Danıştay Üçüncü Daire, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121. maddesi indirimi ve geçici vergi mahsubu ile haksız tahsil edilen vergiye tecil faizi uygulanması talebine ilişkin temyiz başvurusunu reddederek Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Davacı şirketin 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesindeki indirim tutarının 2018 yılı geçici vergi borcuna mahsubu talebinin zımnen reddi işlemi hakkında açtığı davada, bölge idare mahkemesi haksız tahsil edilen verginin tecil faiziyle birlikte iadesine karar vermiş, davalı bakanlığın bu kararı temyiz etmesi üzerine Danıştay, temyize konu kararın önceki kendi bozma kararı esaslarına uygun bulunması ve faize ilişkin hükmün de yerinde görülmesi nedeniyle davalı bakanlığın temyiz istemini reddederek bölge idare mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1701Karar No : 2025/1720TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı/... (... Başkanlığı)VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kağıt Sanayi ve Ticaret Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:Dava konusu istem: Davacının, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 121. maddesi uyarınca 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan indirim tutarının 2018 yılının Ocak-Mart dönemine ait geçici vergi borcuna mahsubu için yaptığı düzeltme ve şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla ödediği 560.445,97-TL geçici vergi ile 44.386,80-TL gecikme zammının faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası gereğince davacıdan haksız tahsil edilen verginin iadesinde tahsil edildiği tarihten itibaren işleyen tecil faizinin tarafına iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle tahakkuk eden verginin dava konusu edilen kısmı kaldırılmış ve söz konusu verginin tahsil tarihinden itibaren tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2016 yılının Haziran dönemi ihraç kayıtlı teslim nedeniyle doğan katma değer vergisi iade alacağının aynı yılın Eylül dönemi katma değer vergisi borcuna mahsup talebinin 26/10/2016 tarihinde kâğıt ortamında bulunmasının 429 Seri Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğince geçerli olamayacağı için standart iade talep dilekçesinin verildiği 07/11/2016 tarihi itibariyle yapılan 35.343,44-TL mahsubun 35.146,48-TL vergi aslı, 196,96-TL gecikme zammı ile birlikte yapılması ve Aralık ayı içinde mükellef adına gönderilen ödeme tutarından 202,47-TL’nin eksik mahsubu yapılan Eylül dönemi katma değer vergisi borcuna mahsup edilmesi sebebiyle Kasım dönemi borcunun 202,47-TL’lik kısmının kaldığı, bu tutarın 16/01/2017 tarihinde süresinden sonra tahsil edilmesi sebebiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde sayılan şartları taşımadığının açık olduğu, dava konusu olayda açık bir vergi hatasının söz konusu olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Gerek dava açılmasına ilişkin sürenin geçirilmesinde gerek vergi indirimi şartlarının tespitine ilişkin hususların netleştirilememesinde davalı idarenin hatalı uygulama ve bilgilendirmeleri neden olduğundan açık vergi hatası bulunan olayda verilen kararın hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, istinaf merciince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularının, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebileceği, temyiz istemine konu edilen kararın dava konusu işleme ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Üçüncü Dairesinin 18/10/2023 tarih ve E:2020/3589, K:2023/3866 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Temyiz istemine konu edilen kararın, faize ilişkin hüküm fıkrası ise aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.