İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Ukrayna Savaşı nedeniyle teslim edilemeyen ayçiçek yağı avans ödemesi kaynaklı ticari itirazın iptali davasında tarafların hile iddialarını inceledi.
Özet: Davacı, davalıya ayçiçek yağı ithalatı için yaptığı avans ödemesine rağmen ürünlerin teslim edilmemesi ve ödenen avansın iade edilmemesi üzerine, davalının Ukrayna-Rusya savaşı ve hileli eylemlerle sorumluluktan kaçtığını iddia ederek itirazın iptali davası açmış; davalı ise ödemenin geç yapıldığını, savaş nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, davacının farklı mail adresleri kullanarak şüpheli işlemler gerçekleştirdiğini, talep edilen iadenin üçüncü bir kişiye yapıldığını ve kendi aleyhine davacı tarafından dolandırıcılık şikayeti olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2024/132 EsasKARAR NO : 2026/1174 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : 2022/880 Esas - 2023/837 Karar TARİH: 28/09/2023DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 12/06/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ayçiçek yağı ithal etmek amacıyla, internet üzerinden bulduğu ...'de mukim davalı şirket ile yaptığı anlaşma sonucunda, tarafların imzasını ve kaşelerini havi 11.02.2022 tarihli proforma fatura düzenlendiğini, bu anlaşma kapsamında, 1790 kutu 1L rafine ayçiçek yağının, 47.256,00-USD karşılığında, davalı borçlu tarafından navlun ve sigorta masrafları ödenerek (CIF teslim şekli); Kongo Cumhuriyeti'nde ... limanına teslim edilmek üzere, davacıya satıldığını, faturada görüleceği üzere, davalı şirketin, davacının toplam ücretin %50'sini avans olarak ödemesinden itibaren 7-l0 gün içinde yağın üretimine başlamayı taahhüt ettiğini, dürüst bir tüccar olan davacının 11.02.2022 tarihli proforma gereğince, anlaşmaya riayet ederek, ürünlerin toplam tutarının %50'si olan avans ödeme tutarına denk düşen 23.628,00-USD'yi davalı şirketin ... ... A.Ş bankasındaki ... iban nolu hesabına 01.03.2022 tarihinde gönderdiğini sonrasında davalı çalışanı ...'ın davacıya yağ üretiminin Ukrayna'da bulunan fabrikalarında yapıldığını, Ukrayna Rusya savaşı nedeniyle en geç bir ay içinde ürünlerin gemiye yükleneceğini bildirdiğini; ancak ilerleyen süreçte davalı şirketin anlaşma şartlarına ihlal ederek, davacıdan avans ödemesi almasına rağmen, söz verilen sürede üretime başlayamadığını, bunun üzerine davacının ....fr elektronik posta hesabından, davalı şirkete ait ....com.tr elektronik hesabına avansın iadesi istemli mail attığını, davalı şirket sahibi ...'ın ....com adresli elektronik postasından davacıya attığı mail ile banka hesap bilgilerini teyit ettiğini ancak geçen sürede davalı şirketin, 01.03.2022 tarihinde 23.628,00-USD alması karşılığında ne taahhüt ettiği ürünleri teslim ettiğini ne de aldığı avansı iade ettiğini, davalı şirket sahibi ... ve çalışanı ...'ın haksız kazanç sağlamak amacıyla ve sözde davacıya bir kısım para iadelerinin yapıldığı yönünde suni deliller oluşturmak amacıyla suç teşkil eden hileli eylemlerde bulunmaları nedeniyle şikayetleri üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2022/181106 sayılı soruşturmanın yürütüldüğünü, ifadesi alınan ...paranın davacıya iadesi için ...'a talimat verdiğini iddia ettiğini, bankaya müzekkere yazılarak davalı şirketin ... ... A.Ş'ye talimat verip vermediği hususunun tespit edilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ait hak ve alacakları saklı kalmak üzere, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların, 11.02.2022 tarihli proforma faturası uyarınca 1790 kutu ayçiçek yağının 47.256,00 USD karşılığında teslim edilmesi hususunda anlaştığını, davacı yanın bir günlük süresi olan proforma faturasının en az yarı bedelini, üretime geçilebilmesi amacıyla ödemesi gerekmesine rağmen bu ödemeyi 01.03.2022 tarihinde gerçekleştirdiğini, proforma fatura tarihi 11.02.2022 tarihi olmasına rağmen, davacı yanın neredeyse yaklaşık bir ay sonra yaptığı bu ödemenin Ukrayna-Rusya savaşının başlamasına denk geldiğini, bu savaşın neden olduğu sonuçlar nedeniyle davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalının yurt dışı yazışmalarda kullandığı ''....com.tr'' isimli mail adresine, davacının 10.000,00-USD'nin ...'ye ait banka hesap numarasına gönderilmesi talebini içerir mail attığını, bunun üzerine hem mail hem de ... üzerinden teyit alındıktan sonra ödemenin ...'nin hesabına gönderildiğini ve davacının ödemeyi aldığı yönündeki beyanının taraflarına iletildiğini, davacının davalı ile ilgisi bulunmayan ....com uzantılı mail adresinden yazışma yaptığı iddiasının dinlenebilirliğinin bulunmadığını, şüpheli ve tutarsız davranışlar sergileyen davacı, davalı zararına neden olduğu gibi mail adreslerinin benzer şekilde kopyalanması