Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu cismani zarardan doğan maddi ve manevi tazminat davasındaki geçici hukuki koruma kararına ilişkin istinaf başvurusunu inceledi.
Özet: Bir bölge adliye mahkemesi, bir trafik kazası sonucu ağır bedensel yaralanmalar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, yaralı yaya ve ablası tarafından talep edilen ve ilk derece mahkemesince verilen teminatsız ihtiyati haciz kararını onamış, sürücünün kusurunu belirleyen ceza mahkemesi kararının yaklaşık ispat koşulunu sağladığını ve bu tür alacakların haksız fiil tarihinde muaccel hale geldiğini belirtmiştir.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ:26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:26/06/2026
Taraflar arasındaki geçici hukuki koruma talebine mütedair ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
G E R E K Ç E
Davacı vekili, 08/09/2025 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan, davalı ... 'a ait ve diğer davlı ... idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan davacı ...'ya çarptığı ve ağır şekilde yaralanmasına neden olduğu, davalı sürücünün kusuru sonucu hadisenin vuku bulduğu ve kazadaki yaralanmasına bağlı olarak davacı ...'de geçici ve daimi iş göremezlik oluştuğu, uzun süre tedavi gördüğü ve halihazırda daum sendromu rahatsızlığı bulunan davacının bakıma muhtaç hale geldiği, uğradığı bedensel zarardan dolayı acı ve ıstırap duyduğu, bu nedenle manevi zararı bulunduğu, yine kazazedenin ablası olan davacı ...'ın da yakınının uğradığı ağır bedensel zarardan dolayı manevi tazminata müstahak olduğunu beyanla davacı ...'nin geçici ve daimi iş göremezliği ile bakıcı ve tedavi giderine karşılık 3.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yine kazadaki yaralanması nedeniyle davacı ... için 750.000,00 TL ve yakınının uğradığı cismani zarar nedeniyle de davacı ... için 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ayrıca muhtemel tazminat alacaklarının sonuçsuz kalmaması adına davalıların mal varlığı değerleri ile üçüncü şahıslar nezdinde bulunan hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen 27/04/2026 günlü ara karar ile davacıların ihtiyati haciz talebi kabul edilerek dava dilekçesinde talep olunan tazminat miktarları ile sınırlı olacak şekilde davalılar ... ve ...'ın menkul ve gayrimenkul mal varlıkları ile üçüncü şahıslar nezdinde bulunan alacakları üzerine teminatız ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin 07/05/2026 tarihli dilekçesiyle aleyhlerinde verilen ihtiyati haciz kararına itiraz etmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince bu kez 14/05/2026 günlü ara kararda, olaya ilişkin yürütülen soruşturma dosyası ile ceza davasında toplanan deliller ile mevcut duruma göre yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu ve ihtiyati haciz şartlarının sağlandığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine, kararın icra takibine konması nedeniyle taşkın haciz iddiası bakımından mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı Davalılar ... ve ... vekili süresinde sunduğu dilekçe ile istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu cismani zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemli açılan davada verilen geçici hukuki koruma kararına yöneliktir.
6100 Sayılı HMK.'nun 353 ve 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebeplerle ve kamu düzeni yönünden sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Bilindiği üzere uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. İstem, haksız fiilden kaynaklanan tazminata (para alacağı) yöneliktir.
2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.
Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmekte ve tazminat borçlusu aynı tarihte temerrüde düşmektedir. Olay 08/09/2025 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 20/04/2026 tarihinde açılmıştır. Bu aşamada haksız fiilin davalılar tarafından gerçekleştirildiğini kesin hüküm ile ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir. Davalı ...'ın davacı ...'nın taksirle yaralanmasına sebebiyet verdiği Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı kararı ile sabit olmuştur. Davacı tarafın maddi ve manevi tazminata ilişkin alacağını ceza mahkemesi kararı ile yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddi kararı usul ve yasaya uygun görülmekle, davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılar ... ve ... tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davalılar üzerinde bırakılmasına,
4-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 26/06/2026 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f madde ve fıkrası ile 2004 sayılı İİK'nun 265/5 maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.
...