Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünü, sanığın kazanılmış hakkını gözetmeyerek verilen cezada temyiz üzerine düzelterek onadı.
Özet: Sanık hakkında verilen hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde, savunma avukatının sanığın ikrarının baskı altında alındığı, müdafii olmadan alınan beyanların esas alınmaması gerektiği ve eksik inceleme yapıldığı yönündeki iddiaları kısmen reddedilmiş; ancak bozma öncesi verilen ceza olan 5 yıl 15 ay hapis cezasının, bozma sonrası verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına rağmen 5271 sayılı Kanunun 307/5. maddesindeki kazanılmış hak ilkesi gereği korunmaması hukuka aykırı bulunmuş; bu nedenle hükmün, kazanılmış hakkın gözetilerek "5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazına" dair ibarenin eklenmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/1017 E., 2024/1524 K. SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, "sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, olay günü kollukta alınan ifadesinde baskı altında beyanlarda bulunduğunu, daha sonra aşamalarda alınan ifadelerinde ise ilk vermiş olduğu beyandan farklı bir beyanda bulunması halinde yalan ifade vermiş olmaktan dolayı korktuğunu ve o tarihlerde uyuşturucu kullanıyor olması ve sağlıklı düşünemiyor olması nedeniyle bu şekilde beyanlarda bulunduğunu beyan ettiğine, sanığın yaşanan yargılama sürecinin ardından hakkında ciddi bir hapis cezasına hükmedilmesi ve uyuşturucu kullanıcılığını bırakıp daha düzgün bir yaşantıya geçme çabasının verdiği bilinçle geri dönüşü olmayan durumlara yol açacağının farkına vardığına, sanığın zorunlu müdafii olmadan alınan ifadesinin hükme esas alınmaması gerektiğine, cezası kesinleşen ...'ın da ifadesinin hangi şartlar altında alındığı, üzerinde baskı ile ifade verip vermediği konularından bilgisinin alınarak sanığın üzerindeki şüphelerin giderilerek hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir.Ancak;Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir istinaf istemi bulunmadığı anlaşılmakla sanık hakkında tayin olunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasına ".... 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen sonuç cezanın 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden infazına..." ibaresinin eklenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.