nedeniyle davalı şirket tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, 2022/136215 sayılı dosya üzerinden soruşturmaya devam edildiğini, davalıya ait olmayan bir mail adresinin kim veya kimler tarafından kullanıldığının soruşturma dosyası ile ortaya çıkacağını, bu ve benzeri nedenlerle davanın reddine, davacı yan aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 28/09/2023 tarih ve 2022/880 Esas - 2023/837 Karar sayılı kararında; " Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı Belçika menşeili şirketin ayçicek yağı satın almak üzere davalı şirket ile anlaşmaya vardığı, anlaşma kapsamında 11.02.2022 tarihli 47.256,00 Amerikan Doları bedelli proforma faturanın düzenlendiği, 02.03.2022 tarihinde davacı şirket tarafından fatura bedelinin yarısı olan 23.628 USD 'nin davalı şirketin ... hesabına avans olarak gönderildiği, davacının Ukrayna -Rusya savaşı sebebiyle ayçiçek yağlarını temin edemeyeceğini bildiren davalı şirketten yaptığı avans ödemesinin iadesini istemesi üzerine davalı şirket yetkilisi ... tarafından önce 05/05/2022 tarihinde davacı yana atılan mesajda iade için bankaya talimat verdiği bilgisi verildiği, 31/05/2022 tarihinde davacı ile davalı şirket çalışanı ... arasında geçen ... yazışmalarında davacıya bir kısım iadelerin 17.05.2022 tarihinde attığı mail doğrultusunda ...'deki kontağına yapıldığının bildirildiği davacının böyle bir talimatı olmadığını söylemesi üzerine ise ....com mail adresinden davalı şirketin ....com.tr mail adresine gönderilen mail örneğinin davacıya iletildiği, davacının bu mail adresini ve içeriğini kabul etmemesi sonrası ....com adresinden bu defa davacının ....fr adresine gönderilen mailler ile ödemesini iade almak için önce ...'ın numarasını engellemesi akabinde engellemeyi kaldırarak 3.kişiye yapılan ödemeleri kabul ettiğine dair ... üzerinden mesaj göndermesi gerektiğinin söylendiği, davalı şirket çalışanı ...'ın 01/07/2022 tarihinde savcılığa yaptığı şikayette bilinmeyen kişilerce şirket mailinin kullanılarak davacıya yönlendirme yapıldığından bahisle şikayette bulunulduğu soruşturma neticesinde davalı yanın iddialarını destekler delil olmadığından takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Mahkememizce ...'a yazılan müzekkereye verilen cevap ile davalı yanın avans ödemesini iade etmek üzere Belçika'ya para transferi yapılması yönünde hiç bir talimat vermediği, davalı yanın faturaya konu davacıya satışını yapacağı yağlara ilişkin aldığı avansı iade etme iradesi içinde bulunmadığı anlaşılmış, proforma faturada ve taraflar arasındaki önceki yazışmalarda davacının mail adresi ....fr olduğu halde davalı yanın davacıya ait olduğunu iddia ettiği ....com mail adresinden gelen avansın iadesinin ... adında 3.kişiye yapılması talebini mail adresinin farklı olduğunu bile bile davacıdan teyit almadan gerçekleştirmesinin basiretli bir tacir olmanın gerekliliğine uymadığı, sonrasında davacının davalı şirketçe tarafına gönderilen maillerle 3.kişiye yapıldığı iddia edilen ödemeye onay vermeye zorlandığı kanaatine varılmış, neticeten davacıya avans iadesi borcu bulunan davalı borçlunun itirazının iptaline takibin aynen devamına, icra takibine konu alacak belirli ve likit olduğundan alacağın %20'si tutarında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, davanın kabulüne; davalının İstanbul Anadolu 12.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına, davalının kabul edilen alacağın %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; savcılık soruşturmaları devam ederken karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, dosyaya mübrez deliller ile cevap dilekçeleri süresinde olmasına rağmen, mahkeme hakiminin cevap dilekçesinin süresinde olmadığı gerekçesi ile dilekçelerini kabul etmediğini, delilleri toplamadığını; sonrasında ise soruşturma dosyaları devam ederken ve davaya konu icra takibine dayanak alınacak borç miktarı dahi belirsizken, soruşturma sürecini beklemediği gibi bir borcun var olup olmadığını var ise miktarının ne olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırmadığını, taraflar arasında yapılan mail yazışmalarının sahte veya gerçek olup olmadığına yönelik herhangi bir inceleme yapılmadan, özellikle davalının karşı taraf adına gönderdiği olduğu tutar dikkate alınmadan davanın doğrudan kabul edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu; davalının kurumsal mail hesabını yöneten, "Gülbahar Mah, ... Sok. No:.. Şişli/İstanbul" adresinde faaliyet gösteren, ...ticaret sicil numaralı, YS-(16) yer sağlayıcı numaralı, "... A.Ş."(...)'ne müzekkere yazılması talebinin dahi kabul görmediğini, davalıya iddialarını ispatlaması için hiçbir imkan tanınmadığını, mahkemenin, davalının basiretli bir tacir olmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığını, bu ilkenin karşı tarafın şüpheli maillerine rağmen yalnızca davalı aleyhine yorumlandığını; mail sürecinde yaşanan gerçekliğin henüz ortaya çıkmadığı da gözetildiğinde, alacağın likit olduğu yönündeki tespite de katılmadıklarını;İleri sürerek, izah edilen ve resen nazara alınacak hususlar gereğince, tehir-i icra taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki satış sözleşmesine istinaden avans olarak ödenen satış bedelinin, davalının edimini ifa etmediğinden bahisle, iadesi amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı şirket Belçika'da mukim olup, Belçika, ... Cumhuriyeti'nin de taraf olduğu 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'ne taraf olup, sözleşmenin 17 maddesi uyarınca, Belçika uyruklu davacı şirketin ...'de takip yapabilmesi ve dava açabilmesi MÖHUK'un 48/1 fıkrası uyarınca teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmamış olmakla birlikte, dava şartı olan bu husus dairemizce re'sen değerlendirilmiştir. Dosya içeriği belgelere göre; taraflar arasında şartları 11/02/2022 tarihli proforma faturada belirlenen koşullar altında 47.256,00-USD bedelle 1.790 kutu ayçiçek yağı satışı konusunda anlaşıldığı, davacının davalı şirkete 01/03/2022 tarihinde 23.628,00-USD gönderildiği, davalının Ukrayna'da çıkan savaş nedeniyle üretimi orada yapılacak yağların teslim edilemediğini savunduğu, teslim ediminin ifa edilmediği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davalı savunmasına göre borcun TBK'nun 136/1 maddesi uyarınca objektif imkansızlık nedeniyle sona erdiğinin kabul edilebileceği, bu durumda hükmün ikinci fıkrası uyarınca davalının aldığı ödemeyi iade ile yükümlü olduğu, davalının da cevap dilekçesi ile yağ teslim edimini ifa edeceğine ve sözleşmenin devam ettiğine dair bir savunmada bulunmadığı, aksine bedelin bir kısmının davacının mail yolu ile bildirdiği ... adındaki üçüncü kişi hesabına gönderilmiş olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez proforma faturada davacının e-mail adresinin ....fr olduğu ve satış anlaşmasına ilişkin yazışmanın da bu mail üzerinden yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından davacının davalıya üçüncü kişiye ödeme yapılması için mail gönderdiği ileri sürülmüş olup, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere bu mailin ....com adresinden gönderildiği, anılan adresin davacının sözleşmede yer alan mail adresi olmadığı, bu adresin davacıya ait olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından kendi mail adresine izinsiz olarak girilerek davacıya mail atıldığına yönelik şikayet üzerine başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın ise sulh ceza hakimliğince reddedildiği, davacı tarafından davalı şirket yetkilisi, davalı şirket çalışanı ve dava dışı ... aleyhine yapılan şikayet üzerine dolandırıcılık suçundan başlatılan soruşturmanın ise derdest olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere; davalı aldığı satış bedelini TBK'nun 136/2 fıkrası uyarınca davacıya iade ile yükümlü olup, paranın iade edildiğini ispata elverişli delil sunulmadığı, davalının kendi bankası olan ...'a verdiği ödeme talimatının başarısız olduğuna, bunun üzerine dava dışı ... isimli kişiye, davacı talebi üzerine 10.000,00-USD gönderildiğine yönelik savunması bakımından ise; davalının kendi bankasına ödeme talimatı verdiği, ancak ödemenin başarısız olduğu savunmasını ispat edemediği gibi, ...'nin iban ve kimlik bilgileri ile ona ödeme yapılması talimatı içeren mailin davacı tarafından gönderildiğini de ispat edemediği, dava dışı ...'ye yapılan ödemenin davacının iade borcunu sona kısmen erdirmeyeceği, kaldı ki bu kişiye yapılan ödemelere ilişkin davalının sunduğu havale dekontlarında da, dava konusu faturaya istinaden ve davacı hesabına ödeme yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığı, davalı tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturmada verilen takipsizlik kararının kesinlemiş olduğu, diğer ifade ile davalı şikayeti üzerine başlatılmış ve bekletici mesele yapılması gereken bir soruşturma dosyası bulunmadığı, davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmanın ise, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu satış bedelinin iadesi borcunun yerine getirildiğinin ispatlanamamış olması karşısında bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı, dava konusu iade alacağı likit nitelikte olduğundan ve davalı itirazında haksız bulunduğundan İİK'nun 67 maddesi uyarınca inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.232,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 7.308,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.924,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.