Maddi hasarlı trafik kazası sonrası araç değer kaybı tazminatı talebiyle açılan davada kusur tespiti, sigorta sorumluluğu ve faiz başlangıcı tartışması.
Özet: Bu hukuki belge, davacının 16/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybı için, karşı taraf sürücüsünün trafik kanununu ihlal ederek %25 kusurlu olduğunu iddia ederek, araç sahibi, kullanıcısı ve sigorta şirketinden 10.000 TL değer kaybı tazminatı ile faiz talep ettiği bir davayı ele almaktadır; davalılar ise kendi sürücülerinin kusursuz olduğunu, davacının sunduğu bilirkişi raporunun kesin olmadığını, hatta kazada davacının %100 kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemekte, sigorta şirketi ise poliçe limitleri ve kusur oranına göre sorumluluğunun bulunmadığını veya faizin başlangıç tarihini ileri sürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/497 Esas
KARAR NO : 2026/563
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2025
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 11/06/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ----------- plakalı araç ile davalı-------- ait --------- plakalı araç arasında 16/11/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ---------- E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada davalı --------- %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı --------- araç maliki,------- ise fiili kullanıcı sıfatıyla müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ---------- ise ---------- poliçe numarası ile sigortacı sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin --------- model -------- aracının kaza tarihinde 20.886 kilometrede olduğunu, aracın sağ arka kapı, sağ arka direk, sağ arka alt ve üst menteşe, sol stop, sağ ön kapı, sağ orta direk, sağ marş biyel, sağ arka çamurluk, sol arka çamurluk, arka tampon ve sol arka jant kısımlarında düzeltme ve boya işlemleri yapıldığını, davalı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a maddesini ihlal ederek hızını azaltmadığını, araçta 100.000-TL üzerinde değer kaybı oluştuğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar -------- ve --------- vekili cevap dilekçesinde özele; "Davacının, davasına dayanak yaptığı bilirkişi raporu kesin delil niteliğinde değildir. Zira dava halen derdesttir, kesinleşmiş bir karar yoktur. Ayrıca söz konusu davada bilirkişinin belirlediği müvekkil kusuruna açıkça itiraz edilmiştir, bu bakımdan da davacının, dava dilekçesi ekinde sunduğu bilirkişi raporu kesinleşmiş kabul edilemez. Sigorta ekspertiz raporunda iki tarafın sigortacısının da mutabık kaldığı üzere kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan taraf Davacı --------. Kabul anlamına gelmemekle beraber, bilirkişi raporunda tespit edilmiş olan müvekkilin %25 kusurlu olması herhangi bir somut delile dayanmamakta olup bilirkişinin varsayımından ibarettir. Davacının tarafımızdan talep edebileceği değer kaybı tazminatı bulunmamaktadır. Müvekkil olayda kusursuzdur. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir." denmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; 16.11.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına karışan ---------- plakalı aracın, 26-02-2023 ile 26-02-2024 tarihleri arasında geçerli ----------- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile Aslı Akkor adına sigortalandığını, poliçede araç başına azami 120.000-TL maddi hasar teminatı belirlendiğini, ----------- numaralı hasar dosyası kapsamında yapılan incelemeler neticesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, ----------- numaralı kaza tespit tutanağı ile TRAMER kayıtlarının da bu durumu doğruladığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından müvekkil şirketin herhangi bir ödeme yükümlülüğü doğmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde olduğunu, değer kaybı hesaplamasında aracın markası, modeli, kullanım amacı, yıpranma payı, hasarın ağırlığı ve onarımda kullanılan parçaların niteliği gibi hususların dikkate alınması gerektiğini, mahkemece uzman bilirkişi heyeti aracılığıyla aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa rayiç değerleri arasındaki farkın tespit edilmesini, davacının kasko şirketinden alınan ekspertiz raporunun dosyaya kazandırılmasını, ---------- sayılı kararları uyarınca aracın kaza geçmişi, kilometresi ve onarım işlemlerinin değerlendirilerek gerçek değer kaybının belirlenmesini, davacının aracının daha önce başka bir kazaya karışıp karışmadığının ve kaza tarihindeki kilometresinin araştırılmasını, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin haksız olduğunu, sigortacının temerrüdünün Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. ve 99. maddeleri uyarınca ihbar tarihinden itibaren sekiz iş günü sonunda oluştuğunu, 02.06.1997 tarihli ve ------------- sayılı Yargıtay kararı gereğince sigortacıya başvuru yapılmadan dava açılması halinde temerrüdün ancak dava tarihinde başlayabileceğini, müvekkil şirketin dava öncesinde temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini, aksi kanaatte olunması halinde ise faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı bedeli) talebine ilişkindir.
Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 16.11.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ----------- plakalı araç sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğu, davalı ----------- plaka sayılı araç sürücüsünün ise trafik kazasının oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği bu haliyle mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporları ile dava konusu kaza nedeniyle --------- plaka sayılı araçta 82.215,00 TL değer kaybı zararı oluştuğunun rapor edildiği görülmekle kusur oranı da dikkate alınarak değer artırım talebine konu 20.553,75 TL değer kaybı bedeli tazminatının davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 29.11.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar --------- ve----------- yönünden temerrüt tarihi olan 16.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile; 20.553,75 TL değer kaybı bedeli tazminatının davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 29.11.2023 tarihinden itibaren, diğer davalılar -------- ve-------- yönünden temerrüt tarihi olan 16.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.404,02 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harç ile 732,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.347,40 TL'den düşümü ile geri kalan 56,62 TL harcın davalılardan müşterek müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL Peşin harç, 732,00 TL tamamlama harcı ve 615,40 TL başvurma harcı 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 624,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.587,30 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 20.553,75 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 4.700,00 TL Arabulucu ücretinin davalılardan müşterek müteselsilen tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/06/2026