Taşıma sözleşmesi kaynaklı itirazın iptali davasında ispat yükü, ticari defterler ve eksik inceleme gerekçeleriyle istinaf kararı özeti.
Özet: Uyuşmazlık, davacının davalıya sağladığını iddia ettiği taşıma hizmetlerine ilişkin ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, davacının taşıma hizmetinin fiilen verildiğini ispatlayamadığı ve dosyada sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, davacı ise istinafta, TTKnın 21. maddesi uyarınca itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, kendi ticari defterlerinin usulüne uygun olduğunu ve bilirkişi raporuyla alacaklı göründüğünü, davalının defter ibraz etmemesinin ve faturalara itiraz etmemesinin ispat yükünü değiştirmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/85 Esas
KARAR NO : 2026/1172 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/354 Esas - 2023/498 Karar
TARİH: 23/05/2023
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 12/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesine istinaden davalıya faturalar karşılığında taşıma hizmeti verildiğini, ancak davalının taşıma ücretlerini ödemediğini, ödenmeyen toplam 21.708,97 TL tutarlı faturaların bedelleri için başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptaline, davalının alacak ve tüm ferileri üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 23/05/2023 tarih ve 2022/354 Esas - 2023/498 Karar sayılı kararında; davacı şirket tarafından 26/01/2021 tarihinde keşide edilen ihtarname ile 25.242,52-TL borcun üç gün içerisinde ödenmesinin davalıdan talep edildiği, ihtarnamenin PTT sorgusundan davacıya iade edilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacının davalı aleyhine 19/04/2021 tarihinde 21.708,97-TL alacak için ilamsız takip başlattığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacının iddia ettiği taşımaya yönelik olarak düzenlenen 26/11/2020 tarihli faturanın düzenlenmesinin tek başına taraflar arasında sözleşme ilişkisinin varlığını ve faturaya konu hizmetin verildiğini de kanıtlamayacağı, hizmetin verildiğinin hususunun davacı tarafından (taşıma belgeleri, taşımaya ilişkin kayıtlar vs. yoluyla) kanıtlanması gerektiği, dosyaya mübrez bir sözleşme de bulunmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacının hizmetin sağlandığına dair ispata yarar bir delil sunmadığı gerekçesi ile, ispatlanamayan davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, davalı ile aralarındaki kargo sözleşmesindeki taşıma taahhüdünü özen ve ivedilikle yerine getirdiğini, taşıma işlemleri neticesinde faturaların kesildiğini; buna karşılık davalının taşıma hizmetine karşılık olarak ödenmesi gereken ücreti ödemediğini; bu fatura değerlerinin toplamının 21.708,97-TL olduğunu, TTK'nun 21 maddesi uyarınca itiraz edilmeyen fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, davacının incelenen defterlerinin usulüne uygun tutulduklarının ve davacı lehine delil vasfını haiz olduklarının bilirkişi raporu ile tespit edildiğinin, ancak davalının defter ve kayıtlarının incelenmediğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması halinde ispat yükünün yer değiştireceğini, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, itiraza uğramayan faturanın, malın teslim edildiğini ve işin yapılmış olduğunu göstereceğini, ileri sürerek, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle eksik incelemeye dayalı verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, eksik hususlar giderilerek ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; taşıma ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu takip dosyası kapsamından, davacının davalı aleyhine 16/04/2021 tarihinde 21.708,97-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı, takip talebinde alacağın dayanağının ne olduğunun belirtilmediği, ancak takip talebi ekine ihtarname, 26/01/2021 tarihi itibariyle alacak durumunu gösterir açık hesap dökümü ve 26/11/2020 tarihli 28.767,48-TL bedelli bir adet "kargo taşıma hizmet bedeli" açıklamalı faturanın eklendiği anlaşılmıştır.
Ön inceleme celsesinde uyuşmazlığın taşıma hizmetine karşılık kesilen fatura bedeli alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olduğu tespitinin yapıldığı, mahkemece tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın bir mali müşavir ve bir taşıma uzmanı bilirkişiye tevdii edildiği, davalının defter ibraz etmediği, bilirkişi heyeti tarafından davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle 21.494,47-TL alacaklı göründüğünün tespit edildiği, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere, tek başına fatura düzenlenmesinin alacağın ispatı için yeterli olmadığı, fatura içeriği malın teslim edildiğinin veya hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerektiği, dosyaya taraflar arasında yapılmış yazılı bir taşıma sözleşmesi sunulmadığı, davacının gerek açık hesaba konu tüm faturaların, gerekse yine açık hesap içerisinde bulunan 26/11/2020 tarihli faturanın davalıya tebliğ edildiğine ve davalının yasal süre içerisinde faturalara itiraz etmediğine dair delil sunmadığı gibi, faturalara konu taşıma hizmetinin davalıya verildiğine dair de delil sunmadığı, ayrıca davacı vekili tarafından son celse, dava dilekçesinde dayanılan yemin deliline bu aşamada başvurulmayacağının beyan edildiği, bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacının davalıdan açık hesaba konu faturalar nedeniyle bakiye alacağının varlığını ispat edemediğine dair mahkeme kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.