Danıştay, KHK 375/35 kapsamında FETÖ/PYD irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan personelin işleminin iptali ve özlük haklarının iadesi istemini reddeden alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden çıkarılan davacının, işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle açtığı davanın reddi yönündeki bölge idare mahkemesi kararının temyiz incelemesinde; ilk derece mahkemesinin kesinleşmemiş ceza mahkumiyetini gerekçe göstermesinin masumiyet karinesine aykırı olduğu belirtilmekle birlikte, dosyadaki diğer tespitler değerlendirilerek davacının FETÖ/PYD ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmış, bu nedenle kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı kanaatiyle temyiz istemi reddedilerek bölge idare mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/3065 E.  ,  2025/7019 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3065
Karar No : 2025/7019
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1-... Komutanlığı / ...
2-... Bakanlığı/...
Vekili : Av....
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ...sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti Dava konusu işlem tesis edilirken, usulüne uygun soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasına gerekçe olarak gösterilen delillerin hukuka aykırı yollarla elde edildiği, suç ve cezaların şahsiliği ve kanuniliği ilkelerinin, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin, silahların eşitliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, adil yargılanma hakkının, özel hayat ve aile hayatına saygı hakkının, lekelenmeme hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, mülkiyet hakkının, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, kararların tesisinde kişiselleştirme yapılmadığı, kararlarda özel olarak şahsıyla ilgili kriter bulunmadığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı iddia edilmiştir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-c maddesi uyarınca Jandarma Genel Komutanlığının yanında İçişleri Bakanlığının da hasım mevkiine alınmasına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkında diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PYD irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.