Sigorta şirketinin, uluslararası havayolu taşımacılığında gümrük sonrası hatalı ambalajlama sonucu hasar gören kalıp yedek parçaları için taşıyıcıya karşı açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısına ait hassas kalıp yedek parçalarının uluslararası hava yolu taşımacılığı sırasında hasarlanması nedeniyle ödediği tazminatı, halefiyet yoluyla taşıyıcı şirketten rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep etmiş; taşıyıcı şirket ise sorumluluk kabul etmeyip Montreal Konvansiyonuna ve hasar bildirimine ilişkin savunmalarını ileri sürerken, bilirkişi raporu, "kapıdan kapıya teslim" taahhüdü olan taşıyıcının gümrük sonrası uygun olmayan ambalajlama nedeniyle hasardan sorumlu olduğunu ve 13.650,00 Euro gerçek zarar oluştuğunu tespit etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/743 Esas
KARAR NO : 2026/574
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 14/10/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı davadışı --------Ş'ye ait ----------Ş.'nin ---------- konişmento numaralı gönderilerinin --------- ---------- davalı taşıyıcı tarafından taşınması esnasında hasara uğradığını, müvekkiline yapılan hasar ihban üzerine açılan hasar dosyasına aldırılan ekspertiz raporu sonrası tespit edilen 13.576,00 Euro zararın sigorta tazminatı olarak ödendiğini, yapılan ödeme ve sigortalıdan alınan temlik ile elde edilen halefiyet gereğince, davalının sorumlu olduğu zarar nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle başlatılan takibe davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu. başvurulan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyan ederek, borçludavalının vaki haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın çözümünde Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, iddia olunan hasara ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacının davadışı sigortalısı ile müvekkili şirket arasında imzalanan Standart Operasyon Prosedürü Sözleşmesi gereği müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin Taşıma Kurallarına göre, davacının müvekkili şirketten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin bir tazminat/alacak talebiixle bulunamayacağını, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği özel ekspertiz raporu herhangi bir resmi kuıum raporuna dayanmayan, eksik ve hatalı inceleme neticesinde olııştunılmuş olduğundan bu rapora itibar edilmemesi gerektiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemde kaydıyla sayın mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda müvekkil şirketin sonnnluluğunun sınırlı olabileceğini, davacının özel fayda beyanında bulıuımadığını savunarak, davanın esastan reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "HASAR TESPİTİ YÖNÜNDEN Dosyada mevcut gümrük beyannamesinden, dava dışı interkap ---------Ş.'nin dava konusu 1 kap 9 adet plastik enjeksiyon makinası kalıp yedek parçalarının -------- ---------- yerleşik dava dışı alıcıya tamir bakım amacıyla gönderildiği, Emtiaların taşıma öncesi durumlarını gösteren yakın çekim görüntüleri, belgelerinin bulunmadığı. Dava dışı interkap ----------Ş.' nin; dava konusu 1 kap 9 adet hassas tolerans ölçülerinde üretilen plastik enjeksiyon nıakinası kalıp yedek parçalarının, dava dışı alıcıya teslim edilmek ü/ere, güvenli bir şekilde herhangi bir hasar oluşmadan nakliyesi için uygun şekilde-olması gerektiği gibi ambalajlamasını yaptığı, Dava dosyasında bulunan deliller ışığında dava konusu kalıp malzemelerinin almış oldukları hasarlardan sebeple seri imalata, üretime uygun olmadıkları, Dava dosyasında bulunan deliller ışığında dava konusu kalıp yedek parçalarının uluslararası taşımaya uygun şekilde paketlendiği ambalajın hava- kara yolu ile nakliyeye uygun olduğu, Dava dışı alıcıya teslim edilen hasarlı emtialardaki, derin çizik, çatlak ve kopmaların, gümrük kontrol sonrası uygun olmayan ambalajlama sonrası, kalıp parçalarının birbiri üzerine kayması, sürtünmesi ve düşmesi nedeniyle oluştuğunun söylenebileceği, Dava konusu olan emtiaların kullanılabilmesi için tamirat- tadilat, tekrar imalat maliyetinin kalıp hassasiyetleri dikkate alındığında bahis konusu 13.650 Euro bedelin makul olduğu, HAVA YOLU TAŞIMACILIĞI YÖNÜNDEN: Davacının rücuen tazminat talebine konu hasar gören emtianın, dava dışı alıcıya satış değil, emtianın tamir ve onarımı için bedelsiz olarak gönderildiği, Emtianın --------- ---------- ülkesindeki alıcıya taşıma hizmetinin, kapıdan kapıya teslim şekli ile davalı havayolu taşımacısı tarafından üstlenildiği, taşıma için havayolu konişmentosu ve dava dışı gönderici sigortalıya navlun faturası düzenlendiği, davalının havayolu taşıyıcısı olduğu, taşımanın uluslararası havayolu ile gerçekleşmiş olması nedeniyle Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı. Heyetin teknik bilirkişi üyesinin ekspertiz raporuna paralel şekilde, davalı taşıyıcının (kapıdan kapıya teslim taahhüdü nedeniyle) sorumluluğunda olan emtianın gümrük muayene kontrolü sonrası ambalajının uygun olarak yeniden yapılmaması nedeniyle hasarın meydana geldiği. Heyetin teknik bilirkişi üyesi tarafından ekspertiz raporundaki hesaplamaya iştirak edilerek, kadri marufunda bulunan 13.650,00 Euro gerçek zarar tutarı olarak kabul edileceği. Davalı taşıyıcıya taşınan emtia bedeli olarak 22.500,00 Euro özel fayda beyanından bulunulduğundan, davalı taşıyıcının sorumluğunun üst sınırının 22.500,00 Euro olacağı, gerçek zarar tutarının ise bu sınırın altında kaldığı, Davalı havayolu taşıyıcısının hasarın meydana gelmesinde kötü niyeti bulunduğuna dair bir verinin dosya kapsamında mevcut olmadığı. Emtia üzerinde hak ve menfaat sahihi olduğu anlaşılan dava dışı gönderici sigortalı tarafından, Montreal Konvansiyonu 3rinci maddesi 2.apargrafı hükmünce eşyanın alıcıya tesliminden itibaren 14 günlük süre içinde yazılı hasar ihbarının gerçekleştiğine dair bir verinin dosva kapsamında mevcut olmadığı, dosyaya sunulan verilere göre davalı taşıyıcıya yazılı hasar ihbarının, eşyanın tesliminden 48 gün sonra yapıldığının anlaşıldığı. Uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken Montreal Konvansiyonunun Şikayetlerin Zamanına Uysun Olarak Yapılması başlıklı 31 'inci maddesi 4.paragrafı; "... bahsedilen (14 gün) süreler içerisinde bir şikayette bıılunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz" hükmü dikkate alındığında, hasar gören emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı gönderici sigortalının davalı havayolu taşıyıcısından bir zarar tazmini talebinde bulunamayacağı, davacının da sigortalısının hakkı olmayan bir talebe halef olamayacağından, davalı taşıyıcıdan rücuen tazminat talebinde bulunamayacağı. SİGORTA SORUMLULUĞU VE İTİRAZIN İPTALİ YÖNÜNDEN Dava konusu olayda taşıtanın toplanı net zarar tutarının 13.576,06 Euro olarak hesap edileceği, Davacının gerek TTK 1472'nci maddesi hükmünce elde ettiği yasal gerek TBK 183'üncii maddesi hükmünce elde ettiği akdi halefiyete dayanarak, sigortalısının hesap edilen toplanı net 13.576,06 Euro zarar tutarını, zarardan sorumlu olan davalılardan ---------- Şti.'den rücuen talep edebileceği, Davacının sigortalısına hasar tazminatı ödeme tarihi 11.04.2023 ve takip için başvuru harcı ödeme tarihi 11.12.2023 olduğu sabit olduğuna göre, 13.576,06 Euro'luk kısmı yerinde olarak hesap edilen asıl alacak tutarı için, davacının 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesine göre 544,53 Euro işlemiş faiz talep edebileceği, takipteki işlemiş faiz tutarının bu kadarlık