Distribütörlük sözleşmesi feshi sonrası haksız eylem zararları ve alacakların tahsili için açılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, distribütörlük sözleşmesini karşılıklı sona erdiren davacı şirket, davalı tedarikçi şirketin fesih sonrası ürünleri zamanında geri almaması nedeniyle depolama, işçilik, elektrik ve yakıt masrafları gibi zararlar ile mutabakat mektubuyla teyit edilmiş cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken, davalı şirket yetki itirazında bulunarak davanın reddini ve davacının sözleşme sonrası kendi yükümlülüklerini (buzdolabı toplama gibi) yerine getirmediğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/60 Esas
KARAR NO : 2026/568
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/08/2025
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... olarak bilinen markanın firması olan davalı şirketin ...'deki distribütörlüğünü yaptığını, taraflar arasında 20.09.2023 tarihli ve 1 yıl süreli "Distribütörlük Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmeyi uzatmayacağını davalı firmaya ilettiğini, davalı firma da müvekkili şirketçe kendilerine iletilen bu hususu kabul ettiğini, bu doğrultuda taraflar ortak mutabakata vararak distribütörlük sözleşmesini feshettiklerini, davalı şirketin üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini, basiretli tacir hükümlerine uymadığını, müvekkili şirketin maddi zarar görmesine sebep olan davalı şirkete 25.11.2025 tarihinde mail attığını, davalı şirketin depoyu boşaltma konusunda üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkilinin basiretli tacir hükümlerine uygun şekilde hareket ederek depoda bulunan davalı şirkete ait emtianın korunması, bakımı için işçi çalıştırmak zorunda kaldığını dolayısıyla elektrik masrafı yapmak zorunda kaldığını, davalı şirketin emtialarının zarar görmemesi adına ürün iade süreçlerini basiretli tacir hükümlerine uygun olarak takip ederek yakıt masrafı yapmak zorunda kaldığını, davalı şirketin sürecin üzerine yeteri kadar düşmemesi ve basiretli tacir hükümlerine aykırı davranması nedeniyle ancak 15.01.2025 tarihinde sonuçlandırılabildiğini, bu tarihe kadar müvekkili şirketin; çalışanların iş akitlerini sonlandıramadığını ve bu işçilere maaş ödemek zorunda kaldığını, bu işçilerle ilgili vergi ve SGK primlerini ödemek zorunda kaldığını, ürün iade süreçleri için müvekkilinin 101.971,07-TL yakıt masrafı yapmak zorunda kaldığını, bu süreçte 2024 Aralık ayı için 92.752,20-TL, Kasım 2024 için 96.050,84-TL, Ekim 2024 için 92.707,88-TL elektrik faturası ödemek zorunda kaldığını, davalı taraf 30 Ekim 2024 tarihinde süreci sonlandırmış olsaydı müvekkilinin bu kez sadece 30.10.2024 tarihine kadar olan masrafları davalı şirketten talep edeceğini, tüm bu masraflara ek olarak müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan "Distribütörlük Sözleşmesi" kapsamında oluşan cari hesap nedeniyle müvekkili şirketin, davalı şirketten 94.274,82-TL alacağının bulunduğunu, buna ilişkin olarak, taraflar arasında 17.06.2025 tarihinde "Mutabakat Mektubu" hazırlandığını, taraflarca imzalandığını, ancak bu alacağın müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin süresinde itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, itirazın iptali için dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... numaralı arabuluculuk dosyasındaki görüşmelerin anlaşamama sonuçlandığını, müvekkili şirketin, davalı şirketten olan alacaklarının tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine karşı davalı tarafça kötü niyetli ve haksız olarak yapılan itirazın iptaline, davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama tüm harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: davaya konu edilen icra takibinin açıldığı ... İcra Müdürlüğünün Münhasır Yetki Sözleşmesi kapsamında yetkisiz olduğu ve gerek işbu davanın gerekse icra müdürlüğünün ... Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, icra takibine itiraz sırasında yetki itirazında da bulundukları gözetilerek işbu davanın esas yönüyle de reddine karar vermesini talep ettiklerini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında münakid distribütörlük sözleşmesi ile davacı şirket, müvekkili şirket tarafından satışı yapılan gıda ürünlerinin, belirlenen bölge dahilinde ürünlerin depolanması, muhafazası, dağıtım ve satışını üstlendiğini, davacı şirketin sözleşmenin feshine yönelik iradesini müvekkili şirkete iletmesiyle taraflar arasındaki ticari ilişki karşılıklı olarak sonlandığını, sözleşmenin feshedileceğinin bildirilmesi ile fesih işlemlerinin tamamlanmış olamayacağını ve tarafların sözleşmenin feshi sürecinde de bir takım yükümlülüklerinin bulunduğunu, müvekkili Şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin sona erdirilecek olması halinde davacı Şirketin ... il ve ilçelerindeki tüm dondurma dolaplarını toplaması tam, sağlam ve eksiksiz bir şekilde Müvekkili Şirkete teslim etmesi gerektiğini, dondurma dolaplarından bozuk olanların hurdaya ayrılması, sağlam olanların Müvekkili Şirkete teslimi ve bulunamayanların ise Davacı Şirkete fatura edilmesi gerektiğini, davacı Şirketin ... il ve ilçelerindeki tüm noktalardan iade alınacak dondurmaları deposuna çekmesi ve deposunda söz konusu ürünlerin sağlam yahut bozuk olup olmadığı ya da ...si geçmiş ürün olup olmadığı hususunun müvekkil şirketin kalite birimi ile birlikte tespitinin yapılması, sağlam ürünlerin tespiti neticesinde sözleşme hükümleri kapsamında müvekkil şirkete fatura edilerek müvekkil şirketin depolarına davacı şirket tarafından teslim edilmesi ve bozuk, ...'si geçmiş ürünlerin imha prosedürü kapsamında gerekli imha süreçlerinin yapılması ve imha edildiği hususlarının gerekli kurumlara bildirilmesinin davacı şirkete ait olduğunu ancak davacı şirketin 30 ekim 2024 tarihine kadar belirtilen yükümlülüklerini distribütör olarak yerine getirmediği ve müvekkili Şirkete teslim yükümlülüğünün 2024 yıl sonuna ve 2025 yılının başlarına kadar davacı şirketçe sarkıtıldığı ve müvekkili şirketten kaynaklanmayan gecikmeden kaynaklı olarak müvekkili şirkete karşı zarar tazmin talebinde bulunamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yaklaşık 717.000,00 TL alacak iddiası ile icra takibinin başlatılmasını takiben müvekkilinin itirazı ile karşılan davacı şirketin haklı olmadığının bilincinde olarak itirazın tümden iptalini talep etmek yerine 200.000,00 TL lik kısmı yönünden iptalini talep etmiş olması dahi haksız kazanç gayesi güttüklerini, davacı şirketin personel /işçilik, elektrik bedeli/ gideri, yakıt giderinden kısacası icra takibine konu borçtan müvekkili şirketin sorumlu olmadığı hususunda da davanın reddinin gerektiğini, davacı şirketçe 94.274,82 TL alacaklı olduğunu iddia etmişse de alacağın muaccel hale gelmeden takibe konu edildiğini, sözleşmenin sona erme sürecinde ise davacı şirketin kendisine teslim edilen dondurma dolaplarını eksiksiz teslim etmemesi sebebiyle kayıp dolaplardan kaynaklı olarak davacı şirkete fatura düzenlenmiş ve mutabakat metnindeki tutardan kayıp dolap bedeli mahsup edilmek suretiyle davacı şirketin 64.889,88 TL alacağı davacı şirkete ödendiğini, bu ödemenin yapılması ile birlikte müvekkil şirketin davacı şirketten alacaklı olması halinde buna dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı şirkete olan borcunun tamamen sona erdiğini, yetki itirazı gözetilerek mahkemenin yetkisizliğine, icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğü nezdinde açılmış olması sebebiyle yetkisiz icra müdürlüğü nezdinde açılan takibe dayanılarak itirazın iptali davası açılamayacağı gözetilerek davanın esas yönüyle de reddine, kötü niyetli davacının haksız kazanç elde etmek maksadıyla açtığı işbu haksız ve mesnetsiz davasının tümden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacının davasının itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır (Yargıtay HGK'nun,..., E. ..., K. ...; ..., E. ..., K. 2002/208 tarih ve sayılı kararları).
Yine Yargıtay kararlarına göre, itirazın iptali davası için yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması, dava ön şartı niteliğindedir (Yargıtay 11. HD'nin, 17/02/2016, E. ..., K. ...; 17/02/2016, E. ..., K. ...; Yargıtay 19. HD, ..., E. ..., K. ...; ..., E. ..., K. ... tarih ve sayılı kararları). Şayet icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmamış ve icra dairesinin yetkisine usulüne uygun olarak itiraz edilmiş ise, itirazın iptali davasının bu davaya özgü ve özel dava şartı yokluğu (icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmamış olması) nedeniyle davanın usulden reddine karar verilir.
6100 sayılı HMK.nın "Yetki Sözleşmesi" başlıklı 17. maddesinde, "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü düzenlenmiştir. Yetki sözleşmesi ile getirilen bu yetki kuralı, kesin değil, münhasır yetki niteliğindedir. Zira, HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi ile düzenlenen yetki, ancak süresinde (ilk itiraz olarak) yetki itirazı olması halinde gözetilebilir. Mahkemece resen dikkate alınamaz. Bununla birlikte Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin ...Esas -...karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ;İcra dairelerinin yetkisi ise, İİK'nın 50. madddesinde düzenlenmiş olup, öğreti ve uygulamada icra dairelerinin yetkisinin kesin olmadığı kabul edilmektedir (KURU, B.: İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2.b., İstanbul 2013, s.179 ve HGK., 24.04.2013 gün ve 2... E.,... K.)
6100 sayılı HMK’nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenebilir. Ancak bu durumda alacaklı para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir. Öte yandan TBK'nın 89. maddesinin uygulanabilmesi için, akdi ilişkinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşmede yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Müdürlü,kleri olduğu, davalı tarafından icra takibine karşı yetki itirazında bulunulduğu, bu durumda davacı tarafından yetkili icra müdürlüğünde açılmış usulüne uygun bir takip bulunmadığı anlaşılmakla davacının davasının usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının USULDEN REDDİNE
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının peşin yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.833,33-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/06/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır