İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinde, ticari abone aleyhine düzenlenen kaçak elektrik faturasının iptali ve borçlu olunmadığına dair menfi tespit davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, işyerindeki elektrik sayacına müdahale edildiği gerekçesiyle kendisine tahakkuk ettirilen 398.125.96 TL tutarındaki kaçak elektrik faturasının iptali ile borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olup, sayaçtaki müdahalenin yangın sonucu oluşabileceğini, kendisinden kaynaklanmadığını, ayrıca faturanın dayanağı olan kaçak tespit tutanağındaki tüm elektrikli cihazların sürekli çalıştığı varsayımına dayalı hesaplama yönteminin ve kullanılan tarifelerin mevzuat hükümlerine, özellikle de tüketimin düşmeye başladığı tarihten önceki dönemin ihtilafsız kabul edilmesi ilkesine aykırı olduğunu iddia etmektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/283 KARAR NO : 2026/1284T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Aydın Asliye Ticaret MahkemesiNUMARASI : 2023/44 Esas-2024/794 KararDAVA TARİHİ : 16/01/2023KARAR TARİHİ : 24/12/2024DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit DAİRE KARAR TARİHİ : 18/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/44 Esas 2024/794 Karar sayılı dosyasından verilen 24/12/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... Mahallesi ... sokak no... adresinde yer alan ... dükkanında 2018 yılından beri ticaret aboneliğinin bulunduğunu, davalı taraf görevlilerince kaçak elektrik kullanıldığı şüphesi ile 18.11.2022 tarihinde müvekkile ait işyerine gelinerek elektrik sayacının incelemeye alındığı ve karşı taraf görevlileri tarafından tanzim edilen 18.11.2022 tarih 1 no.lu sayaç inceleme raporunda 74505... seri numaralı ... marka sayaç hakkında “Sayacın içi 05.01.2020 tarihinde saat 11.50 de mühürleri bozularak açılmış, sayacın elektronik devre levhası üzerinde 3 faz akım giriş ile 3 faz gerilim uçları şönt (kısa devre) yapılmak suretiyle sayacın ortalama 36 oranında eksik yazması sağlanmış, sayaç müdahalelidir" şeklinde tespit yapıldığını, bu tutanağa istinaden 18.11.2022 tarih AR12022000046848 numaralı 398.125.96 TL tutarında fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu faturaya yasal süresi içinde yapılan itirazın reddedildiğini, sayaç inceleme raporunda her ne kadar sayacın 05.01.2020 tarihinden bu yana müdahaleli olduğu belirtilmekte ise de müvekkil tarafından sayaca herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığı, müvekkilin aktardığı bilgiye göre bu tarihten birkaç gün öncesinde işyerinde çıkan yangınla tüm elektrik panolarının yandığı, çağrılan elektrikçinin elektrik panosunu onardığını, sayaçta yangınla birlikte hasar meydana gelip mühürlerin bozulma ihtimalinin yüksek olduğunu, kaçak elekirik kullanımını kabul etmemekle birlikte, dava konusu faturanın dayanağını oluşturan Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı incelendiğinde işyerindeki her bir elektrikli eşyanın güç miktarı yazılmak suretiyle 26.435 watt olduğu tespit edilerek faturaya esas alındığını, belirtilen elektrikli aletlerin hepsinin devamlı çalıştığına dair somut bir tespit bulunmadığını, cihazların tam zamanlı olarak çalışıyor gibi gerçek kullanıma aykırı yüksek güç esas alınarak faturanın düzenlendiğini, ayrıca tutanakta işyeri çalışanlarından herhangi birinin imzasının bulunmadığını, kaçak elektrik tüketim miktarının mevzuat hükümleri ve EPDK 622 sayılı kararına aykırı olduğu, sayaç inceleme raporunda sayacın 05.01.2020 tarihinde açıldığı sayaç içinde kısa devre yapılmak suretiyle sayacın ortalama %36 oranında eksik yazmasının sağlandığı tespiti göz önüne alındığında kaçak kullanımın başladığı tarih ve ne oranda kaçak kullanıldığının belli olduğunu, müvekkile THY 42/1-c maddesinden işlem tesis edildiği, yönetmeliğin 44. Maddesinde, kaçak tüketim miktarının öncelikle tüketimi doğru olarak kaydedilmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, sayaç değerinin bulunmaması durumunda kaçak tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük yapılan inceleme sonucunda tüketimin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa bu tarihten önceki dönem ihtilafsız dönem olarak kabul edilir dendiği, hesaplama buna göre yapılması gerekirken farazi değerlendirme ile kaçak tahakkuku yapıldığını, müvekkile ait pide salonunun saat 10.00-22.00 saatleri arasında çalıştığı, 2 vardiya hesabının yanlış olduğu, kaçak faturasında kaçak kullanımın mükerrer olduğu belirtilerek tarifenin 2 katı ile çarpılarak hesaplama yapılmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek; davalı tarafından tanzim edilen 18.11.2022 tarih 007306 seri no.lu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının ilgili mevzuat ve yönetmeliklere aykırı olduğunun ve müvekkil tarafından kaçak elektrik kullanılmadığının tespitine, 18.11.2022 tarih AR 12022000046848 numaralı 398.125.96 TL bedelli faturanın ve işlemiş yasal faizlerinin iptaline, 398.125.96 TL borç tahakkukunun şimdilik 1.000 TL kısmı yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile borçlu olunmadığının tespitini istediği miktarı 372.656,61 TL olarak ıslah ederek, arttırılan 371.656,61 TL'ye ilişkin ıslah harcını yatırdıklarını bildirmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirket tarafından yapılan işlemlerin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-c maddesi ile 43/2 ve diğer maddelerine uygun olarak yapıldığını, somut olayda müvekkil şirket ekipleri tarafından, davacı tarafın sayacındaki arızaya istinaden 18.11.2022 tarihinde ....marka 74505283 seri numaralı sayaç sökülüp incelenmek üzere laboratuvara gönderildiği ve yerine 25237400 seri no.lu sayacın takıldığını, Aydın Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nün yazısına istinaden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca yetkilendirilen müvekkil şirket personeli tarafından sayaç ayar inceleme istasyonunda yapılan incelemede düzenlenen 18.11.2022 tarih 1 numaralı raporda “sayacın içi 05.01.2020 tarihinde saat 11.50 de mühürleri bozularak açılmış, sayacın elektronik devre levhası üzerindeki 3 faz akım giriş ile 3 faz gerilim uçları şönt (kısa devre) yapılmak suretiyle sayacın ortalama %36 oranında eksik yazması sağlanmış, sayaç müdahalelidir” denilerek kaçak elektrik kullanımının mevcut olduğunun tespit edildiğini, söz konusu tespite istinaden davacı aleyhine 18.11.2022 tarihli 007306 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, düzenlenen faturada tahakkuka esas gün sayısı 45/1-c gereği 90 gün, 45/11-ç gereği 275 gün olarak, kaçağa konu tesisatın kurulu gücü ise 26,435 kw olarak tespit edildiği, hesaplamaya esas çalışma saati 14 olarak belirlenip, 20.08.2022-17.11.2022 tarih aralığı için kaçak tahakkuk miktarı 26,43x0,60x90x14 -19.981 kwh,18.11.2021-19.08.2022 tarih aralığı için normal tahakkuk miktarı 26.43x0,6x275x14561.053 kwh 61.053-10.237 (ödenen) -50.816 kwh olarak hesaplandığını, tahakkuku yapılan faturanın mevzuata uygun olarak yapıldığını savunarak; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:Mahkemece, "özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir Bu durumda ispat yükü davalı alacaklıda olup, davalı Kaçak Elektrik Tespit tutanağı ile birlikte tutanak gününe ait tüm kayıtları da dosyaya ibraz ettiiği, kullanılan elektrik tüketim miktarı için 16.04.2024 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamından davacının mükerrer kaçak kullanım yaptığı ve kaçak elektrik kullanım borcunun 27.837,51 TL olduğu gerekçesiyle bilirkiyşi heyeti ek raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davaya konu 18/11/2022 tarih, AR 12022000046848 numaralı faturadan dolayı davacının davalıya 370.288,45 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemlerin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili ikincil mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1-c maddesi kapsamında sayaçlara müdahale edilerek eksik ölçüm yapılması nedeniyle kaçak elektrik tüketimi oluştuğunun tespit edildiğini, 18.11.2022 tarihinde sayacın sökülerek laboratuvar ve sayaç ayar istasyonunda incelendiğini, yapılan incelemede sayacın mühürlerinin bozularak açıldığının ve elektronik devre üzerinde müdahale yapılarak yaklaşık %36 oranında eksik ölçüm sağlandığının belirlendiğini, bu kapsamda kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bilirkişi raporunda da sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığının sabit kabul edildiğini, Yönetmeliğin 44, 45 ve 46. maddeleri uyarınca kaçak tüketim miktarı ve süre hesaplamalarının kurulu güç, kullanım faktörü ve günlük çalışma saatleri esas alınarak yapılması gerektiğini, tahakkukun 90 günlük kaçak dönem ve geriye dönük normal tüketim hesabı dikkate alınarak belirlendiğini, mükerrer kullanım halinde tarifenin 2 katı uygulanması gerektiğini, dava konusu faturanın bu mevzuat hükümlerine uygun düzenlendiğini, buna rağmen bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığını, eksik yazma oranına göre değerlendirme yapılmasının mevzuatta yer almadığını, hesaplamanın kurulu güç üzerinden yapılması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının da eksiksiz ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiğini vurguladığını, kök raporda yer alan alternatif hesaplamaya göre mükerrer kaçak esas alınarak yapılan faturalandırmanın doğru olduğunu, 08.06.2019 tarihli kaçak tespit tutanağı ve kayıtların mükerrer kaçak kullanımını doğruladığını, bu nedenle 398.125,96 TL bedelli faturanın mevzuata uygun olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayandığını ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı düzenlenen fatura borcundan dolayı borçlu olunmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile davaya konu 18/11/2022 tarih, AR 12022000046848 numaralı faturadan dolayı davacının davalıya 370.288,45 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.Tüm dosya kapsamı, sayaç inceleme raporu ve toplanan deliller ile bilirkişi raporlarına göre davacı tarafından 18/11/2022 tarihli kaçak tespit tutanağı tutulan adreste kaçak elektrik kullanıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu kaçak elektrik tespit tutanağının bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, HMK’nın 204/2. maddesinde hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. Yargıtay 3. HD'nin 2022/8164 E 2023/954 K sayılı ilamı, 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir. Bu durumda ispat yükü davalı alacaklıda olup, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyetinin ek raporunda, kaçak tutanak tarihinde yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine, sayaç inceleme raporuna ve dosya kapsamına uygun hesaplama yapıldığı, bilirkişi heyeti ek raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığından bilirkişi heyetinin ek raporu benimsenerek yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına ve kararda kamu düzenine aykırı bir yönün de bulunmamasına göre kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla; HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/44 Esas 2024/794 Karar sayılı dosyasında verilen 24/12/2024 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gereken 25.294,40 TL istinaf nispi karar harcından, davalı tarafından yatırılan 6.323,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan bakiye 18.970,80 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.