Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin, banka tarafından kredi teminatı olarak kabul edilen ve keşideci imzası sahteliği iddiasıyla açılan menfi tespit davası hakkında verilen ilk derece kararının istinaf incelemesidir.
Özet: Davacı, hakkında başlatılan icra takibine konu 61.500 TLlik senetlerdeki imzanın sahte olduğunu ve kendisinin borçlu olmadığını iddia ederken, davalı banka ise bu senetlerin üçüncü bir şirketin kredi borçlarına karşılık teminat olarak verildiğini ve davacının ticari ilişkisinin bulunduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla imzanın davacıya ait olmadığını tespit ederek imza inkarının mutlak defi olması nedeniyle davacının borçlu olmadığına karar vermiş, davalı banka ise bankanın temel ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını ve davacının ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../...-.../....

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ..... esas, ....... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili hakkında toplam miktarı 61.500,00 TL yapan 9 adet senet hakkında Bursa ... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takipten haberdar olduktan sonra yaptığı araştırmada takip konusu senetlerin ......... Ltd. Şti.'nin lehtar gösterilerek keşideci olarak da müvekkilinin sahte imzası ve kaşesi kullanılarak da doldurulduğunun tespit edildiğini, dava konusu senetlerin son olarak davalı Halkbank'a geçtiğini, müvekkilinin takip konusu senetleri tanzim etmediğini ve böyle bir senede imza atmadığı gibi böyle bir senetten haberinin dahi olmadığını, müvekkilinin senetlerden icra takibi ile haberdar olduğunu, takip konusu senetlerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, senetler üzerindeki meblağların yüksek olması nedeniyle müvekkilinin teminat yatırma durumunun da bulunmadığını, bu nedenle söz konusu icra takiplerinin teminatsız olarak durdurulması için tedbir kararı verilerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ödeme olması durumunda istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin ......... şubesi ile dava dışı ........ arasında akdedilen 22/11/2006 ve 19/01/2010 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden yine dava dışı .......... arasında akdedilen 10/03/2006, 22/11/2006 ve 19/01/2010 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler açıldığını ve kullandırıldığını, hem dava dışı ......... Şti hem de ......... Ltd. Şti bu kredilerine karşılık olmak üzere dava konusu bonolarda dahil olmak üzere muhtelif senetleri 16/11/2009 tarihli tutanakla müvekkili bankaya teslim ettiğini, dava dışı ............. Ltd. Ştinin kredi geri ödemelerini yapmaması ve kendisine karşılık verdiği senetlerin ödenmemesi sonucu sözleşmenin müvekkiline verdiği yetkiye istinaden kredi hesaplarının kat edildiğini ve borçlarının muaccel hale geldiğini, dava dışı ....... Ltd. Şti'ne kredi hesaplarının kat edildiğine dair Bursa .... Noterliği tarafından ihtarname gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen borçların ödenmemesi nedeniyle dava dışı ......... aleyhine Bursa .... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyaları ile ilamsız icra takipleri yapıldığını, dava konusu bonoların tahsil edildiğinde dava şirketlerin kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkili bankaya teslim edilmiş olup her bir bononun ödenmemesi için üzerine keşideci isim ve adresine noter kanalıyla protesto çekildiğini, dava konusu bonalar incelendiğinde davacının kimlik numarasının, ticaret unvanının bonolar üzerinde yazılı olduğunu, bu nedenle dava dışı ...................Ştinin davacı ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ;
Mahkemece, davacı tarafından düzenlendiği ileri sürülen bonolarda keşideci davacının imza inkarında bulunduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli denetime açık olduğu anlaşılmakla bu rapora itibar edilerek davacı tarafından düzenlenmeyen bonolar sebebiyle davacının sorumlu olmayacağı, her ne kadar davalı banka kredilere karşılık teminat iddiasında bulunmuş ise de teminat sebebiyle bedelsizliğin şahsi def'i olup taraflar arasında sonuç doğuracağı ancak imza inkarının mutlak defii olup herkese karşı ileri sürüleceğinden bahisle davacının davalıya bonolar sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulune karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dışı .............. Şti'nin kullandığı kredilerine karşılık olmak üzere dava konusu bonolar dahil olmak üzere muhtelif senetleri 16.11.2009 tarihli tutanak ile bankaya teslim ettiği, kredi ödemelerini yapmaması ve senetlerin ödenmemesi sonucu hesapların kat edildiği hesapların kat edildiğine dair ihtarnamenin tebliğ edildiği, bonolar için protesto çekildiği, bankanın senetlere karşılık kredi kullandırırken bonoların verilmesine ilişkin temel ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığı, davanın menfi tespit davası olduğu gözönüne alınarak davacının ticari defterleri incelenerek dava dışı .......... ile ............... arasında ticari ilişki olup olmadığı varsa borcu bulunup bulunmadığı incelenmesi gerektiği, bu nedenle mahkeme kararının kaldırılması istemli istinaf edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, kıymetli evrak sebebiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine göre açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, alınan raporun usul ve yasaya uygun olmasına, davaya konu olayda temel ilişki incelemesine gerek bulunmamasına, imza itirazının herkese karşı ileri sürülebilmesine göre mahkeme kararı ve gerekçesi doğrudur.
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, mahkeme kararı ve gerekçesi yerinde olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.201,07 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.050,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.150,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde davalıya iadesine,
HMK’nın 359/3. maddesine göre kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza