Danıştay 13. Daire, Bilecik Belediyesinin Elektronik Ücret Toplama Sistemi ihalesinin iptali talepli davada, halk otobüsü işletmecisinin dava ehliyeti ve menfaat ihlali itirazını temyiz sürecinde değerlendiriyor.
Özet: Belge, bir kamu otobüsü işletmecisinin, kendi gelirini doğrudan etkileyeceğini iddia ettiği bir elektronik ücret toplama sistemi ihalesinin iptali talebiyle açtığı davanın, ilk derece mahkemesi tarafından ihaleye katılmadığı gerekçesiyle "dava açma ehliyeti yokluğu" nedeniyle reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunu konu almaktadır; işletmeci, hizmetinden elde ettiği gelirden kesinti yapılacağının ve sistemin mevcut işleyişini değiştireceğinin, hak arama hürriyetini kısıtlamayan meşru ve kişisel menfaat ihlali oluşturduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:2025/2462Karar No:2025/3740TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilecik Belediyesince 17/12/2024 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca gerçekleştirilen "10 yıl süre ile Elektronik Ücret Toplama Sistemi (EÜTS) Kurulması, Yönetilmesi ve İşletilmesi İşi" ihalesi ile anılan ihaleye çıkılmasına ve ihalenin ilan edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilecik Belediyesi Encümen kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen kararda; Bilecik Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, şehir içi toplu taşıma araçlarında EÜTS geçilmesi yönünde karar alındığı, anılan karar gereğince Bilecik Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile Bilecik Belediyesi sınırları ve mücavir alanları dahilinde, şehir içi toplu taşıma araçları ödeme sistemlerinde akıllı ulaşım kartlarının kullanılmasını sağlayan ve araç takip sistemini barındıran EÜTS, cihazların kurulması, sistemin işletilmesi ve yönetilmesi işinin ihale edilmesi yönünde karar alındığı, anılan encümen kararına dayanılarak 17/12/2024 tarihinde "10 yıl süre ile EÜTS Kurulması, Yönetilmesi ve İşletilmesi İşi" ihalesinin gerçekleştirildiği, bunun üzerine davacı tarafından bakılmakta olan davanın açıldığı,Mahkemelerinin 10/07/2025 tarihli ara kararı üzerine davalı idarece dava dosyasına sunulan bilgi belgeler incelendiğinde; davacının, 02/05/2023 tarihinde davalı idare ile imzaladığı sözleşme gereği ... plakalı halk otobüsü işletmeciliği yaptığı, dava konusu ihaleye katılmadığı gibi ihale isteklisi konumunda da bulunmadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen ihale sonrasına dönük itirazların ihale işlemiyle ilgili olmadığı ve sırf halk otobüsü işletmeciliği yapmasının ihale işlemine karşı dava açmasında meşru ve kişisel bir menfaat ilişkisi kurmayacağı anlaşıldığından, bakılan davada subjektif ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Ayrıca; davacı tarafından, "Şehir içi toplu taşıma araçlarında EÜTS'ye geçilmesine ve konuyla ilgili tüm iş ve işlemler için (protokol, sözleşme, ihale vb.) Belediye Başkanı ve Belediye Encümenine yetki verilmesine" ilişkin davalı Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı ayrı bir dava açtığı da görülmüştür. Belirtilen gerekçelerle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının hak arama hürriyetini kısıtladığı, kendi sermayesiyle aldığı araç üzerinden verdiği hizmet sonucunda elde edilen gelirden idare ve EÜTS yüklenicisi için pay alınacağı, gelirinden eksilme olacağından menfaatinin zedelendiği ve dava açma hakkının bulunduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY: Bilecik Belediyesince 17/12/2024 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca gerçekleştirilen "10 yıl süre ile Elektronik Ücret Toplama Sistemi (EÜTS) Kurulması, Yönetilmesi ve İşletilmesi İşi" ihalesi ile anılan ihaleye çıkılmasına ve ihalenin ilan edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilecik Belediyesi Encümen kararının iptal edilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları ise idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Yargı kararlarında ve doktrinde "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir alaka söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmektedir. İptal davalarında davacı olabilmek için subjektif bir hakkın ihlal edilmesi şartı aranmamakta, menfaat ihlali yeterli sayılmaktadır. İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirtilen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin, bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat alakası kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir. Kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi, makul, maddi ve/veya manevi bir alakasının bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. İptal davaları idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının ve sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine imkan sağladığından, bu davalarda menfaat alakasının bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. Kamu ihalelerinde ihale sürecine ilişkin icrai nitelikteki işlemler, sadece ihaleye katılan veya katılmak isteyenlerin hukuki durumunu değil, bunların yanında üçüncü kişilerin de hak veya menfaatlerini de etkileyebilmektedir. Böyle bir durumda, söz konusu kişilerin menfaatlerinin zedelendiği iddiasıyla, mevzuatta belirtilen usuller çerçevesinde dava açabileceklerinin kabulü gerekmektedir. Aksi yöndeki kısıtlayıcı bir yaklaşım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde yer alan "Herkes, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." ve "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesinde yer alan "Bu Sözleşme'de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." kuralını ihlal edecektir. Aynı şekilde, ihale sürecinde, dava ehliyetinin bir alt unsuru olan subjektif ehliyetin varlığının aday, istekli ve istekli olabileceklerle sınırlanması, Anayasa'nın idari işlemlere karşı yargı yolunu açan 125. maddesi ile "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesine de aykırılık teşkil edecektir. Dosyanın incelenmesinden, davacının davalı idare ile 20 yıl süreyle özel halk otobüsü işletmeciği yapmak üzere 02/05/2023 tarihinde sözleşme imzaladığı, anılan sözleşmenin gereği olarak kendisine belirlenen hatta maliki olduğu otobüsle hizmet verdiği, davalı Belediye Meclisinin Belediye Encümenine vermiş olduğu yetki neticesinde, davaya konu ... tarih ve ... sayılı Encümen kararıyla "10 yıl süre ile Elektronik Ücret Toplama Sistemi (EÜTS) Kurulması, Yönetilmesi ve İşletilmesi İşi" ihalesinin gerçekleştirilmesi ve anılan ihalenin ilan edilmesine yönelik karar alındığı, alınan karar neticesinde dava konusu ihalenin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile idare arasında özel halk otobüsü işletmeciliğine yönelik imzalanan Sözleşmenin 6. maddesinde, "...ilerleyen dönemlerde EÜTS'ye geçilmesi durumunda yüklenicinin bunu kabul edeceği, sistemin cihaz bedelini yapılacak ihale kapsamında idarenin ödeyeceğini, günlük kullanım gelirlerinden %5 i geçmemek üzere idare ve EÜTS işletici şirketinin hizmet bedeli ücreti alacağı" düzenlenmesine ve dava konusu ihalenin İdari Şartnamesinin "Muhammen bedel" başlıklı 4. maddesinde ve "Gelir paylaşımı" başlıklı 21. maddesinde de EÜTS sisteminin kurulması neticesinde özel halk otobüsü işletenlerin gelirlerinden pay alınacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiğinin görüldüğü, dava konusu ihalenin kimin üzerinde bırakıldığından bağımsız olarak, yapılacak ihale neticesinde davacının ek bir mali külfetle karşılaşacağının açık olduğu, dolayısıyla, davacının, dava konusu ihale ile birlikte ihaleye çıkılması ve ilan edilmesine ilişkin Encümen kararına karşı dava açmasında meşru ve güncel bir menfaatinin bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, İdare Mahkemesince davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 02/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.