kısmına itirazın iptalini talep edebileceği, Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hüknıolunacak yabancı para einsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince, takip tarihinden itibaren. Kamu Bankalarının EURO cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği, Raporda detaylı olarak izah edildiği üzere, davacının alacağının hesaplamayı gerektirdiği ve hesaplama sonucu davacının takipteki asıl alacak talebinden farklı olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında davacı alacağının likit olduğunun ileri sürülemeyeceği, ancak her halükârda icra inkar tazminatı konusunda hükmün münhasıran sayın mahkemenin takdirinde olacağı, Alacaklı - davacı ---------Ş. tarafından, borçlu --------- Şti. aleyhine olarak ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı icra dosyasından 11.12.2023 tarihinde başlatılan icra takibinde asıl alacağa ve faize yapılan itirazın iptali ile 13.576.06 Euro (423.844,59 TL.) asıl alacak ve 544,53 Euro ( 17.000.23 TL.) işlemiş faizi olmak üzere toplam 14.120,59 Euro (440.844,82 TL.) üzerinden icra takibinin devamı gerektiği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Kök rapor sonrası dosyaya gümrük tarafından sunulan renkli fotoğraflar ve ekspertiz raporu incelendiğinde; dava konusu emtianın zaten hasarlı olup tamir için gönderildiği, Gümrük muayenesi sonrası, emtianın olması gerektiği gibi ambalajlamasının özenle yapılmadığı ve bu nedenle yüzeylerdeki var olan deformasyon ve çiziklerin arttığı, Dosyada sigortalı tarafından, bu parçalar onarıma gönderilmeden önce, parçaların resmi çekilerek alıcıya gönderildiğine ve tamir-onarım tutarı için teklif talep edildiğine dair mail veya bir belge de dosyada bulunmadığı kök raporda belirtilmesine rağmen, davacı tarafından sunulmadığı, davacının sigortalısı ---------Ş.'nin bedelsiz olarak düzenlediği emtia faturasında ve konşimentoda emtianın değerinin 22.500,00 EURO olarak belirtildiği, plastik enjeksiyonda kullanım sonrası kalıplardaki hasarın giderilmesi için dava dışı alıcı --------- de onarım bedelini 13.650,00 EURO olarak bildirdiği, hasarlı emtianın onarım tutarının, emtianın (kullanılmamış yeni kalıp tutarının) %60,66'sına tekabül ettiği, Sektör teamüllerine göre; üretici/imalatçılar bir ürünün onarımı için bu oranda bedel ödemek yerine, üründen yüksek performans sağlamak için yeni ürün satın almayı tercih ettiği, piyasa koşullarında kullanımdan kaynaklı aşınmalar nedeniyle bu tarz ürünlerin tamir bedelinin yeni satın alınacak ürün bedelinin % 20/ %25 oranını aşmadığı, hasarlı olduğundan tamir için gönderilen dava konusu kalıpların, gümrük muayenesi sonrası ambalajlamasının olması gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle oluşan çiziklerin giderilmesi için yapılacak işlemlerin, zaten yapılacak onarımında dikkate değer ek bir maliyet oluşturmayacağı, HAVAYOLU TAŞIMACILIĞI YÖNÜNDEN; Davacının rücuen tazminat talebine konu hasar gören emtianın, dava dışı alıcıya satış değil, emtianın tamir ve onarımı için bedelsiz olarak gönderildiği, Emtianın -------- ----------- ülkesindeki alıcıya taşıma hizmetinin, kapıdan kapıya teslim şekli ile davalı havayolu taşımacısı tarafından üstlenildiği, taşıma için havayolu konişmentosu ve dava dışı gönderici sigortalıya navlun faturası düzenlendiği, davalının havayolu taşıyıcısı olduğu, taşımanın uluslararası havayolu ile gerçekleşmiş olması nedeniyle Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, Heyetin teknik bilirkişi üyesinin tespitleriyle, davalı taşıyıcının (kapıdan kapıya teslim taahhüdü nedeniyle) sorumluluğunda olan emtianın gümrük muayene kontrolü sonrası ambalajının uygun olarak yeniden yapılmaması nedeniyle zaten hasarlı durumda olan ve onarım için gönderilen emtiadaki hasarın kısmen arttığı ancak bu artışın, davacının sigortalısının zaten ödeyeceği onarım maliyetinde dikkate değer bir artış oluşturmayacağı, Davalı havayolu taşıyıcısının hasarın meydana gelmesinde kötü niyeti bulunduğuna dair bir verinin dosya kapsamında mevcut olmadığı, Emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olduğu anlaşılan dava dışı gönderici sigortalı tarafından. Montreal Konvansiyonu 31'inci maddesi 2.apargrafı hükmünce eşyanın alıcıya tesliminden itibaren 14 günlük süre içinde yazılı hasar ihbarının gerçekleştiğine dair bir verinin dosya kapsamında mevcut olmadığı, dosyaya sunulan verilere göre davalı taşıyıcıya yazılı hasar ihbarının, eşyanın tesliminden 48 gün sonra yapıldığının anlaşıldığı, işbu ek raporda da yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere, davacının 12.01.2023 tarihli sunduğu İngilizce belgenin muhatabının kim olduğunun belirsiz olduğu, söz konusu belgenin davalı havayolu taşıyıcısına teslimden itibaren 14 gün içinde veya sonrasında iletildiğine dair ispat külfetini karşılayan bir belgenin bulunmadığı, Uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken Montreal Konvansiyonunun Şikayetlerin Zamanına Uygun Olarak Yapılması başlıklı 31'inci maddesi 4.paragrafı; "... bahsedilen (14 gün) süreler içerisinde bir şikayette bulıınulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz" hükmü dikkate alındığında, hasar gören emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı gönderici sigortalının davalı havayolu taşıyıcısından bir zarar tazmini talebinde bulunamayacağı, davacının da sigortalısının hakkı olmayan bir talebe halef olamayacağından, davalı taşıyıcıdan rücuen tazminat talebinde bulunamayacağı. SİGORTA SORUMLULUĞU VE İTİRAZIN İPTALİ YÖNÜNDEN Dava konusu olayda, zaten hasarlı olan ve onarım için gönderildiği anlaşılan emtiada, davalının gümrük muayenesi sonrası hatalı ambalajı nedeniyle artan hasardan kaynaklı onarımının, onarım maliyetinde dikkate değer bir artış oluşturmayacağı, Davacının sigortalısının, Montreal Konvansiyonunda hüküm altına alınan hak düşürücü süre niteliğindeki ihbar süresine riayet etmemesi nedeniyle dava hakkının bulunamayacağı, davacının sigortalısının bulunmayan dava hakkına halef olamayacağı, bu nedenle gerek TTK 1472'nci maddesi kapsamında kanuni, gerek TBK 183'üncü maddesi kapsamında akdi halefiyetin şartlarının yerine gelmediği, Davacının halefiyet şartları oluşmayan alacağın tahsili için başlatmış olduğu takibe, davalı/borçlunun vaki itirazının iptalini talep edemeyeceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi rucuan emtia taşıyıcıcısına karşı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İcra dosyası uyap celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık dava dışı sigortalıya ait emtianın --------- ---------- davalı taşıma şirketi tarafından hava yolu ile taşıması esnasında zarar görüp görmediği, davacının sigortalısına ödeme gerçekleştirip gerçekleştirmediği, yapıldığı beyan edilen ödemenin halefiyet ilkeleri kapsamında davalıdan tahsil hakkının olup olmadığı, davalıya süresinde hasar ihbar edilip edilmediği, davalının --------- İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Bu durumda, öncelikle davacının takipte dayandığı taşıma hizmetine ilişkin hasarın varlığının araştırılması gerekmektedir. Davalı şirketin beyanlarından taşımaya konu eşyanın hasara uğradığının, süresinde ihbar yapıldığının kabul edilmediği anlaşılmıştır. Dava hava yoluyla uluslararası taşımadan kaynaklandığından uyuşmazlıkta Montreal konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Hasarın taşıma sırasında oluştuğu bilirkişi incelemesi ile ortaya konulmuştur. Davalının sorumlu olmadığına yönelik savunmaları incelenmek gerekmiştir.
13/10/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre zararın taşıma sürecinde meydana geldiğinin değerlendirildiği, dava dosyasında bulunan deliller ışığında dava konusu kalıp yedek parçalarının uluslararası taşımaya uygun şekilde paketlendiği ambalajın hava- kara yolu ile nakliyeye uygun olduğu, dava dışı alıcıya teslim edilen hasarlı emtialardaki, derin çizik, çatlak ve kopmaların, gümrük kontrol sonrası uygun olmayan ambalajlama sonrası, kalıp parçalarının birbiri üzerine kayması, sürtünmesi ve düşmesi nedeniyle oluştuğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacının gerçek zararının davalı taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırın altında kalması nedeniyle davalının gerçek zarar tutarı olan 13.650,00 Euro üzerinden tazmin sorumluluğunun bulunduğunun bildirildiği, davacı vekilinin rapora karşı bir dizi itirazlarının karşılanması amacıyla ek rapor oluşturulduğu ancak kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin değişmediği, davacı vekilinin bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen ek rapora karşı itirazlarının ise önceki itirazlarına benzer mahiyette olduğu, yeni bir rapor talebinin bulunmadığı, bu nedenle yeni bir ek rapor alınmasında mashalat olmadığı değerlendirmeleri ile ikinci ek rapor alınması değerlendirilmemiştir.
Benzer konuya ilişkin---------- sayılı ilamında; " ... davacı tarafından hem hava yolu taşımacısına hem de emtianın --------- ---------- taşınmasını sağlayan yurt içi karayolu taşımacısına karşı dava açılmıştır. Ekspertiz raporu Sigortacılık Kanunu'na göre delil niteliğinde olmakla birlikte emtianın havayolu taşıması sonrasında hava konşimentosu ile taşımanın bitirilip emtianın gümrüğe teslim edildiği ve bu aşamada yükte herhangi bir hasar bulunduğuna ilişkin bir tutanak veya bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Varşova Konvansiyonu 26.maddesine göre 7 veya 14 günlük süreler içinde hasar ihbarının yapılmamış olması nedeniyle emtianın hava taşıma kısmının hasarsız tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece hava taşımacısı olan ----------Ş'ye yönelik olan davanın reddine karar verilmesi yerindedir. " şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.Benzer konuya ilişkin --------- sayılı ilamına paralel olarak dosyaya kazandırılan 13/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda; " Uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken Montreal Konvansiyonunun Şikayetlerin Zamanına Uygun Olarak Yapılması başlıklı 31’inci maddesi 4.paragrafı; “… bahsedilen (14 gün) süreler içerisinde bir şikayette bulunulmazsa, taşıyıcının kötü niyeti olması dışında, taşıyıcı aleyhinde bir dava olamaz” hükmü dikkate alındığında, hasar gören emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı gönderici sigortalının davalı havayolu taşıyıcısından bir zarar tazmini talebinde bulunamayacağı, davacının da sigortalısının hakkı olmayan bir talebe halef olamayacağından, davalı taşıyıcıdan rücuen tazminat talebinde bulunamayacağı" yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.Yeterli teknik nitelikte olduğu değerlendirilen 13/10/2025 ve 26/03/2026 tarihli bilirkişi raporları hükme esas alınarak zararın taşıyıcının sorumluluğu aşamasında meydana geldiği ancak dava dışı sigortalının süresinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, hal böyle olunca Varşova Konvansiyonu 26. maddesine göre (kargo için) 14 günlük süre içinde hasar ihbarının yapılmamış olması nedeniyle emtianın hava taşıma kısmının hasarsız tamamlandığının kabulü gerektiği, süresinde ihbarın yapılmaması nedeniyle hasar gören emtia üzerinde hak ve menfaat sahibi olan dava dışı gönderici sigortalının davalı havayolu taşıyıcısından bir zarar tazmini talebinde bulunamayacağı, davacının dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi davalıdan talep edemeyeceği vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Yasal şartları koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 6.486,36 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.754,36 TL harcın davacıya İADESİNE,
4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 81.448,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
7-3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere duruşmaya katılanların yüzüne karşı, gelmeyen tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2026