Ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan altyapı hasarı tazminatı talebiyle açılan itirazın iptali davası hakkında mahkeme kararı.
Özet: Davacı şirket, davalının çalışmasıyla altyapısında oluşan 7829,83 TL tutarındaki hasarın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, hasarın davalının eylemleriyle meydana geldiğini ve belgelerle sabit olduğunu ileri sürmüş; davalı, hasara kendisinin değil iş ortağının sebep olduğunu belirterek iddiaları reddetmiş; davaya ihbar edilen üçüncü şirket ise ihbarın usulüne aykırı olduğunu, ortak altyapı kullanımından dolayı failin tespiti için teknik ve somut verilere ihtiyaç olduğunu ve hasarın başka taraflarca da verilebileceğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/170 Esas
KARAR NO : 2026/523
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 26/02/2025
KARAR TARİHİ : 21/05/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 26/02/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; " -------- Mah. ---------- Sk. ---------- Cad. No:---------- Arası ---------- adresinde 13.10.2022 tarihinde davalı --------Ş'nin çalışması esnasında müvekkil şirkete ait altyapı hasara uğratılmış olup, müvekkil şirket tarafından hasarın tazmini için ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu icra dosyalarına davalı tarafından haksız şekilde itiraz edilmiş olup, işbu itirazın iptali maksadıyla huzurunuzdaki davayı ikame etmemiz hasıl olmuştur. Müvekkil şirket personeli tarafından hasar tespit tutanakları tutulmuş olup, hasar mahallinde fotoğraf çekimleri yapılmıştır. Müvekkil şirket, yüklenici firmasına hasarın giderimini sağlattırmış olup, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedelleri EK'te sunulan tablolarla belgelendirilmiş ve faturalandırılmıştır (birden fazla hasarın giderimi için fatura düzenlenmiştir.) Müvekkil şirket hasarlardan dolayı toplamda 7829,83 -TL zarara uğramış olup zararı giderilmemiştir, bu kapsamda davalının hasara sebep olduğu kazı ruhsatı kayıtlarından da anlaşılabilecek olup, ilgili belediyeye müzekkere yazılması durumunda hasara sebebiyet veren failler açığa çıkacaktır. Tarafları tacir olan ve ticari işletmelerini ilgilendiren işbu dava nispi ticari davalardan olduğundan dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuştur. Görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamış olup, 25/10/2024 tarihli son tutanak sunulmuştur. İşbu dosya kapsamında dinlenilmesini talep ettiğimiz tanık listemizi sayın mahkemenize sunuyoruz. Tanıklarımızın Sayın Mahkemenizce dinlenilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz....'' hususları belirtilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ''...Davacı tarafından başlatılmış icra takibi ve zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde iddia edilen hasarın tarafımızca gerçekleştirilmediği davacı tarafa ifade edilmiştir. Ancak yine de görüyoruz ki davacı tarafından bu dava tarafımıza yöneltilmektedir. Hasarın gerçekleştiği iddia edilen adreslerde iş ortağı şirket tarafından çalışma yapılmıştır. Ancak 13.10.2022 tarihli kazı çalışmalarında tarafımızca bir hasar gerçekleşmemiştir. Konu hakkında iş ortağı şirketten bilgi ve belgeler talep edilmiş olup, bize herhangi bir hasara sebebiyet verilmediği ifade edilmiştir....'' hususları belirtilmiştir. İhbar olunan --------- Şirketi tarafından sunulu cevap dilekçesinde özetle; ''Öncelikle somut davada ihbar; HMK şartlarını karşılamamaktadır. 6100 sayılı HMK’nın “İhbarın şekli” başlıklı 62. maddesine göre, İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. İhbar edilen üçüncü kişinin doğru ve sağlıklı karar vermesini sağlayabilmek için, ihbar sebebinin ve yargılamanın bulunduğu aşamanın açıkça belirtilmesi gerektiği de maddede vurgulanmıştır. Davanın, müvekkil yönünden dava şartı yönünden usulden reddi gerekmektedir.--------Ş., geçmişte -------Ş. bünyesinde faaliyet göstermiş olup, 2005 yılında bu yapıdan ayrılarak ayrı ve bağımsız bir tüzel kişilik olarak hizmet vermeye devam etmektedir. Söz konusu ayrışma sürecinde taraflar arasında imzalanan özel protokol kapsamında, ---------Ş. ----------Ş.’ye ait altyapı ve güzergâhları kullanmaya devam etmiştir. Anılan protokol gereği, ayrışmaya rağmen altyapı tesisleri ve güzergâhlar her iki kurum tarafından birçok yerde ortak olarak kullanılmakta olup, ülke genelinde birçok noktada hatlar iç içe ve bitişik şekilde konumlanmaktadır. Bu durum, ortak güzergâhlarda meydana gelen altyapı hasarlarında çoğu zaman birden fazla kuruma ait hatların eş zamanlı olarak zarar görmesine neden olmaktadır. Ortak güzergâhlarda meydana gelen hasarlarda "failin tespiti", varsayımlar üzerinden değil; teknik, somut ve denetime elverişli verilerle yapılmalıdır. Müvekkil şirketin sahada bulunması, hasarın müvekkilce verildiğine karine teşkil etmez. Nitekim, ortak güzergâhlarda ----------Ş. ekiplerince yapılan çalışmalar sırasında tespit edildiği iddia edilen hasarlarda, ----------Ş.’nin ya da yüklenicisi -------- fiili bir müdahalesi veya kusurlu eylemi bulunduğuna dair somut, teknik ve tarafsız bir tespit mevcut değildir. Şöyle ki; yapılan çalışmalar sırasında tespit edildiği iddia edilen hasarlara; davacı ---------- taşeronu / çözüm ortağı olarak dava dışı 3. kişilerin de müdahalesi olmaktadır. Zira dava dışı firmalara ait evrakların da mevcut olduğu bilgisi alınmış olup davacı firmaya müzekkere yazılarak; dava konusu iddia edilen hasara ilişkin tüm bilgi / belgeler talep edilmelidir. Ortak güzergâhlarda meydana gelen hasarlarda; hasarın hangi kurumun faaliyeti sonucunda, hangi tarihte ve hangi müdahale sırasında oluştuğunun teknik, somut ve tarafsız delillerle ortaya konulması zorunludur. Aksi halde, varsayıma dayalı değerlendirmelerle herhangi bir kuruma kusur atfedilmesi hukuken mümkün değildir. Kaldı ki, ----------Ş. hatlarına zarar verildiği iddia edilen durumlarda; aynı güzergâhı kullanan --------Ş. hatlarının da zarar görmesi olağan bir durumdur. Bu tür hallerde, ---------Ş.’nin yüklenici firması olan Müvekkil ----------, yalnızca ----------- ait kablolara yönelik onarım çalışmalarını gerçekleştirmekte olup ----------Ş. hatlarında bir hasar tespiti yapılması halinde ise iyi niyet çerçevesinde ilgili kuruma bildirimde bulunmaktadır. Müvekkil şirketin davacı ---------Ş. ile herhangi bir sözleşmesel bağı bulunmadığı gibi, davacıya ait altyapıya müdahale etme yetkisi veya görevi de bulunmamaktadır. Müvekkil şirket ekipleri, yalnızca Türksat altyapısındaki arızaları gidermekle mükelleftir. Sahada yapılan incelemelerde davacı kurumun hatlarında bir hasar gözlemlenmesi durumunda, kurumsal nezaket ve iyi niyet çerçevesinde ilgili kuruma bilgi verilmektedir. Bu bildirim, hiçbir surette hasarın müvekkil tarafından verildiğinin ikrarı olarak kabul edilemez. müvekkilin davacı altyapısına yönelik doğrudan veya dolaylı bir müdahalesi söz konusu değildir.---------, ----------ş. altyapısına yönelik doğrudan veya dolaylı herhangi bir müdahalesi söz konusu değildir. Davacı tarafça sunulan tutanakta; ---------- ekiplerince kendi çalışmaları sırasında, müvekkil şirket yetkililerinin gıyabında ve tek taraflı tanzim edilmiştir.Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca, altında ilgilisinin imzası bulunmayan ve teknik verilerle (koordinat, kazı ruhsatı ihlali vb.) desteklenmeyen tek taraflı tutanaklara dayanılarak hüküm kurulamaz. Dosyaya sunulan fotoğraflar üzerinde yapılan incelemede ise; üçüncü kurum kaynaklı bir hasar neticesinde yalnızca ---------Ş.’ye ait kabloların zarar gördüğü, ----------Ş. kablolarında herhangi bir hasar bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Türksat ekipleri tarafından yalnızca kendi kablolarına müdahale edilerek onarım gerçekleştirildiği gözlemlenmektedir. Şayet -----------Ş. kabloları da zarar görmüş olsaydı, ekiplerin aynı anda sahada bulunması ve buna ilişkin tespitlerin tutanak ve kayıtlar üzerinde açıkça yer alması gerekirdi. Ancak böyle bir durum söz konusu değildir. Ayrıca, dosyaya sunulan fotoğraflardan hattaki deformasyonların yeni olmadığı, çok daha eski tarihlerde gerçekleştirilen çalışmaların sonucu olabileceği açıkça görülmektedir. Şayet hasar müvekkil çalışması sırasında oluşsa idi; davacı hatlarında taze bir kırılma/kopma belirtisi olması gerekirdi; oysa mevcut görüntüler kronik ve dışsal bir yıpranmayı işaret etmektedir. Bu itibarla, tarih ve fail tespiti içermeyen, somut ve teknik delillerle desteklenmeyen tek taraflı tutanak ve beyanlar üzerinden ------------Ş.’ne sorumluluk atfedilmesi hukuken mümkün değildir. Kusur, zarar ve illiyet bağı unsurları ispatlanmadan şirketimiz aleyhine ileri sürülen iddiaların dayanaksız olduğu açıktır...'' hususları belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı tarafından yapılan alt yapı çalışmaları kapsamında davacıya ait kablolara zarar verdiği iddiasına dayalı hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen hasara ilişkin kusur ve sorumluluğun kime ait olduğu ve gerçek zarar miktarına ilişkindir.05/03/2026 tarihli ara karar ile dosyanın bir elektrik ve elektronik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 05/04/2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi kök raporunda özetle; "Dava konusu hasarın, yeraltı haberleşme altyapısına yapılan harici mekanik müdahale sonucu oluştuğu, hasarın oluş şeklinin, kablonun yerinden alınması, zorlanması veya farklı bir hatta bağlanmaya çalışılması sırasında meydana gelebilecek kopma ve deformasyon mekanizması ile teknik olarak uyumlu olduğu, dosyada mevcut tanık beyanının, hasarın davalı tarafça gerçekleştirilen çalışma sırasında meydana geldiğini belirttiği, bu hususun hukuki değerlendirmesine ait nihai kusur ve sorumluluk değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,Dosyada sunulu hasar giderim tablosunda yer alan malzeme ve işçilik kalemlerinin, olay tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun olduğu, hasarın giderilmesi için yapılan müdahalede kullanılan malzemelerin (kablo, ek mufları, bağlantı elemanları vb.) ve işçilik işlemlerinin, bu tür arızaların onarımında teknik olarak gerekli ve olağan olduğu değerlendirilmiştir.Davacı tarafından sunulu hasar gören malzeme ve işçiliklere ilişkin tablo incelendiğinde,
Hasar gören mahaldeki malzeme listesi ve işçilikleri değerlendirildiginde, --------- İCRA DAİRESİ ----------- Takip Talebinde Asıl Alacak 7.829,83-TL tutarın piyasa degerleri ile yapılan islerinin hasar gören mahallerdeki işler ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.Bu zararın giderilmesinde davalılar arasında müteselsil sorumluluk olup/olmadığının, ihbar olunana icra emri yapılıp yapılmaması gibi husuların hukuki değerlendirmesi sayın mahkemeye bırakılmıştır. Takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz olunur." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, hasar tespit tutanakları, fatura, benimsenen bilirkişi raporu, icra dosyası içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket tarafından alt yapı çalışmaları kapsamında yapılan kazı çalışmaları esnasında davacı şirket işletmesi altındaki kablolara zarar verildiği, zarar bedelinin ödenmesi için davalıya başvurulmasına rağmen davalının zararı ödememesi nedeniyle davacı tarafından zarar bedelinin tahsili amacıyla icra dosyasından icra takibi yapıldığı, davalının yasal süresi içerisindeki itirazı üzerine takiplerin durmasına karar verildiği ve davacının itirazın iptali istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Buna göre hasarın dava dışı taşeron şirket elemanlarınca kazı yapılırken meydana geldiği, hasar tarihine ait hasar tespit tutanağında belirtilen adreste kablolara hasar verildiği, hasarın onarımının davacının yüklenicisi tarafından yapıldığı, davalı şirketin kazı çalışmaları öncesinde davacı tarafa bunu bildirip davacıdan tesis projelerini istemediği, yer gösterme talep etmediği, davacı tesislerinin belirlenmesine ve işaretlenmesine yönelik hiçbir işlem yapmadığı ayrıca hasarın davalı tarafça gerçekleştirilen müdahale esnasında davacıya ait hattın yerinden alınarak farklı bir hatta bağlanmaya çalışıldığı bu esnada kablonun zarar gördüğü ve kopma meydana geldiği anlaşılmakla hasarın meydana gelmesinden davalının kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Talebin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle ve alacağın miktarının tesbiti ancak bilirkişi incelemesi ile tesbit edildiğinden likit bir alacak olmadığı kanaatine varılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davalı şirket husumet itirazında bulunulmuş ve davalı işi dava dışı yükleniciye devretmiş ise de, dava dışı firma tarafından yapılan işi kontrol ve denetim yükümlülüğü bulunduğundan TBK’nın 66. maddesi uyarınca adam çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumlu olarak sorumludur. Hal böyle olunca davalının dava dışı firma ile arasında müteselsil sorumluluk bulunduğundan husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takip talebi doğrultusunda devamına,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harcın düşümü ile geri kalan 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.079,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.310,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 7.829,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen davacı vekilinin, davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2026