Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kanun yararına bozma sonrası verilen mahkûmiyet hükmünün, bölge adliye mahkemeleri göreve başladıktan sonra temyiz yerine istinaf mahkemesinde incelenmesi gerektiğine karar vererek dosyayı iade etti.
Özet: Daha önce kanun yararına bozma kararı sonrası yeniden yargılama sonucu kurulan mahkûmiyet hükmünün, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlaması sonrasına denk gelmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu, ancak sanık müdafii ve cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından, Yargıtayın, kanun yolunda yanılmanın hakları ortadan kaldırmayacağı ilkesi doğrultusunda, davanın temyiz incelemesi yapılmaksızın yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilmesi için iadesine karar verilmiştir.
7. Ceza Dairesi         2022/13411 E.  ,  2026/2534 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/265 E. 2022/180 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yerel Mahkemece verilen kararın, sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafi tarafından yapılan temyiz talebinin Dairemizin 02.07.2020 tarihli ve 2020/1467 Esas, 2020/10926 Karar sayılı kararı ile süre yönünden reddine karar verilerek Mahkemesince kesinleştirme işleminin yapıldıktan sonra, 27.04.2016 tarihli karara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararının kanun yararına bozulması üzerine Mahkemesince 16.03.2022 tarihinde sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği ve sanık müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz kanun yoluna başvurması üzerine, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmakla;
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce veya sonra, dava konusu olayla ilgili olarak sanık hakkında "temyiz incelemesi" yapılmadığı, Dairemizin kararı ile İlk Derece mahkemesince verilen ve temyiz edilmeden kesinleşen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun)
309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulduğu belirlenmekle, 5235 sayılı Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, İlk Derece Mahkemesi hükmünün de bu tarihten sonra verilmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, anılan hüküm 5271 sayılı Kanun'un 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğundan, gerekli kararın yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilmesi için dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2026 tarihinde karar verildi.