İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ölümlü trafik kazası sonucu ödenen manevi tazminatın trafik sigorta sözleşmesi kapsamında sigorta şirketinden rücuen tahsiline ilişkin dava.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası sonucu müteveffanın mirasçılarına aleyhine kesinleşen 800.000 TL manevi tazminat hükmünü icra yoluyla ödemek zorunda kalan davacının, davalı sigorta şirketinden, kaza anında yürürlükte olan trafik sigortası poliçesindeki 500.000 TLlik manevi tazminat teminat limiti kapsamında rücuen ödenen miktarın, temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte tahsilini talep ettiğini; mahkemenin ise davanın davacının kasko poliçesinden kaynaklanan bir alacak talebine ilişkin olduğunu değerlendirerek Türk Ticaret Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde ilgili hükümleri incelediğini ve yargılamanın henüz tamamlanmadığını göstermektedir.

T.C.
İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/549 EsasKARAR NO :2026/526 KararDAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)DAVA TARİHİ:29/06/2026KARAR TARİHİ:01/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin 29/06/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ya ait ...plakalı araç, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 24.05.2023 - 24.05.2024 vadeli, ... numaralı "..." ile sigortalandığını, söz konusu poliçede "İMM Kaza Başına Manevi Tazminat" teminatı 500.000,00 TL limiti ile açıkça güvence altına alındığını, sigorta poliçesinin yürürlükte olduğu 22.09.2023 tarihinde, müvekkiline ait ...plakalı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı araçta bulunan ...'nın vefat ettiğini, müteveffanın mirasçıları tarafından ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine manevi tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 02.07.2025 tarihli ve ... K. sayılı kararı ile müvekkil aleyhine toplam 800.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, bu karar ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18.12.2025 tarihli, 2025/2802 E. ve 2025/2754 K. sayılı kararı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme ilamı, alacaklılar vekili tarafından ... İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, icra dosyası kapsamında hesaplanan asıl alacak, işlemiş faiz, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve icra masrafları dahil olmak üzere toplam 1.682.226,04 TL'lik borç, müvekkili tarafından 07.01.2026 ve 09.01.2026 tarihlerinde icra dosyasına ödenerek dosya infaz edildiğini, bu nedenlerle; haklı davalarının kabulüne, müvekkili tarafından dava dışı üçüncü kişilere ödenen tazminat bedelinin, poliçedeki 500.000,00-TL'lik manevi tazminat teminat limiti ile sınırlı olmak üzere şimdilik 500.000,00-TL'sinin, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü ihbar tarihi olan 08.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davacının kasko poliçesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir" şeklindedir.Aynı kanunun 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." demek sureti ile ticari dava kavramını açıklamıştır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. Tanım başlıklı 3. maddesinin (1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari-veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi..." düzenlemeleri bulunmaktadır.Somut olayda; davacı ile davalı arasında kasko sigorta sözleşmesi olduğu, 24/05/2023 başlangıç 24/05/2024 bitiş tarihli ... nolu poliçe ile davacı tarafın Peugeot marka, 301 Active 1.6 HDI 92 model, 34SM1728 plakalı otomobil niteliğindeki aracının sigortalandığı görülmektedir.Davacı gerçek kişi olup, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan araç, kullanım amacı hususi olan bir otomobildir. Bu durumda, davacı gerçek kişi tüketici konumunda olup, davalı sigorta şirketi ile aralarında aktedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir.(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/18198 esas ve 2018/3955 karar sayılı emsal içtihadı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi' nin 25/02/2021 tarih 2019/262 E., 2021/348 K. Sayılı kararı. )Görev kuralları kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için ya 6102 Sayılı TTK ' da mutlak ticari dava olarak sayılması ya da her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda; davacı asilin tacir olmadığı, üst mahkeme kararında belirtildiği üzere davacı sigortalı ile davalı arasındaki uyuşmazlık 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca çözümleneceğinden görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, HMK md 114/1-c ve 115/2 uyarınca aşağıdaki şekilde görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE, 2-)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-)HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına, 4-)HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 01/07/2026Katip ...E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır