunulan ... tarihli raporda bilirkişilerin araçtaki değer kaybını; aracın özelliklerini gözetmek ve piyasa şartlarında araştırma yapmak suretiyle, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farkını belirleyerek hesapladığı, değer kaybı belirlenirken aracın hasar durumu ve hasar gören parçalarının da dikkate alındığı, emsal alınan araç bedellerinin piyasada yapılan araştırma ile usulüne uygun olarak saptandığı, bu haliyle Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Dairemizin benimsediği ilkelere uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olan bu bilirkişi raporuna itibar edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle, davalı vekilinin ZMMS genel şartları dikkate alınarak hesaplama yapılmasına ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 1.120,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.289,41 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,4-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nın 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 18/06/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi....