İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, alkollü sürücünün park halindeki araca çarpması sonucu oluşan trafik kazasında sigorta şirketinin eksik ödeme yaptığı iddiasıyla bakiye hasar ve değer kaybı talepli rücuen tazminat davası.
Özet: Bu dava, alkollü bir sürücünün park halindeki araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan eksik ödenen hasar onarım bedeli ve değer kaybı tazminatının tahsili amacıyla davacı tarafından davalı sigorta şirketine karşı açılmıştır; davacı, sigortalının tam kusurlu olduğunu, kendisine atfedilen kusurun hukuken geçerli olmadığını ve davalı şirketin ekspertiz raporundaki hatalı değerlendirmeler nedeniyle zararın yalnızca yarısını ödediğini ileri sürerek bakiye alacaklarının faiziyle birlikte tahsilini talep ederken, davalı şirket ise yapılan ödemelerle poliçe limitinin tükendiğini ve başka bir sorumluluğu kalmadığını savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/519 Esas
KARAR NO : 2026/516 Karar
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 16/07/2025
KARAR TARİHİ : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin 16/07/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ... poliçe numarasıyla sigortalanmış olan ...'a ait ve kaza esnasında ...'un kontrolünde olan ... plakalı araç ile müvekkili ...'na ait olup kaza esnasında dörtlüleri açık halde ve park (duraklama) halinde olan ... plakalı ... ... marka araç arasında 12/04/2024 tarihinde saat 01:50 sularında İstanbul'un Esenler ilçesinde trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza esnasında davalı şirket sigortalısı olan aracın sürücüsü alkollü olup park halindeki araca arkadan çarparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirket sigortalısı araç sürücü alkollü olarak ve duran araca arkadan çarpmış olup tam kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkiline atfedilen fiilin kaza bakımından hukuki olarak kusur değerlendirmesinde hiçbir değeri bulunmadığını, söz konusu maddenin ihlali sebebiyle yalnızca idari para cezası gündeme gelebilecek olup kusur değerlendirmesinde bir önemi bulunmadığını, müvekkiline ait aracın durakladığı yer yerleşim biriminde yer alan karayolu olduğunu, duraklama sebebi bakımından ise; müvekkilin eşi gece bekçisi olarak görev yapmakta olup olay günü de müvekkiline ait araç eşinin kullanımında olduğunu, müvekkilinin eşi, kazanın meydana geldiği ve çok geniş bir yol olan ... Caddesinde ATM'den para çekmek için park eden araçların yanına aracı yanaştırdığını, dörtlülerini yaktığını ve para çekmeye gittiğini, kazanın meydana geldiği cadde yolu geniş bir yol olup müvekkilinin eşi aracı dörtlüleri açık şekilde durakladıktan ve araçtan indikten sonra çok sayıda araç rahatça şeridin sol tarafından seyrine devam edebildiğini, müvekkilinin eşi, para çekerken davalı şirket sigortalısının araç sürücüsünün alkollü ve hızlı gelerek çarpması sebebiyle kaza meydana geldiğini, müvekkilinin aracının onarımı ve değer kaybı için davalı sigorta şirketine başvurduğunu, bu başvuru neticesinde şirket tarafından .../1 dosya numarasıyla hasar dosyası oluşturduğunu, hasar dosyası kapsamında sigorta şirketince tanzim ettirilen ekspertiz raporunda ise hukuka aykırı olarak araç sürücüsünün alkollü olmadığına yönelik değerlendirme yapıldığını, dava dışı sigorta ettiren ...'a rücu imkanı bulunmadığı yazıldığını, davalı sigorta şirketince müvekkilinin %50 kusurlu olduğundan bahisle kdv hariç hasar bedeli olan 47.519,35 TL'nin yalnızca yarısı olan 23.759,68 TL hasar bedeli karşılandığını, taraflar arasında hasar/onarım bedelinin kdv hariç 47.519,35 TL olduğu (KDV dahil 57.023,22 TL) miktarı konusunda esasen bir ihtilaf bulunmamakta olup tüm sorun hatalı tespit tutanağı ve hatalı eksper raporundan kaynaklandığını, müvekkiline yalnızca 3.316,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olmakla birlikte müvekkilinin aracında kaza dolayısıyla çok daha fazla değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin aracının sorunsuz olması, kaza sonrasında ise; tamponun, bagaj kapağının, arka tampon demirinin, bagaj tutamak ve kapak kilidinin, sağ/sol stop lambalarının, bagaj kapak kromunun komple değişmesi, arka şase üzerinde düzeltme işlemi yapılması işlemleri sebebiyle değer kaybı miktarının çok daha yüksek olduğu şüphesiz olup müvekkilinin bakiye değer kaybı alacağı olduğunu, kaza tarihinde, müvekkilinin aracına arkadan çarpan ... plakalı sayılı aracın davalı tarafından sigortalandığından 11.04.2025 tarihinde bakiye hasar bedeli ve bakiye değer kaybı tazminatının ödenmesi için kep sistemi üzerinden davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve davalı tarafından 14.04.2025 tarihinde işbu başvurunun okunmasına rağmen hiçbir cevap verilmediğini beyanla 6100 sayılı HMK'nın 107. Madde gereğince alacak miktarı belirli hale geldiğinde fazlaya dair tüm talep, ıslah ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 1.000,00 TL Bakiye Hasar Bedelinin, 1.000,00 TL Bakiye Değer Kaybının 12/04/2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin 08/09/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza nedeniyle davacı tarafa 13/05/2024 tarihinde 23.759,68-TL hasar onarım bedeli ve 08/07/2024 tarihinde 3.316,00 TL değer kaybı tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler dava dilekçesinde de ikrar edilmiş olup taraflar arasında bu hususta ihtilaf bulunmadığını, kaza tarihi itibariyle bakiye poliçe limitinin bu tutarda tükendiğini, ilgili ödeme ile müvekkili şirket üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, hasar onarım bedeli tutarına ilişkin bir ihtilaf olmadığını, dolayısı ile zararın belirli olduğunu ikrar ettiğini, bu nedenle HMK’nın 114/h maddesi uyarınca, başvurunun hukuksal yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar 2 yılda zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete başvuru yapıldıktan sonra ödeme yapıldığını, eğer ki işbu dava ile ödemenin eksik olduğu iddia ediliyor ise, ödemeden sonra müvekkili şirkete yeniden başvuru yapılması gerekeceğini, başvurunun dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, talep konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olan taraf başvuran taraf olup, müvekkili şirketin sigortalısı olan aracın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, poliçe teminatı her durumda ödenmesi gereken bir tazminat olmayıp ancak sigortalıya/işletene yüklenebilecek kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğundan öncelikle başvuran tarafın kusura ilişkin iddiasını ispat etmesi gerektiğini, başvuruya konu ve kazaya karışan ... plaka sayılı araç, 30/01/2024 - 30/01/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, 12/04/2024 tarihli kaza nedeniyle başvuran taraf için 13/05/2024 tarihinde 23.759,68-TL hasar onarım bedeli ve 08/07/2024 tarihinde 3.316,00 TL değer kaybı tazminat ödemesi yapılmış olup kaza tarihi itibariyle bakiye poliçe limitinin, sigortalının kusuru oranı ile sınırlı olmak üzere 172.924,32 TL ile sınırlı olduğunu, başvuran tarafından iddia edilen zarara ilişkin onarım faturası sunulmadığını, başvurana ait aracın eski hasarlarının, hasarlı parçaların kazadan önceki durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket KDV’den sorumlu olmadığını, başvuran taraf ile müvekkili arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından ticari faiz işletilmesi talebi mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
- Trafik Uzmanı ... ve Makine Mühendesi ...tarafından hazırlanan 06/01/2026 tarihli bilirkişi kök raporu ve 02/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı bedeli talebine ilişkindir.
Yargıtay 4.HD'nin 2021/18252 Esas -2022/9695 Karar sayılı ilamında: "...araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre değer kaybının ve üzere hasar miktarlarının hesaplanması..." şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce re'sen görevlendirilen bilirkişi Trafik Uzmanı ... ve Makine Mühendesi ...tarafından sunulan 06/01/2026 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; "..... plakalı araç sürücüsü ...'un %75 oranında asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir, ... plakalı ilgilisinin %25 oranda tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir, davaya konu 12/04/2024 kaza tarihli; ... plaka nolu, ... şasi nolu, 2023 model, ... marka, ... model, otomobil cinsi, yolcu nakli-hususi, araç (sahibi: ...; trafik sigorta: ... sigorta) sürücü ...: ... plaka nolu, ... şasi nolu, 2006 model, ... marka, ..., otomobil cinsi, yolcu nakli-hususi, gri renkli araç (sahibi: ...; trafik sigorta: ... Sigorta) sürücü --: araç park halinde; ... plaka nolu, Yargıtay içtihatlerine göre KDV dahil hesap üzerinden davalı hasar sorumluluğu 57.023,22 TL X 0,75 kusur = 42.767,41 TL olduğu; 13/05/2024 tarihli banka dekontunda: davalı ... Sigorta tarafından araç sahibi: ... adına 23.759,68 TL ödendiği, bakiye hasar bedeli: 42.767,41 TL - 23.759,68 TL = 19.007,73 TL olduğu Yukardaki Sigorta ve Bilgi Gözetim Merkezi geçmiş hasar kayıtlarına göre: 18/05/2009 hasar tarihli; ... Sigorta hasar dosya no: 781319, 03/09/2014 hasar tarihli; ... Sigorta hasar dosya no: 8138296, 28/02/2024 hasar tarihli; ... Sigorta hasar dosya no: ..., Geçmiş hasar kayıtları hakkında detay bilgi verilmediği, sigorta şirketlerinden temin edildiği takdirde geçmiş hasarlarının değer kaybına etkisi olup olmadığı değerlendirilebileceği; 08.07.2024 tarihli banka dekontunda: davalı ... Sigorta tarafından araç sahibi: ... adına 3.316,00 TL ödendiği, dekontta araç değer kaybı ödemesi olduğuna dair bilgi yer almamasına karşın; dava ve cevap dilekçesine göre taraflar değer kaybı ödemesi olarak kabul ettiklerini beyan ettikleri değerlendirildiği;.." ve 02/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "... ... plakalı araç sürücüsü ...'un %75 oranında asli derecede etkili olduğu; ... plakalı ilgilisinin %25 oranda tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiş olup, kök rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek belge, bilgi ve beyan sunulmadığından, kök rapordaki görüşü aynen tekrar edildiği; ... şasi nolu, araç için: Dava konusu kazada “Arka kısımlarından hasarlandığı” mevcut dosya durumuna göre: 3.316,00 TL ödendiği, araç değer kaybı ödemesi kadri maruf olduğu; 3.316,00 TL * 0,75 = 2.487,00 TL olduğu,..."yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere, yukarıda belirtilen Yargıtay içtihatlarına uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davacının talep artırım dilekçesi ile bağlı kalarak davacının bakiye hasar bedeli talebinin kabulüne, ancak kaza sonrası değer kaybı yönünden yapılan ödemenin kadri maruf olduğu dikkate alındığında bakiye değer kaybı alacağının bulunmadığından değer kaybı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
1-) Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
a-)19.007,73TL bakiye hasar onarım bedelinin temerrüt tarihi olan 13/05/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-)Davacının değer kaybı bedeli talebinin reddine,
2-)Alınması gereken 1.298,41TL harçtan peşin alınan 615,40TL harç ve 308,00TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 375,01TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-)Davacı tarafın yatırmış olduğu 615,40TL peşin harcın ve 615,40TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-)Davacı tarafça yapılan 308,00TL ıslah harcı ve 16.000,00TL bilirkişi ücreti, 145,30TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 16.453,30TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 15.630,63TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 19.007,73TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-)Davalı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-)Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
8-)6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/06/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır