Kayıp cep telefonları nedeniyle taşıma sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kabul eden kararın istinafı Bölge Adliye Mahkemesinde inceleniyor.
Özet: Davacı tarafından alıcıya teslim edilemeyen ve kaybolan iki adet telefon nedeniyle davalı kargo şirketine karşı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davalıyı taşıma sorumluluğundan sorumlu tutmuş; ancak davacının gerçek zararını (telefonların varlığını) tam olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu kapsamında tazminatı 242,61 TL ile sınırlandırmış ve inkar tazminatı talebini reddetmiş; davacı ise kargonun içeriğinin fatura ve belgelerle sabit olduğunu iddia ederek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2024/145 EsasKARAR NO : 2026/1175 KararT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : 2022/740 Esas - 2023/742 Karar TARİH: 17/10/2023DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)KARAR TARİHİ: 12/06/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; elektronik ürün ticareti yapan davacının gelen sipariş üzerine ekteki faturalarda yer alan iki adet ...Telefonu hazırlayarak, müşteriye göndermek üzere davalının Çekmeköy şubesine 21.10.2021 tarihinde teslim ettiğini, aradan zaman geçmesine rağmen kargonun alıcıya teslim edilmediğini, kargonun gönderi kodu sorgulandığında ürünlerin halen kargoda (davalının aktarma merkezinde) olduğunun görüldüğünü, kargodaki ürünlerin halen kayıp-çalıntı durumunda olduğunu, davalı firmaya 26.10.2021 tarihinde gerekli başvurular yapılmasına rağmen kargo davacıya teslim edilmediği gibi ürünlerin bedellerinin de davacıya ödenmediğini, bunun üzerine ürün bedellerinin tazmini amacıyla davalı aleyhine İstanbul 32. İcra Dairesinin ... Esas dosyası ile icra takibine girişilmişse de takibe haksız itiraz edildiğini, ayrıca kargoya teslim edilen cihazların tespiti, el konulması ve suça karışan kişilerin tespiti ile cezalandırılması talebiyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat edildiğini 2021/234301 soruşturma numarası dosyanın derdest olduğunu ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline, davalının inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımada davalının kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni yerine getirdiğini, eşyanın niteliği ve değerinin taşıyana teslim anında beyan edilmediğini, davalının kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğini, TTK md. 864 uyarınca, gönderen kusuru olmasa da; taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zararın göndericiye ait olduğunu, TTK.889 maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmadığını, tazmin talebi fahiş olup TTK hükümleri uyarınca taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 17/10/2023 tarih ve 2022/740 Esas - 2023/742 Karar sayılı kararında; kargonun teslim edildiğini ispat yükü davalı taşıyıcı üzerinde olup, davalı tarafından bu konuda dosya kapsamına delil sunulmadığı, davalının TTK'nun 875 maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu, TTK'nun 882/2 maddesinde sınırlı sorumluluk ilkesi kabul edilmiş ise de, davalının TTK'nun 886 maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı, gerçek zarar ile sorumlu olduğu, davacının da gerçek zararını ispat ile yükümlü olduğu, ancak dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden davacı tarafça iddia edildiği üzere davalıya 2 adet apple marka cep telefonu teslim edildiğinin anlaşılamadığı, davacı iddia ettiği gerçek zararını ispat edemediğinden, davacının zararının TTK.'nın 882/1. maddesinde belirtilen sorumluluk üst sınırına göre belirlenmesi gerektiği, mahkememece alınan 17/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile davacının talep edebileceği zarar miktarının 242,61 TL olduğunun tespit edildiği, raporun hükme esas alındığı, alacak likit nitelikte olmadığından inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı, davacının kısmen reddedilen alacak yönünden kötü niyetli olduğunun da davalı yanca ispatlanamadığı, gerekçesi ile; davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından istanbul 32. icra dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 242,61-TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, davacı yanın icra inkar ve davalı yanın kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile kargonun içeriği ve dolayısı ile tam zarar sabit olduğundan davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taşınan ürünlerin dava konusu cep telefonları olduğuna dair dosya kapsamında alış-satış faturaları, kargo takip fişleri ve diğer belgelerin mevcut olduğunu, ayrıca bilirkişi incelemesi ile davacıya ait ticari defterler üzerinde inceleme yapıldığını ve raporun sonuç kısmında; dava konusu cep telefonları ile ilgili olarak; "Davacı yanın incelenen 2021 yılına ait ticari defterlerinde Davaya konu cep telefonuna ait 21.10.2021 tarihli ... numaralı 25.100,00 TL tutarlı satıcısı ... olan alış faturası davacı şirketin Elektronik ticari defterlerinden yevmiye defterinde 21.10.2021 tarihinde 19491 numaralı yevmiye maddesinde kayıtlı olduğu, Davacı yanın düzenlediği 21.10.2021 tarihli ...numaralı 25.900,00 TL tutarlı alıcısı .... Ltd. Şti olan ilgili cep telefonuna ait satış faturası ... şirketi tarafından cep telefonu ellerine ulaşmadığından fatura ret olunduğundan davacı şirket tarafından ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı," tespitlerine yer verildiğini, usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin, davacının dosyada yer alan beyanlarını doğruladığının açık şekilde tespit edildiğini, tereddüt halinde dosyada yer alan belgelerin delil başlangıcı kabul edilerek bu hususta bildirilen tanıkların dinlenmesi gerektiğini;İleri sürerek, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama ve kanun yolu giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında alıcısına teslim edilmediği iddia olunan gönderi bedelinin taşıyıcıdan tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda davacı, dava dışı ...'dan, ticari defterlerinde kayıtlı olan 21/10/2021 tarihli 25.100,00-TL tutarlı fatura karşılığında satın aldığı iki adet ... marka ve model cep telefonu, yine dava dışı ... ... Limited Şirketi'ne 21/10/2021 tarihli 25.900,00-TL bedelli fatura karşılığında satıp teslim etmek üzere davalı şirketin Çekmeköy Şubesi'ne 21/10/2021 tarihinde teslim ettiğini, ancak kargonun alıcısına teslim edilmediğini ve kayıp/çalıntı durumunda bulunduğunu ileri sürmektedir. ... Sayılı kargo fişine konu gönderinin alıcısına teslim edilemediği sabittir. Davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında IMEİ numaralı belirli olan iki adet cep telefonunun kargo şubesine teslim tarihinden sonra farklı kişilerce farklı gsm operatörlerine ait sim kartlar takılarak kullanıldıkları, bu kişilerin şüpheli sıfatıyla alınan ifadelerinde cep telefonlarını çalıntı olduğunu bilmeden ikinci el cep telefonu satışı yapan işyerlerinden satın alarak kullandıklarını, daha sonra geri sattıklarını beyan ettikleri soruşturma halen derdest olmakla birlikte, cep telefonlarının çalınmış olduğu şüpheli beyanlarından anlaşıldığından soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece gerekçesinde belirtildiği üzere davalı kendisine teslim edilen gönderinin alıcısına teslim edilmemesinden ötürü davacının uğradığı zarardan sorumlu olup, sorumluluktan kurtulma hallerinden birinin varlığını kanıtlayamamıştır. Davalının dava konusu kargo ile ilgili sisteme "araştırılacak kargo" notu düştüğü bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Kargo içeriğini oluşturan cep telefonlarının çalındıklarının, davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sırasında ortaya çıktığı da nazara alındığında, kayba çalışanlarının pervsızca davranışları nedeniyle sebep olan davalının sorumluluk sınırından faydalanamayacağına yönelik mahkeme kabulü de isabetlidir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 230/5. maddesi uyarınca, malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve bunun taşıtta bulundurulması şarttır. 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. maddesinde, kargo ve lojistik işletmelerinin ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, davacının gönderi ile birlikte fatura ve sevk irsaliyesini de davalıya verdiğinin kabulü gerekir. Aksini ispat yükü davalı taşıyıcı üzerindedir. Davacı tarafından dava dışı ... Şirketi'ne düzenlenen faturanın, irsaliye yerine geçer kaydı bulunan e fatura olduğu, davacının cep telefonlarının kendisinden satın alındığı belirttiği ... tarafından düzenlenen ve davacı defterlerinde kayıtlı olan fatura içeriğine konu iki adet cep telefonunun davacının dava dışı ...'ye düzenlediği fatura içeriğindeki cep telefonları ile aynı olduğu, bu durumda alıcısı ... olan gönderiye ilişkin sevk irsaliyesi yerine geçen faturanın davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, davalının aksini ispatlayamadığı, böylece davacının kargo içeriğini ispatlamış olduğu, mahkemenin aksi yöndeki kabulünün yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı TTK'nun 880/1 fıkrasına göre; taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. TTK'nun 880/3 fıkrasına göre; eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Davacı tarafından kargo içeriğini oluşturan cep telefonlarının taşınmak üzere teslimden önce 25.900,00-TL bedelle satıldıkları, ...'ye kesilen ve teslim tarihi ile aynı tarihteki fatura kapsamından anlaşıldığına göre, cep telefonlarının piyasa değerinin, dolayısıyla davacının gerçek zararının 25.900,00-TL olduğunun kabulü gerekir. Davacının da dava konusu takibi 25.900,00-TL asıl alacak üzerinden başlattığı gözetildiğinde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davacının istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, toplanacak başkaca delil ve yapılacak tahkikat işlemi bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacak likit nitelikte olmadığından yasal koşulları oluşmayan inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarih ve 2022/740 Esas 2023/742 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KABULÜ ile davalının davalı tarafından İstanbul 32. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takipteki koşullarla DEVAMINA, 3-Alacak likit nitelikte olmadığından yasal koşulları oluşmayan inkar tazminatı isteminin reddine,İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 4-Dairemiz karar tarihi itibariyle kabul edilen miktar üzerinden davalıdan alınması gereken 1.769,23-TL nispi karar harcından, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 312,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.456,42-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 312,81-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere; toplam 393,51-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı tarafından sarf edildiği anlaşılan 4.358,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,9-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 25.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 12-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 13-Kullanılmayan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 14-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.