Su baskını neticesinde zayi olan ortaklar pay defteri için talep edilen zayi belgesinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı, basiretli tacir özeni ve mücbir sebep tartışmaları çerçevesinde yapılan istinaf başvurusu incelemesi.
Özet: Arşivinde patlayan borular nedeniyle meydana gelen su baskınında ortaklar pay defterinin zayi olduğunu belirten bir şirket, zayi belgesi talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, defterin yerde kolide muhafaza edilmesini basiretli tacir özenine aykırı bularak talebi reddetmiştir. Şirket ise zararın mücbir sebep ve çalışan hatasından kaynaklandığını, özen yükümlülüğünü ihlal etmediğini savunarak ve benzer davadaki farklı kararı emsal göstererek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1192 Esas
KARAR NO : 2026/1190 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI : 2025/1173 Esas - 2026/370 Karar
TARİH: 07/04/2026
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi (HASIMSIZ)
KARAR TARİHİ: 12/06/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin arşivinde 08/12/2025 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde, saklanması zorunlu olan evraklardan ortaklar pay defterinin tamamen ıslanarak zayi olduğunu, söz konusu zayiatın gerçekleştiği hususunun şirket nezdinde tutulan bir tutanakla sabit olduğunu ve bu durumu TTK 82/1 maddesinde öngörülen mücbir sebep halleri kapsamında yer aldığının vurgulandığını, bu doğrultuda ilgili kanun maddesinin tanıdığı hak düşürücü süre içerisinde mahkemeye başvurulduğunu belirterek şirketin ticari faaliyetleirnin ve hukuki güvenliğinin temini amacıyla zayi olan ortaklar pay defterine ilişkin tarafına bir zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 07/04/2026 tarih 2025/1173 Esas - 2026/370 Karar sayılı kararında; " Somut olayda; davacı iş yerinde 08/12/2025 tarihinde meydana gelen su baskını neticesinde, saklanması zorunlu olan evraklardan ortaklar pay defterinin tamamen ıslanarak zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesini talep etmiş olup zayi belgesi verilmesine ilişkin TTK. 82/7. maddesi her türlü durum için değil, yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi tacirin elinde olmayan, kusuru olmaksızın ve olası bir dış etken neticesinde, olağandışı durumlar dahilinde defter ve belgelerin zayi olması halinde ziya belgesi verilmesine ilişkindir. Şirkete ait saklanması zorunlu defter ve belgelerin şirket merkezin tutulması bir zorunluluk olmakla birlikte söz konusu belgelerin muhafazası için basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında bulunan davacı sıradan bir kişiden daha yüksek bir özen ve dikkat yükümlülüğünü göstermek zorunda olmasına rağmen pay defterini arşiv odasında yerde koli içinde muhafaza ettiği, yağış neticesinde ıslanarak zayi olduğu, basiretli bir tacir gibi davranma ve defterlerini on yıl muhafaza etme yükümlülüğü altında bulunan talep edenin defterin zayi olmasında kusurunun mevcut olduğu anlaşıldığından zayi belgesi verilmesi talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 8 Aralık 2025 tarihinde müvekkili şirketin bina içinden geçen atık su pimaş borularının eskime ve tıkanmaya bağlı olarak patlaması sonucunda kat genelinde su baskını meydan geldiğini, su baskınının arşiv odasına da ulaştığını ve arşivde yerde bulunan kolilerin su içinde kaldığını, koli içinde yer alan evrakların okunmayacak halde zayi olduklarını, 10 yılı aşan ve artık saklanma sorumluluğu olmadığı için imha edilmesi gereken birtakım evrakların bulunduğu koli içine sehven ortaklar pay defterinin de konulmuş olması nedeniyle ıslanan koli içinde yer alan ortaklar pay defterinin de bu su baskını sonucunda zayi olduğunu, bu konuda olay günü müvekkili şirket tarafından tutulan tutanağın dosyaya sunulduğunu, ortaklar pay defterinin mücbir sebeple zayi olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri tarafından kasten yapılmış bir hareket söz konusu olmayıp, şirket çalışanları tarafından sehven imha edilecek evraklar içine karıştırılmış olan ortaklar pay defterinin yaşanan su baskını neticesinde zayi olduğunu, burada müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranmadığının söylenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, şirket çalışanları tarafından sehven yapılmış bir hareket ve elde olmayan sebeplerle yaşanmış bir su baskınının söz konusu olduğunu, sehven ortaklar pay defteri zayi olduğunu ve artık yenilenmesinin zaruri olduğunu, mahkemece müvekkilinin basiretli görülmemesinin sonucu değiştiremeyeceğini ve kanun gereği karar olmadan zayi olan defterin yenilenemeyeceğini, ayrıca müvekkili şirketin aynı adreste yer alan grup şirketi ve aynı arşivde belgeleri saklanan ... Limited Şirketi adına açılan zayi belgesi verilmesi talepli davada aynı adliyede yer alan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1181 esas ve 2026/268 karar sayılı ilamıyla zayi belgesi verilmesi talebinin kabul edildiğini, ilgili ilamın kesinleştiğini, aynı adli yargı çevresinde bulunan 2 mahkemenin aynı konuda birbirinden farklı kararlar vermesinin kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından müvekkili şirket adına gerekli araştırmaların yapıldığını, vergi dairesine, noterlere, ticaret sicile müzekkereler yazıldığını, müvekkili şirketin vergi borcu olmadığının ve müvekkili hakkında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin ortaklar pay defterini yenilemekte herhangi bir art niyeti olamayacağını, söz konusu defterin yenilenmesinin şart olduğunu, mahkemece yazılan kararın Anayasa'nın 141, HMK'nun 27 ve 297 maddelerine aykırı şekilde yeterli gerekçeye sahip olmadığını, ileri sürerek; kararın kaldırılmasına, davacı şirkete ait ortaklar pay defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; TTK'nun 82/7 fıkrası kapsamında zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6102 Sayılı TTK'nun 82/7 fıkrası uyarınca; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde, tacirin zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu davanın hasımsız açılır ve mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını emredebilir.
Somut olayda; davacının ticari işletmesine ait ticari defter ve belgelerden ortaklar pay defterinin arşiv odasında ve imhası gereken belgelerin bulunduğu koli içerisinde yer aldığını, boru patlaması nedeniyle meydana gelen su baskını sonucu defterin içerisinde bulunduğu kolinin de su alarak içerisindeki evrakların kullanılamaz hale geldiğini belirttiği, buna göre saklamakla yükümlü olduğu işletmesine ait ortaklar pay defterini uygun olmayan koşullarda, dış etkenlere açık şekilde, saklama süresi dolan ve imha olunacak belgeler ile aynı karton kutu içerisinde tutan davacının, saklamak ile yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle muhafaza etme yükümlüğünü yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceği, davacının gerekli tüm özeni göstermesine rağmen, kaçınılamayacak nedenlerle zayi olgusunun gerçekleştiğini ispat edemediği, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.