Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan otomobil turbo/motor arızası tamir bedelinin iadesi talebinde servis kusuru ve kullanıcı hatası iddialarını uzman raporuyla inceledi.
Özet: Davacı, davalıdan alınan ve düzenli bakımları yapılmış yüksek kilometreli aracında turbo arızası sonucu oluşan motor hasarının, davalının servis kusuru veya üretim hatasından kaynaklandığını ve ödediği tamir ücretinin iadesini talep ederken, davalı aracın yaşı ve kilometresine vurgu yaparak aşınma kaynaklı olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi ise bilirkişi raporuna göre arızanın imalat kaynaklı olmadığını, yüksek kilometrede kullanıma bağlı ortaya çıktığını ve erken tespit imkanına rağmen arızalı halde kullanımın hasarı artırdığını tespit etmiştir.

T.C. BURSA BAM ....HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:...

T.C
B U R S A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
....HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :.
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACI : .
DAVALI :.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;
İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davacı vekili, halen mülkiyeti müvekkili şirkette bulunan aracın davalı şirketten sıfır olarak satın alındığını ve aracın tüm bakımları davalı şirketin .... bayiinde yapıldığını, aracın ....tarihinde.... km bakımının yapıldığını, bu bakımdan yaklaşık 20 gün sonra ... tarihinde hareket halindeyken arızalanan aracın kontrol için davalı şirketin Bursa servisine götürüldüğünü, serviste yapılan incelemede aracın turbosunda arıza oluştuğunun ve bu arızanın motora da zarar verdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine neredeyse motorun tamamı yenilenerek ....TL tamir bedelinin arızanın kullanımdan kaynaklı olduğu belirtilerek müvekkil şirkete fatura edildiğini ve ödemesi yapıldığını, ancak davalı tarafından gerçekleştirilen tamir masrafı araçtan ve davalı şirketin servis hizmetindeki kusurundan kaynaklanmakta olup, müvekkili şirketten tahsil edilen ücretin iade edilmesi gerektiğini, araçta yaşanan arızanın hangi sebepten kaynaklandığının anlaşılması adına uzman görüşü alındığını, 15.10.2020 tarihinde henüz tamir işlemi yapılmadan uzman bilirkişi tarafından motordaki sökülmüş parçalar üzerinde inceleme yapılarak hazırlanan raporda, araçtaki hasarın turbo kanatçığının bağlı olduğu milden kopması ve bu parçanın motor bölümündeki bazı bölümlere zarar vermesi neticesinde oluştuğunun, motorun kilometresi kullanıcı dikkatinin bunda payı olmakla beraber düzenli servise giden bu araçta servisin bunu açıkça kontrol eden bir kaydının olmaması sebepleri yüzünden bu hasarın oluştuğunun, eğer turbodaki problem daha önce tespit edilse idi o zaman oluşacak masrafın sınırlı ve turbo parçası özelinde oluşacağının belirtildiğini, davalı şirketten celp edilecek servis kayıtları ve uzman görüşünden, araçta oluşan zararın kesinlikle kullanımdan kaynaklı olmadığının, zararın servisin hizmet kusurundan ve aracın kendinden kaynaklanan problemler nedeniyle oluştuğunun açıkça anlaşılacağını, müvekkili tarafından tespit edilmesi mümkün olmayan ayıptan kaynaklanan zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek ... TL'nin fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TBK 231.m. uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu araç 29.02.2016 tarihinde trafiğe çıkmış olup 31.10.2022 tarihindeki son servis girişine göre 383.821 km yol kat etmiş olduğunu, yaklaşık 4 yıl önce garanti süresi dolan konu aracın yaklaşık 7 yıl ve 390.000 km boyunca kullanılmakta olduğunu, uzman görüşünü kabul etmediklerini, dava konusu aracın 24.11.2020 tarihinde ve 335.084 km’de; “sarı yağ ikazı yanıyor, motor çalışmıyor” şeklinde ifade edilen şikayet için servis girişinin gerçekleştirildiğini, davacının onayına istinaden motorun sökülerek açıldığını, motor revizyonu uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığını, aracın turbo ünitesinde ve motorunda meydana gelen aşınma ve hasar şeklinde görülen onarım ihtiyacının ortaya çıkmasında servis bakım-onarım kaynaklı bir etkene rastlanmadığını, konusunda uzman teknik üniversitelerin otomotiv kürsüsünden seçilecek en az üç bilirkişiden oluşacak heyetten rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda özetle; motor üzerindeki turbo ünitesinin türbin-kompresör milinin koptuğu, yağlanmanın buradan kaynaklandığı, silindir içlerine yöneldiği, aynı zamanda turbo hasarı nedeniyle ortaya çıkan parçaların, parçacıkların, aşıntı kalıntılarının da silindir içlerine doğru yöneldiği ve silindir kapağı, piston, yatak, yağ pompası, su pompası, triger seti gibi parçalar ile bunlara bağlı ilintili diğer parçaların hasar gördüğü, motor revizyonu uygulanması gerektiği, dava konusu araçta meydana gelen turbo motor arızasının imalat kaynaklı olmadığı, aracın 335.000,00 km de olduğu dikkate alındığında oluşan turbo arızasının kullanıma bağlı zamanla oluşabilecek bir arıza olduğu, ancak turbo arızasının kullanıcı tarafından veya servis bakımı sırasında fark edilebileceği ve aracı servise götürmesi gerektiği, motordaki turbo arızasına rağmen aracın kullanılmaya devam edilmesinden dolayı turbo arızasının motorda hasar yol açtığının bildirildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususların gerekçeli, bilimsel olarak açıklanmış olduğu, raporun mahkemece hükme esas alınmaya yeterli olduğu, davacının aracının turbo motorunda meydana gelen zararın servis hizmetinden kaynaklanmadığı, kullanıcı hatası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili, taraflarınca alınan uzman raporunda, araçtaki hasarın turbo kanatçığının bağlı olduğu milden kopması ve bu parçanın motor bölümündeki bazı bölümlere zarar vermesi neticesinde oluştuğunun, motorun kilometresi kullanıcı dikkatinin bunda payı olmakla beraber düzenli servise giden bu araçta servisin bunu açıkça kontrol eden bir kaydının olmaması sebepleri yüzünden bu hasarın oluştuğunun, eğer turbodaki problem daha önce tespit edilse idi o zaman oluşacak masrafın sınırlı ve turbo parçası özelinde oluşacağının belirtildiğini, dava dosyasında bulunan bilirkişi raporu denetime elverişli olmayıp; hüküm kurmaya yetecek nitelikte olmadığını, araçta masraf gerektiren işlemin, aracın yetkili serviste bakımının ve tüm kontrollerinin yapılmasından çok kısa bir süre sonra gerçekleştiğini, bu kapsamda bakım sırasında aracın turbo parçasının yıprandığının fark edilmediğini ve bu nedenle de belirtilen ihmalin çok daha fazla zarara yol açtığını, bilirkişi raporunda sadece araçta bulunan turbonun özelliklerinden ve hangi nedenle arızalanabileceğine ilişkin ihtimallerden bahsedilmiş olup; somut durum kapsamında detaylı bir değerlendirme yapılmadığını, aracın tüm periyodik bakımlarının davalı şirkette yapıldığını, 330.000 km'de bakımı yapıldıktan çok kısa bir süre sonra arıza verdiğini ve dava konusu faturada belirtilen işlemlerin gerçekleştirildiğini, dosya kapsamında bulunan belgelerden ve uzman raporundan anlaşılacağı üzere, araçta turbo arızası meydana gelmiş ise de; zararın büyüklüğü nedeniyle tamir işleminin turbo parçalarının değişimi ile sınırlı kalmadığını, neredeyse araç motorunun tüm parçalarının değişmiş olduğunu, bu kapsamda somut olayda turbo parçalarının olağan şekilde ömrünü doldurmasından kaynaklı bir arızanın söz konusu olmadığını, müvekkilinin araçta olağan yıpranma nedeniyle oluşabilecek parça değişimi yahut tamir işlemlerinden davalının sorumlu olduğu gibi bir iddiasının söz konusu olmadığını, ancak aracın bakım işlemlerini ve kontrollerini yapan davalı şirketin turboya ilişkin bir uyarıda bulunarak, bu parçaları gerektiği zaman değiştirmiş olsa idi, araçtaki işlemlerin sadece bununla sınırlı olacağını ve tüm motorun işlem görmek zorunda kalmayacağını, bilirkişi raporunun bu haliyle uyuşmazlığın esası hakkında yeterli teknik bilgi içermediğini, bilirkişi raporunun sonuç kısmında, "turbo arızasının servis bakımı sırasında fark edilebileceği" ifadesine yer verilmiş olduğunu, davalı tarafın sorumluluğunu doğurması gereken bu yükümlülüğünün bulunduğu yönünde beyanlara rağmen, herhangi bir hesaplama yapılmamış olmasının da raporun teknik açıdan hatalı olduğunu göstermekte olduğunu, mahkemenin usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenmeyen ve teknik bir veri içeremeyen bilirkişi raporuna karşı itirazlarını dikkate almaksızın, açıkça hatalı şekilde hüküm kurduğunu, olayın meydana geldiği tarihte düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu arasında bulunan çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, kesinlikle kabul etmemekle birlikte turbo kısmında meydana gelen arızanın kullanımdan kaynaklı olduğu düşünülse dahi, öncelikle bu parçanın değişimi için yapılacak giderin, parçanın motorun diğer kısımlarına da zarar vermesi nedeniyle oluşan masraftan düşülerek, kalan kısmın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinin ayıplı olarak ifa edildiği iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı davalı şirketten sıfır olarak satın alınan aracın tüm bakımlarının yine davalı şirketin yetkili servisi tarafından yapıldığını, aracın 28/08/2020 tarihinde 330.000 km bakımının yapıldığını, bu bakımdan yaklaşık 20 gün sonra... tarihinde hareket halindeyken arızalanan aracın kontrol için davalı şirketin yetkili servisine götürüldüğünü, serviste yapılan incelemede aracın turbosunda arıza oluştuğunun ve bu arızanın motora da zarar verdiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine neredeyse motorun tamamı yenilenerek arızanın kullanımdan kaynaklı olduğu belirtilip masrafının kendilerine fatura edildiğini ve ödemesinin yapıldığını, ancak söz konusu arızanın araçtan ve davalı şirketin kusurlu servis hizmetinden kaynaklandığını, alınan uzman görüşüne göre turbodaki problemin davalı şirket yetkili servisince daha önce tespit edilmesi halinde zararın turbo parçası ile sınırlı kalacak, motorun zarar görmeyecek olduğunu, kendileri tarafından tespit edilmesi mümkün olmayan ayıptan kaynaklanan zararın davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı ise, uzman görüşünü kabul etmediklerini, dava konusu aracın 24/11/2020 tarihinde ve 335.084 km’de; “sarı yağ ikazı yanıyor, motor çalışmıyor” şeklinde ifade edilen şikayet için servis girişinin gerçekleştirildiğini, davacının onayına istinaden motorun sökülerek açıldığını, motor revizyonu uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığını, aracın turbo ünitesinde ve motorunda meydana gelen aşınma ve hasar şeklinde görülen onarım ihtiyacının ortaya çıkmasında servis bakım veya onarım kaynaklı bir etkene rastlanmadığını savunmuştur.
Mahkemece davalı şirkete müzekkere yazılarak araca ait tüm servis kayıtlarının celbi talep edilmiş ve davalı şirketin 03/03/2023 ve 14/03/2023 tarihli yazı cevapları ile servis kayıtları UYAP üzerinden gönderilmiş ise de, fiziki dosyaya alınmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da söz konusu servis kayıtlarının incelendiğine dair bir ifadeye rastlanılmadığı gibi, “turbo arızası nedeniyle motor revizyonu uygulanması gerektiği, turbo motor arızasının imalat kaynaklı olmadığı, aracın kilometresi dikkate alındığında oluşan turbo arızasının kullanıma bağlı zamanla oluşabilecek bir arıza olduğu, kullanıcı tarafından veya servis bakımı sırasında fark edilebileceği, motordaki turbo arızasına rağmen aracın kullanılmaya devam edilmesinden dolayı turbo arızasının motorda hasar yol açtığı” hususlarının tespiti ile yetinilmiş, dava konusu edilen 28/08/2020 tarihli 330.000 km bakımının ne şekilde yapıldığı, söz konusu bakımda turbo kontrolünün yapılmasının gerekip gerekmediği, aracın turbosunun bu kontrolden 20 gün sonra arızalandığı iddiası karşısında 28/08/2020 tarihli kontrolde turbo arızasının mevcut olma ve servis tarafından farkedilme ihtimalinin ne olduğu, söz konusu tarihte turbo arızasının servis tarafından tespiti ve onarımı mümkün olsaydı söz konusu motor arızasının oluşmayacağı kabul edilirse davacının arıza bedelinin ne kadarından sorumlu tutulması gerektiği hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmamış olup, rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişsiz ve kanun yolu denetimine kapalıdır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, davalı şirketin 03/03/2023 ve 14/03/2023 tarihli yazı cevapları ekinde sunduğu servis kayıtlarının fiziken dosya içerisine alınması, ardından bilirkişi heyetinden, dosyada mevcut uzman görüşü de değerlendirilerek, yukarıda açıklanan hususların tespitine yönelik ek rapor alınması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a/6 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, .... karar sayılı
KARARIN KALDIRILMASINA,
Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca KESİN olmak üzere 14/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır