İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinden, doğalgaz dağıtım hattı projesi kapsamında eser sözleşmesi alacağı ve itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı müteahhit ile davalı alt yüklenici arasında doğalgaz dağıtım hattı servis hattı tamamlama projesine ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak anlaşmazlığını konu edinmektedir; davacı, sözleşme konusu işi eksiksiz tamamlamasına rağmen hak edişinin ödenmediğini iddia ederek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve alacağının tahsilini talep ederken, davalı ise davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığını, aksine davacı adına yaptığı ödemeler nedeniyle kendisinin alacaklı konumda bulunduğunu ve davacının kendisine gönderilen faturaları dahi kabul etmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmakta, ilk derece mahkemesi ise işin teknik olarak eksiksiz yapıldığını ancak davacının ödeme alamadığı iddiasının devam ettiğini belirtmektedir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1667
KARAR NO : 2026/782
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/174
KARAR NO : 2022/1082
DAVA TARİHİ : 15.02.2017
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 02.06.2026
KARARIN YAZ. TARİH : 02.06.2026
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2022 tarih ve 2017/174 Esas, 2022/1082 Karar sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili 15.02.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 2015 yılında Doğalgaz Dağıtım Hattı Projesi kapsamında servis hattı tamamlama 7.kısım projesi ile ilgili sözleşme imzalandığını, sözleşmenin konusunun,... İli, ... ilçelerde doğalgaz dağıtım tamamlanmış olup gazlı yada gazsız dağınık PE boru servis hattı ferşi yapılması işi olduğunu, sözleşmede hak edişlerin ve dağınık servis hatlarının yapılması karşılığında ücretin müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını, proje yüklenicisi olan müvekkilinin işi tamamladığını ancak davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını bunun üzerine müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2016/549 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibe geçildiğini ancak itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, alacağın teminat altına alınması için davalıya ait .... plakalı iş makinesi üzerine tedbir konulmasına, asıl alacağın %10 oranında para cezası ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı vekili yasal cevap süresinden sonra sunduğu 12.11.2018 tarih dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın... A.Ş'nin "İzmir şehir içi doğalgaz dağıtım hattı projesi kapsamında servis hattı tamamlama 7.kısım projesi" işini üstlenen .... A.Ş'nin alt taşeronu olarak bu işi .... A.Ş' den aldığını, almış olduğu bu işi de sadece bu iş ile sınırlı olmak üzere davacı tarafa sözleşme şartlarında verdiğini, sözleşmeye göre yapılacak işin sadece servis hattı tamamlama 7. kısım projesi olduğunu, bu iş ile sınırlı olduğunu, işin 2015 yılı Mayıs ayı sonunun ise 2015 yılı Eylül ayı olduğunu, dosyadaki evraklardan da anlaşılacağı üzere işin eylül ayı sonunda bitirildiğini, davacı ile müvekkili firma arasında yapılan taşeronluk sözleşmesinin bundan ibaret olduğunu, sözleşmenin konusunun belirtilen iş kapsamında boruların döşenmesi işi olduğunu, sözleşmeye göre 1 metrelik imalat için 34,00 TL hak edeceğinin kararlaştırıldığını, tüm işçilerin müvekkili tarafından sigortalı olarak gösterildiğini,.... A.Ş'den gelen belgelerden de anlaşılacağı üzere müvekkili ile davacı arasındaki iş ile ilgili işin tutarının 41.708,90 TL olduğunu, bu miktara 7.507, 60 TL'de %18 oranında KDV ilave edildikten sonraki rakamın 49.216,50 TL olduğunu, bu rakamlardan 2.085,45 TL noksanlıklar için kesildikten sonra asıl işveren .... A.Ş tarafından müvekkili firmaya ödenecek rakamın 47.131,06 TL olduğunu, bu rakamın yaklaşık bir ay sonra ödendiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir alacağın doğmasının imkanı bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili firmayı sahtecilik yaptığı suçlaması ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet ettiğini, hakkında takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin davacı tarafa 10.03.2016 tarihinde 21292 nolu ve 20.321,69 TL 10.03.2016 tarihinde 21294 no.lu fatura ile 15.104,00 TL bedelli iki adet fatura kestiğini, davacı tarafın kargo ile gönderilen bu faturaları almayarak iade ettiğini, dosyaya sundukları ve asıl koçanları savcılık dosyasında olan makbuzların tutarının 77.000,00 TL civarında olduğunu, müvekkilinin tüm bunları davacı adına ödemek zorunda kaldığını bu makbuzların bir çoğunda davacının imzalarının mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu kalmadığını, bu ticari ilişkiden dolayı müvekkilinin davacı taraftan alacağı kaldığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 22.11.2022 tarih ve 2017/174 Esas, 2022/1082 Karar sayılı kararında özetle; "... Davacı tacir ile davalı arasında imzalanan doğalgaz dağıtım hattı projesi kapsamında servis hattı tamamlama 7.kısım (2015-T) projesi sözleşmesi ile davacının proje kapsamı işi yaptığını, bedelinin ödenmediğini belirttiği, işin teknik kriterlere uygun yapılmadığı yönünde herhangi bir iddia veya delil bulunmadığı dolayısıyla işin bitirildiği, doğalgaz hattının tamamlandığı hususu tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme konusu işe ait davacının yaptığı işin miktarı ile davacı hakediş bedelinin ne kadar olduğu, davalının davacıya sözleşme kapsamında masraf ödemesi nedeniyle hak ediş bedelinden kesinti yapıp yapamayacağı, kesinti yapabilecek ise davacının hak ediş alacağının miktarı ile davalının davacıya sözleşme kapsamında ödemesi gereken hakediş bedelinin bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek bilirkişi raporlarına göre, dava dışı ... . A.Ş ile davalı ...Şti arasında imzalanan “Servis Hattı Tamamlama 7.Kısım (2015-7) Projesi" sözleşmesine göre önceki hakkedişlerle birlikte imalat toplamının 156 .391,95 TL olduğu ve %18 KDV ile birlikte toplam bedelin 184.542,50 TL olduğu, işyerinin 27.04.2015 tarihinde davalı ...Şti'ne teslim edildiği, kesin hakedişin 30.09.2015 tarihinde düzenlendiği, bu işe ilişkin son hakediş imalat toplamının 41.708,90 TL olduğu, Mayıs/Eylül 2015 arasındaki süreçte SGK hizmet listelerindeki şahıslara ait ücretlerin ve SGK primlerinin dava dışı .... A.Ş ile davalı .... Şirketi arasındaki sözleşmedeki şekilde davalı ...şirketi tarafından ödendiği; davacının davalı adına toplam 105.743,34 TL bedelli 5 adet fatura düzenlediği, takip dosyasına sadece 31.12.2015 tarihli 79674 numaralı 49.560,00 TL bedelli faturanın konu edildiği, takip konusu bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalı tarafça vergi dairesine beyan edilmediği, bu faturaya karşılık ödeme yapıldığına dair davalı defterlerinde kayıt bulunmadığı, davalı ...Şti. vekilinin 12.11.2018 tarihli dilekçesinde belirttiği davacı ...'nın kendine ve adına (işçi ücreti, sigorta, kepçe çalışması, ....'a iade edilmeyen malzeme bedelleri, zarar bedelleri vb.) nedeniyle yaklaşık 77.000,00 TL ödeme yapıldığı iddiası yönünden yapılan incelemede ise davacıya veya davacı adına yapıldığı beyan edilen ödemelerin makbuzlarında davalı ....Şti yetkilisi .... tarafından çeşitli tarihlerde yapılan muhtelif (kepçe çalışması, çimento, hafriyat, senet, makine tamiri, lokanta, maaş, elektrikçi vb açıklamalarla) ödemeler için düzenlendiği, makbuzların kiminde davacı ...'nın isminin yazılı olduğu ancak davalı defterlerinde yapılan incelemede bu makbuzların ...'nın cari hesabında kaydedilmediği gibi bu makbuzların davacı defterlerinde de kayıtlı olmadığının tespit edildiği, teknik yönden yapılan incelemede taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında davacı yüklenici tarafından yapılan işin bedelinin 18.468,70 TL + KDV olarak tespit edildiği, KDV dahil tutarın 21.793,07 TL olarak hesaplandığı, davalı ....Şti'nin çalışan personel için yaptığı ödemeler toplamının 27.536,41 TL olarak hesaplandığı, davalının sözleşme kapsamında masraf ödemesi nedeniyle hakediş bedelinden 27.536,41 TL kesinti yapabileceğinden davacı ...'nın yaptığı iş bedelinden kalan alacağı olmadığının anlaşıldığı, buna göre davalının davacıya sözleşme kapsamında ödemesi gereken hakediş bedeli bulunmadığından davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçeleriyle;
Davanın reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili 04.07.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Dosyalarının eksik inceleme ile karara çıktığını, kararın kaldırılmasını talep ettiklerini,
Dosyaya sunmuş oldukları tüm delillerin toplanılmadığını konuyu tam olarak aydınlatacak, konu hakkında bilgisi olan tanıklarının dinlenilmediğini, dosyada hiç tanık dinlenilmediğini, delil listelerinde yemin deliline ve isticvap deliline dayandıklarını, ancak yemin ve isticvabın delil hakkının kullandırılmadığını, mahallinde keşif yapılarak müvekkili tarafça yapılan imalat bedelinin teknik inceleme ile belirlenmesini defalarca talep ettiklerini, ancak taleplerinin kabul edilmediğini ve müvekkili tarafça yapılan imalat bedeli bulunmadan dosyanın eksik inceleme ile karara çıktığını
Bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini itirazlarında ısrarla; müvekkili tarafça yapılan imalat bedelinin teknik inceleme ile belirlenmesini, bunun için mahallinde keşif yapılmasını talep ettiklerini, ancak mahkemenin keşif taleplerini kabul etmediğini, dosyanın keşif yapılmadan bilirkişiye verildiğini ve bilirkişinin eksik inceleme ile yanlış bir rapor hazırladığını, raporu kabul etmenin mümkün olmadığını, bilirkişinin müvekkilini borçlu çıkardığını, müvekkilinin alacağını alamadığı gibi borçlu çıktığını, bunun akla ve mantığa aykırı olduğunu, borçlu bir insanın alacaklı olduğu iddiası ile dava açıp masraf yapamayacağını, üstelikte davanın 6 yıldır devam ettiğini, müvekkilinin mağdur durumda olduğunu,
Dosyada yapılan teknik incelemenin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan iş miktarı ve bedellerinin yanlış hesaplandığını,
Müvekkilce yapılan işin eksik hesaplandığını, yapılan işin bedellerinin yanlış hesaplandığını ve raporda çıkan sonucun yanlış olduğunu, müvekkili ile davalının 2015 /7.kısım servis hattı tamamlama projesi olarak anlaştıklarını, müvekkilinin... İli ... ilçelerde dağınık PE boru servis hattı ferşi yapılması konusunda anlaştıklarını,
Bilirkişi ek heyet raporunda; davacı tarafından yapılan iş bedelinin 21.793,07 TL ve davalı tarafça yapılan personel giderinin 27.563,41 TL olarak dikkate alınarak
Davacı ... Hakediş Bedeli KDV Dahil : 21.793,07
Davalı ...Şti Maaş + SGK prim ödemeleri : -27.536,41
Davacı ...'nın Kalan Alacak Hesaplaması : -5.743,34 olarak hesaplandığını,
Bilirkişinin müvekkilinin hakedişini nasıl hesapladığının sorulması gerektiğini, bu hesabı anlamanın ve kabul etmenin mümkün olmadığını, çünkü her şeyden önce müvekkilinin yaptığı işin birim / metre olarak ne kadar olduğunun tespit edilmediğini, müvekkilinin yaptığı işi tam olarak belirlemeden sadece yaptığı işin bir kısmını göz önüne alınarak yanlış bir hesap yapıldığını, hakedişin hesaplanmasınında; toplanan metraj, ana hat yoldan sokaktan döşenen, binaya bağlanan hat kolu, doğalgaz kutusu koyma, parke döşenme işleri yapıldığını ve bu işlerin her biri ayrı iş olarak kabul edildiğini ve ayrı ayrı olarak ücretlendirildiğini, bu nedenle keşif yapılarak müvekkilinin ne kadar iş yaptığının, hangi işleri yaptığını kalem kalem tespit edilmesi ve buna göre de ayrıca ücretlendirme yapılması gerektiğini, ancak bu eksiklik giderilmeden davanın karara çıktığını, kararı kabul etmediklerini,
Sözleşmenin 4. maddesinde; yukarıda açık adı yazılı olan projenin teklif birim fiyat sözleşme olup ekte listelenen fiyatlar üzerinden yapılan iş toplam sözleşme bedelinin kesin hesapta belirleneceğini,
"Tarnşe Hattında Birden Fazla Boru Geçmesi" kanaldan iki PE boru geçmesi halinde boru çap için teklif edilen bedelin % 10 (yüzde on) arttırılacaığını, kanaldan üç PE boru geçmesi halinde boru çapı için teklif edilen bedel in % 15 (yüzde onbeş) arttırılacağını, mahallinde keşif yapılarak işin niteliğinin tespit edilmesi ve bedelin arttırılmasını gerektiren hususların var mı yok mu bu hususun netleştirilmesi gerektiğini,
Tarafların imzaladıkları sözleşmede yapacakları işleri ve birimlerini, bedellerini açıkça beyan ettiklerini, burada öncelikle müvekkilinin yaptığı işin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin ne kadar iş yaptığını, yaptığı bu işlerin bedelinin ne kadar olduğunu, ayrıca yapılan sözleşmenin alt kısmında; dağınık servis hatları yapılmasının, 1 mt 34.00 TL olarak kabul edildiğini, müvekkilinin ne kadar kaç metre iş yaptığı hususlarının tespit edilmeden bilirkişinin nasıl hesap yaptığının sorulması gerektiğini, bu hesabı kabul etmenin mümkün olmadığını, bu nedenle tekrarla; müvekkili tarafça yapılan imalat bedelinin teknik inceleme ile belirlenmesi, bunun için öncelikle mahallinde keşif yapılması, yapılan işin miktarının metresinin tespit edilmesi, bedelin arttırılmasını gereken hususlar var mı yok mu bu hususun tespit edilmesi ve daha sonra hesap yapılması gerektiği ve buna göre karar verilmesi gerektiğini beyanla bu eksik inceleme ile verilen kararın yanlış olduğunu beyan ettiklerini,
Bilirkişinin hatalı olarak işçiler için ödenen prim bedellerini müvekkiline ödenecek hak ediş bedelinden düştüğünü, sözleşmede çok açık olarak işçilerin davalı şirkette sigortalı olarak gösterileceği ve primlerinin davalı tarafça ödeneceğinin belirtildiğini, buna rağmen işçiler için ödenen eksik prim meblağların müvekkilinin hak edişinden düşülmesinin hatalı olduğunu, yapılacak işin bedelinin ayrı, işçilerin Sgk prim ödemesinin ayrı olduğunu, davalının her ikisini de ayrı ayrı ödeyeceğini, bilirkişi raporuna göre müvekkili tarafından yapılan işin ücretsiz yapıldığını, yapılan işin bedelinin olmadığını, bunun normal hayat şartlarına aykırı bir durum olduğunu, herhangi bir işte çalışan kişi için onun emeğinin ayrı, ona ödenen primin ayrı değerlendirileceğini, işçiye "ben sana prim ödedim iş için ücret yok" denemeyeceğini, üstelik davalı şirket tarafından müvekkiline ödeme yaptığının ispatlanamadığını ve bilirkişinin kendisinin de bu konuda, davalı şirket yetkilisi tarafından dava dışı firmanın ya da şahıslara yapılan ödemelere ait sunulan makbuzların davacıya yapılan ödeme olarak ispatlanmadığı görüşüne varıldığı şeklinde beyanda bulunmuş olmasına rağmen yapılan bu hesabı kabul etmenin mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin de bu yalnış rapora dayanarak yanlış bir karar verdiğini, kararı kabul etmediklerini,
İşçilerin sigorta primlerinin davalı şirket tarafından değil müvekkili tarafından ödendiğini, ....'dan gelen kayıtlarda davalıya ait Mayıs / Eylül 2015 arası aylık sigortalı hizmet listelerinin görüldüğünü, bu listelerde de açıkça; davalının bu kişilerin çalışmasını eksik gösterdiğini, primlerini eksik yatırdığını, bazı işçileri 5 gün, 15 gün, 16 gün, 2 gün ve benzeri çalışmaları hep eksik gösterdiğini,
Müvekkili ile davalı arasında imzalan sözleşmenin de el yazısı ile yazdıkları kısımda çok net olarak "Çalışan Elemanlar ...Şti nde gösterilecek, sigorta primleri davalı ... firmasından kesilecek, iş güvenliği primi de ödenecektir" denildiğini, SGK'dan gelen bir kısım kayıtlarda müvekkilinin çalıştırdığı işçilerin bazılarının davalı şirket çalışanı olarak gösterildiğini, ancak davalının bu kişilerin çalışmasını eksik gösterdiğini, primlerini eksik yatırdığını, ücretlerini ise hiç ödemediğini işçileri müvekkilinin temin ettiği için işçilerin ücretini de müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını,
Bilirkişi raporunda; işçilerin ödemelerinin davalı tarafça yapılmış olması durumunda davacı adına fatura düzenlenerek bu faturaların da davacıya ait cari hesaba kaydedilmiş olması gerektiğini, ancak bu şekilde herhangi bir kayda rastlanılmadığından bahsedildiğini, yani işçilerin ödemeleri ve SGK prim ödemelerinin müvekkili davacı tarafından ödendiğini, bu hususun da raporda çok açık olarak ispatlandığını, bilirkişinin buna rağmen sanki işçilerin primlerinin davalı tarafça ödenmiş gibi hesaplama yaptığını, primlerin davalı tarafından ödendiği ispatlanamamışken yapılan bu hesabın yanlış olduğunu, bu hesabı kabul etmediklerini, yanlış rapora dayanan bu kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, yani asıl iş verenin sorumlu olmadığı gibi bir durumun kabul edilemeyeceğini, kaldı ki davalı taraf ile davacı taraf arasında yapılan sözleşmede, el yazısı ile kaleme alınmış bir şekilde çalışan elemanların davalıda gösterileceği, SGK primlerinin yüklenici firmadan kesileceği, iş güvenliği priminin de ödeneceğinin belirtildiğini, davalı tarafın da imzalayarak bu hususu kabul edip borç altına girdiğini, fakat davalının, bu hükmün de gereğini yerine getirmediğini ve işçileri müvekkilinin temin ettiği için tüm bu ödemelerin müvekkilince gerçekleştirildiğini,
Bilirkişi raporunda yapılan mali inceleme ve değerlendirme sonucunda; sözleşmeye göre imalat bedelinin 184.542.50 TL olduğu; ... tarafından davalı şirkete yapılan ödeme bilgilerinin.... A.Ş. Bünyesinde bulunmadığının bildirildiğini, ....'ın bu ödemeleri....'a bildirmediğini, 09.08.2021 tarihli itiraz dilekçlerinde dava dışı ....'a yazı yazılarak davalıya yapılan ödemelerin tarihi, ödemelerin miktarı konusunda bilgi sorulmasını talep ettiklerini, bu taleplerinin hiç dikkate alınmadığını, rapordaki eksik hususların giderilmediğini, dosyanın bu yönüyle aydınlatılmadığını, dava dışı ....'a yazı yazılarak davalıya yapılan ödemelerin tarihi, ödemelerin miktarı konusunda bilgi sorulması gerektiğini, bu eksiklğin de tamamlanmadığını,
Davalının dava dışı ... A.Ş'den 184.542.50 TL tahsilat yaptığı; davalının defterlerinde yapılan incelemede dava dışı .... A.Ş'nin cari hesap kayıtları incelenerek davalı tarafından dava dışı .... A.Ş. hak ediş toplamı olan 184.542.50 TL kadar fatura düzenlenmiş olduğu ve cari hesapta ... A.Ş.'nin 172.821.11 TL havale ile ödeme yaptığı, kalan 11.721.36 TL bakiyenin 31.12.2016 tarihli virman açıklamalı yevmiye fişi ile kapatıldığının görüldüğünü, yani davalı şirketin müvekkiline yaptırdığı işin bedelini dava dışı .... A.Ş'den aldığını ancak müvekkiline ödeme yapmadığını,
Tarafların defter kayıtlarının birbiriyle uyumsuz olması; bilirkişi raporunda; tarafların defter kayıtlarının birbiriyle uyumsuz olmasının davacı tarafından yapılan iş bedelinin ve davalının yaptığı ödemelerin kayıtlardan tespit edilememesi nedeniyle davacı tarafça yapılan imalat bedelinin teknik inceleme ile belirlenmesi ile taraflar arasındaki borç / alacak durumunun tespit edilebileceğini beyan ettiğini, bu nedenle öncelikle mahallinde keşif yapılması, müvekkilinin yaptığı iş ve bedelin tespit edilmesi gerektiğini, bu incelemenin yapılmadığını,
Bilirkişi raporunda; dosyada davacıya ya da davacı adına yapıldığı iddia edilen ödemelerin makbuzlarının incelendiğini, makbuzların davalı şirket yetkilisi .... tarafından çeşitli tarihlerde yapılan muhtelif (kepçe çalışması, çimento, hafriyat, senet, makina tamiri, lokanta, maaş eletrikçi vb) ödemeler için düzenlendiği görülmekte ise de makbuzların okunaklı olmaması nedeniyle herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığını, söz konusu makbuzların kimisinde davacı .....'nın isminin yazılı olduğunun görüldüğünü, ancak davalı defterlerinde yapılan incelemede bu makbuzların ....'nın cari hesabında kaydedilmediğinin tespit edildiğini, makbuzlarda bahsi geçen ödemelerin davacı şirket adına yapılıp yapılamadığının net olarak anlaşılamamadığını, ödemeyi alan kısımda davacının adı yazanların ise davacının cari hesabına kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, makbuzlarda yer alan gider ödemelerinin davacı adına yapılmış olması durumunda davacı adına fatura düzenlenmesi ve yapılan giderlerin bu şekilde davacıya yansıtılarak cari hesabına kaydedilmesi gerekmekte olup bu şekilde herhangi bir kayıt görülmediğinden kök raporda ve ek raporda davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı müvekkiline yapıldığının tespit edilmediğini, davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmadığını, bu hususun bilirkişi raporu ile çok net olarak ispatlandığını, bilirkişi raporunun sonuç kısmında çok net olarak ifade edildiğini, listelenen makbuzların yanı sıra davalı şirket yetkilisi tarafından dava dışı firma ya da şahıslara yapılan ödemelere ait sunulan makbuzların davacıya yapılan ödeme olarak ispatlanmadığı görüşüne varıldığını, davalı şirketin müvekkiline olan borcunu ödemediğini, davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmadığını, bu hususun bilirkişi raporu ile çok net olarak ispatlandığını,
Bilirkişi ek heyet raporunda; iş bu davaya konu olan Sözleşme Protokolü başlıklı belge ile İzmir Şehiriçi Doğalgaz hattı projesi kapsamında servis hattı tamamlama 7. Kısım projesi ile ilgili olarak İşveren davalı ile yüklenici davacı müvekkili arasında PE Boru Servis hattı ferşi yapım işi konusunda sözleşme yapıldığı ve bu sözleşme kapsamında davacı tarafından düzenlen Bayraklı Doğalgaz çalışması 3. Hakediş açıklamalı 31.12.2015 tarihli 79674 numaralı 49.560,00 TL bedelli faturanın 14.01.2016 tarihli İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2016/549 Esas sayılı icra takip dosyasına konu edildiği, davalı defterinde yapılan incelemede bu faturanın kayıtlı olmadığı ve bu faturaya karşılık yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığının tespit edildiğinin belirtildiğini, defter tutulurken deftere yazılacak kayıtların, doğru, eksiksiz, zamanında ve düzenli olarak yazılması gerektiğini, yani ticari defterlerde kayıt edilmesi gereken işlemlerin kayıt dışında bırakılmaması, kayıtların gerçeğe uygun olması ve uygun bir zaman içerisinde tutulması gerektiğini, davalının tuttuğu defterleri gerçeklere aykırı olarak tuttuğunu, vergi vermemek için faturaları defterde göstermediğini, davalının hem az vergi ödemeye çalıştığını, hem de borçlarından kurtulmaya çalıştığını, davalının defterlerinin eksik olduğunu, bu durumun davalının aleyhine bir durum olduğunu,
Raporun devamında; davacının davalıdan kalan alacağının tarafların defter kayıtları ve makbuzlara göre net olarak belirlenemediğini, her iki tarafın da kayıtlarında yer almayan para makbuzlarının davalının ödemesi olarak kabul edilemeyeceği görüşüne varıldığından bahsedildiğini, müvekkilinin defterini düzenli ve gerçeğe uygun olarak zamanında tuttuğunu, davalı şirketin zamanında doğru, eksiksiz ve düzenli olarak tutmadığı defterlerin ve davalının sorumsuzca davranışının müvekkiline yansıtılamayacağını, müvekkilinin ticari defterlerinin; 2015 yılına ait işletme defterlerinin noter açılış onayı yasal süresi içinde yaptırıldığını, bu defterlerde kapanış tasdiki zorunluluğunun bulunmadığını, işletme defterlerinin kayıt düzeni gereği şirket ya da şahıslarla olan ticari ilişkide kalan bakiye borç ya da alacakların tespit edilemediğini, sadece kaydedilen faturaların ya da benzer belgelerin kaydının görülebildiğini, müvekkilin 2015 yılı defterinde;
03.11.2015 tarihli 79670 nolu 5900 TL KDV dahil
17.11.2015 tarihli 79672 nolu 7080 TL KDV dahil
31.12.2015 tarihli 79674 nolu 49.560 TL KDV dahil
Üç adet fatura düzenlenerek işletme defterine kaydının yapıldığını, faturaların tahsil bilgisinin olmadığını beyan ettiğini, ayrıca davacı müvekkilinin sunduğu banka hesap ekstrelerinden dava konusu faturaya ilişkin tahsilat görülmediğini beyan ettiğini, çünkü dava konusu faturanın ödenmediğini, ödemenin olmadığı müvekkilinin defterlerinden ve banka hesap ekstrelerinden çok net olarak anlaşıldığını,
Bilirkişinin olayı tam olarak anlayamadığını, bilirkişinin yaptığı yanlış değerlendirme sonucu alacaklısı oldukları dosyada kendilerini borçlu hale getirdiğini, bunu kesinlikle kabul etmediklerini, bilirkişi raporunun kendi içinde çelişki gösterdiğini, davalının müvekkiline ödeme yaptığının ispatlanamadığını beyan ettiğini, sonra Sgk primlerini müvekkilinin hak edişinden düştüğünü, ilk derece mahkemesinin de eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporunu esas alarak yanlış bir karar verdiğini kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin mağduriyetine sebep olacağını, mahkemenin kararının kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek;
Yukarıda arz ve izah edilen ve resen incelenecek istinaden; ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelenmesine ve kararının kaldırılmasına yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında İzmir Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Hattı Projesi kapsamında servis hattı tamamlama 7. Kısım 2015-T projesi ile ilgili olarak doğal gaz dağıtım hattı tamamlanmış gazlı ya da gazsız dağınık PE boru servis hattı ferşi yapılması işine dair eser sözleşmesi imzalanmış olup, taraflar arasındaki ilişkide davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşmenin "Sözleşme Bedeli" başlıklı 4. Maddesinde:" Yukarıda açık adı yazılı olan proje teklif birim fiyat sözleşme olup, ekte listelenen fiyatlar üzerinden yapılan işin toplam sözleşme bedeli kesin hesapta belirlenecektir.
Tranşe hattında birden fazla boru geçmesi, kanaldan iki PE boru geçmesi halinde boru çapı için teklif edilen bedel %10 arttırılır. Kanaldan üç PE boru geçmesi halinde boru çapı için teklif edilen bedel %15 arttırılır." düzenlemesi mevcuttur.
Sözleşmenin alt kısmında el yazısıyla "Yapılacak işlerin fiyatları "başlığı altında; "Dağınık servis hatların yapılması 1 m 34,00 TL, Diğer yapılan işlerin toplamında yekünden şirkete %10 ödeme yapılacak (işverene), Çalışan elemanlar ... Şti gösterilecek, sigorta primleri yüklenici firmadan kesilecek, iş güvenliği primi de ödenecek" ibarelerinin yazılı olduğu, sözleşme ekinde ayrıca davacının imzası ve davalının kaşesi bulunan "... A.Ş. şehir içi dağıtım hattı Projesi" başlıklı bir çizelge bulunduğu görülmektedir.
Davacı vekili sözleşmeye konu projenin davacı yüklenici tarafından tamamlandığını, fakat sözleşmede yer alan kalemlerin davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini istemektedir.
