İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı haksız eylemden doğan itirazın iptali davasında Bakırköy Asliye Ticaret ve Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını çözümlüyor.
Özet: Bu hukuki evrak, haksız eylemden kaynaklanan bir zarar davasında (itirazın iptali) iki farklı mahkemenin (Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret) ayrı ayrı görevsizlik kararı vermesi üzerine oluşan görev uyuşmazlığını ele almaktadır. Asliye Hukuk Mahkemesi, davacının ticari işletmesinden kaynaklanan ticari araçla ilgili olması nedeniyle davayı Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanında görmüştür. Buna karşılık Asliye Ticaret Mahkemesi, davanın haksız fiilden kaynaklandığını, mutlak ticari dava olmadığını ve davalının tacir olmaması, aracının hususi nitelikte olması nedeniyle nispi ticari dava şartlarını da taşımadığını belirterek davaya Asliye Hukuk Mahkemesinin bakması gerektiğini belirtmiştir. Karar, yargı yerinin belirlenmesi amacıyla incelenmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/488
KARAR NO : 2026/1750
KARAR TARİHİ: 26/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/05/2025
NUMARASI : 2025/162 2025/497
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi ile Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava,İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)talebine ilişkindir.
Bakırköy 10.Asliye Hukuk Mahkemesince,"...Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Davada talep konusu alacakların davacının ticari işletmesinden kaynaklandığı ve aracın da ticari araç olduğu gözetildiğinde dava, Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmektedir ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince,"...dava, Borçlar Kanununda düzenlenen haksız fiil hükümlerine dayalı olarak, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davanın niteliği itibariyle mutlak ticari dava olmadığı açıktır. Somut olayda davacıya ait olan araç ticari olmakla birlikte, davalıya ait aracın kullanım amacının hususi araç olduğu, Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan kanun hükümleri doğrultusunda, somut olay değerlendirildiğinde, açılan davada davanın niteliği dikkate alındığında mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise, her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesinden kaynaklanması gerektiği, somut olayda ise, davalının tacir olmadığı ve herhangi bir ticari işletmesi de bulunmadığı, davalıya ait haksız fiile neden olduğu iddia olunan aracın kullanım amacının hususi nitelikte olduğu, bu nedenlerle davanın nispi ticari dava da olmadığı, netice itibariyle açılan davada davaya Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, kararın istinaf edilmeden kesinleşmesi halinde dosyanın merci tayini için İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmiştir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 2/1.maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Dava, yaşanan trafik kazası nedeni ile ödenmeyen hasar bedelli ile araç mahrumiyet zarar bedelinin tahsili isteminden kaynaklanmakta olup bu haliyle uyuşmazlığın sebebi trafik kazasıdır. Her ne kadar kazaya karışan araçlar ticari nitelikte ise de, yapılan yazışma sonrası gelen bilgi belgelere göre araç maliki ve sürücüler tacir konumunda değildir. Bu durumda, tacirler arasında görülecek nisbi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari davanın da mevzuahis olmadığı nazara alındığında, HMK"nın 2. Maddesi uyarınca davaya bakmak görevi Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 26/06/2026 gününde oy birliği ile karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere