Ticaret sicilinden terkin edilmiş tasfiye halindeki şirketin, kıdem tazminatı rücuen davası gereği TTK geçici madde 7 ve 547 uyarınca ek tasfiye koşullarında ihyası davası.
Özet: Davacı taraf, hizmet alımı sözleşmelerinden kaynaklanan kıdem tazminatı ödemelerinin alt işverenlerden rücuen tahsili amacıyla açtığı davada taraf olması gereken tasfiye halindeki bir şirketin sicilden terkin edilmesi nedeniyle, başka bir mahkeme tarafından verilen ihtar kararı ve Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca hukuki menfaatinin bulunduğunu belirterek şirketin ihyasını talep etmiş; davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü ise tasfiye işlemlerinin kanunlara uygun yapıldığını, sorumluluğun tasfiye memurlarında olduğunu ve kendi aleyhine davanın reddini savunmuş, mahkeme ise uyuşmazlığın hukuki niteliğini, ek tasfiye koşullarının oluşup oluşmadığını ve davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığını Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi çerçevesinde değerlendirmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/76 KARAR NO : 2026/596DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : 23/01/2026KARAR TARİHİ : 17/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ;Hizmet alımı işi sözleşmeleri kapsamında istihdamı sağlanan ve kıdem tazminatı ödemeleri gerçekleştirilen personeller için; ödenen kıdem tazminatlarının alt işverenlerden sorumlulukları oranında tahsili amacıyla, (----) TC kimlik numaralı ----- için yapılan kıdem tazminatı ödemesine dair ilgili şirketlere ---Asliye Hukuk Mahkemesinin -----. sayılı dosyasında rücuen tazminat davası açıldığı, derdest olan davada Mahkemenin 22.01.2026 tarihli duruşmasında verilen (2) nolu ara kararı ile ” Davalılardan ----- vergi kimlik numaralı Tasfiye Halinde -----Şirketi'nin sicilden terkin edildiği anlaşılmakla; bu şirketin ihyası için davacı vekiline 3 aylık kesin süre verilmesine aksi takdirde davaya mevcut delil durumu ile devam olunacağı ve bu dava bakımından davanın usulden reddine karar verileceği” tarafımıza ihtar edildiğini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici madde 7 hükmü gereğince (Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veye kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir) ---- vergi kimlik numaralı ------ Şirketi'nin işbu dava ile sınırlı olmak üzere ihyası amacıyla ilgili asliye ticaret mahkemesinde dava açılması zorunluluğu meydana gelmekle, makamınıza bu hususta başvurulduğunu, --- vergi kimlik numaralı ----- Şirketi'nin ihyası ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Ticaret sicilinden terkin edilen TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ'nin (SN:---- ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacı tarafın iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önem arz ettiğini, Ticaret sicili müdürlüğü, ttk m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemez. “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir. Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek red edildiğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, müvekkil müdürlük yönünden davanın reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle;dava dışı --- Şirketinin taraf olduğu -- Asliye Hukuk mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasında dava dışı şirketin tasfiye nedeniyle ticaret siciliden terkin edilmesi sebebine dayalı olarak tasfiye işlemleri bitmeden şirketin sicilden terkinin usulüne uygun olarak olup olmadığı TTK 547 maddesi gereğince ek tasfiye koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir.İhyası istenen ---- Şirketi'nin sicil kaydı alınıp incelendiğinde, merkez adresinin ---- olduğu tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları yönetim kurulu üyeleri pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesini ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Aynı yasanın 2. Fıkrasında mahkeme istemin yerinde olduğu kanaatini getirirse şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapmaları için son tasfiye memurları veya yeni bir veya birkaç kişiye tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir hükmü mevcuttur.İncelenen tüm dosya kapsamına göre; ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---- sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ----- Şirketinin aleyhinde hukuk davası açıldığını, --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasındaki alacağını tahsil etmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının gerektiği; bu nedenle, davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu görülmekle; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ---- sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasınin sürdürülmesi ve infazı ile sınırlı olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ticaret siciline kaydına ve tesciline, tasfiye memuru olarak...'in atanmasına,davaya konu şirketin ihyası ile davaya konu şirketin ihya talebinin gerekçesi ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan iş bu davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği kanaatine varılarak, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olmakla; aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın kabulü ile ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----- sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ------ Şirketinin --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline,Tasfiye memuru olarak ...'nun atanmasına,Kararın ----Gazetesinde ilanına, tescil ve ilan için tasfiye memuruna yetki verilmesine,Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ---- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı ile bildirilmesine,2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,Dair, Davacı Vekilinin yüzüne davalının yokluğunda karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.