Mahkemece makine mühendisi ve SMMM bilirkişiden oluşan heyetten, dosya üzerinden rapor alınmış olup 14.01.2020 tarihli kök raporda .... dağıtım projesi servis hatları imalat ve montaj formlarının eksik olmasından dolayı gerekli doğru fiyat tespit değerlendirmesi yapılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi heyeti raporunda belirtilen formların .... A.Ş'den istenmesine, formlar geldiğinde dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdii ile ek rapor alınmasına karar verildiği, 09.09.2020 tarihli ek raporda, sözleşmenin yapıldığı Mayıs ayından itibaren hak ediş düzenlenmiş olmasına rağmen yapılan imalatlarla ilgili hiçbir form bulunmadığı belirtilerek herhangi bir hesaplama yapılmadığı görülmektedir. Mahkemece, 20.10.2020 tarihli celsede ... A.Ş'ye yeniden müzekkere yazılmasına ve dosyanın ek rapor hazırlanmak üzere aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup, 27.07.2021 tarihli 2. ek raporda; davacı tarafça yapılan imalat bedelinin teknik inceleme ile belirlenmesi gerektiği, dosyaya gönderilen belgelerin daha evvel dosyada mevcut olan belgeler olduğu belirtilerek, yapılan işin bedeline dair herhangi bir hesaplama yapılmadığı görülmektedir.
Mahkemenin 22.02.022 tarihli celsesinde verilen 2 nolu ara karar uyarınca aynı bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 31.05.2022 tarihli 3. ek raporun alındığı görülmüştür. Dosyaya kök ve önceki ek raporlardan sonra yeni bir belge kazandırılmamış olduğu halde, önceki raporlarda yapılamayan hesaplamanın, 3. Ek raporda yapılarak, işin bedelinin 21.793,07 TL olarak belirlendiği, mahkemece bu ek raporun hükme esas alındığı görülmekte ise de, hükme esas alınan 3. Ek rapor da yeterli teknik incelemeyi barındırmamaktadır. Davalı vekilince yasal süresinden sonra sunulan 12.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde dahi, müvekkili ile davacı arasındaki işin tutarının 41.708,90 TL olduğu, bu miktara 7.507,60 TL KDV ilave edildikten sonraki rakamın 49.216,50 TL olduğu beyan edilmiş iken, sözleşme konusu iş bedelinin 21.793,07 TL olarak belirlendiği 3. Ek rapora itibar edilerek karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Davacı vekilince, yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporlarına itiraz edilmiş ve mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınması talep edilmiştir. Mahkemece davacının keşif deliline dayanmadığı ve söz konusu işin 2015 tarihli sözleşme kapsamında tamamlandığı, bu aşamadan sonra yapılacak keşfin dosyaya yenilik getirmeyeceği gerekçesiyle keşif talebi reddedilmiş ise de; HMK'nın 288/2 maddesi uyarınca keşif kararının mahkemece sözlü yargılamaya kadar taraflardan birinin talebi üzerine veya resen alınabileceği , somut olayda işin bitirildiği hususunda davalının itirazı yok ise de, sözleşme konu işin kapsamının, miktarının ve bunun karşılığında hak edilen iş bedelinin ne olduğuna dair uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, mahallinde keşif yapılması; sözleşme ilişkisinin varlığı uyuşmazlık konusu olmadığından, yapılan işlere dair davacı tanıklarının da keşif mahallinde dinlenmeleri gerekmektedir.
Kabule göre de; davacı vekilince yemin deliline başvurmalarına rağmen mahkemece hatırlatılmadığı yönünde istinaf itirazında bulunulduğu görülmekle, davacı tarafça yemin deliline başvurulduğu halde, mahkemece karşı tarafa yemin teklif edilip edilmeyeceğinin hatırlatılmaması doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle mahkemece, aralarında hesap bilirkişinin de bulunduğu en az üç kişilik uzman bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde keşif yapılmalı, davacı tanıkları keşif mahallinde dinlenmeli, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı, davacı yüklenicinin yaptığı iş ve imalatlar ile hak ettiği toplam iş bedelinin ne olduğu, davalı iş sahibi tarafça ne kadar ödeme yapıldığı, icra takibine dayanak fatura nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında yeterli teknik inceleme ve değerlendirmeyi içeren denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir .
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delilleri toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun, KABULÜ ile,
2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2022 tarih ve 2017/174 Esas, 2022/1082 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.