Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası kaynaklı ölüm ve cismani zarar nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının ıslah edilen taleplerini ve davalı sigorta şirketinin sorumluluk itirazlarını istinafen inceliyor.
Özet: Trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında, müteveffanın mirasçıları olan davacılar, davalı sürücünün kusurlu olduğu kazanın ardından başlangıçta talep ettikleri tazminat miktarını ıslah yoluyla yükselterek toplamda 879.828,84 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise teminat limitleri, tazminat hesaplama esasları, müteveffanın müterafik kusuru (emniyet kemeri takmama) ve faiz başlangıcı gibi hususlarda itirazlar ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO :.BAŞKAN : .ÜYE :.ÜYE :.KÂTİP : .İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACILAR : DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : .Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekili ile davalı sigorta vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde, 10/08/2019 tarihinde, mütevefa .....'in ...Köyü yakınlarında meydana gelen ve davalı ....r'in kusurlu olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'in asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkili davacı eşin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını, maddi ve manevi zararları bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik mirasçıları olan eşi ....adına 40.000 TL, çocukları ... adına ayrı ayrı 15.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın davalı....'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili 07/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden; ... için taleplerini 681,269,02 TL'ye yükselterek söz konusu bedelin 267.407,99 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen arta kalan 413.861,03 TL tutarlık kısmının ise davalı ....'den, .....için taleplerini 23.542,90 TL'ye yükselterek söz konusu bedelin 9.240,93 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen arta kalan 14.301,97 TL tutarlık kısmının ise davalı...den, ...için taleplerini 44.595,92 TL'ye yükselterek söz konusu bedelin 17.504,55 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen arta kalan 27.091,37 TL tutarlık kısmının ise davalı ...için taleplerini 35.789,86 TL'ye yükselterek ve söz konusu bedelin 14.043,04 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen arta kalan 21.746,82 TL tutarlık kısmının ise davalı ....için taleplerini 94.631,14 TL'ye yükselterek söz konusu bedelin 37.144,10 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen arta kalan 57.487,04 TL tutarlık kısmının ise davalı ....'den olmak üzere toplam 879.828,84 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebimizin 345.345,60-TL tutarlık kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen; 534.483,24-TL tutarlık kısmının ise yalnızca davalı ...'den olmak üzere söz konusu bedellere kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, mükerrer tahsilat olması için 24.06.2022 tarihli ara karar ile verilen geçici ödemenin 20.07.2022 tarihinde Bursa .... İcra Müdürlüğü'nün.....esas sayılı icra dosyası ile tahsil edilmiş olması nedeniyle TBK. 76/2 gereğince hükmedilecek tazminattan söz konusu geçici ödemenin mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin söz konusu zarardan azami olarak kaza tarihindeki kişi başına vefat poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, gelir paylaşımı bakımından müteveffanın eş ve çocuklarının yanı sıra farazî destek kapsamında olması sebebiyle babasının ve annesinin de hayatta olduğu gözetilerek gerekirse paylarının ayrılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müteveffanın zararın artmasında müterafik kusuru bulunup bulunmadığının re'sen gözetilerek kaza sırasında yolcu konumunda olduğu tespit edilen müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmamasından dolayı kendince gerekli önlemleri almadığından indirim sebebi yapılmasını, müvekkil şirketin temerrüt tarihinin KTK hükümleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması aksi halde dahi başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olması gerektiğini, ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini beyanla davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.Mahkemce, davalı Bekir Türker'in kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmesi, aktüer bilirkişi raporları doğrultusunda hesaplanan tazminat tutarlarından müteveffanın yakın akrabası olan davalı ...'in aracına hatır taşıması amaçlı binmesi nedeniyle %20 oranında indirim yapılması, ayrıca emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur bulunması sebebiyle %20 oranında daha indirim yapılması ve 125.000 TL geçici ödeme tutarının mahsup edilmesi sonucunda; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 445.015,22 TL (davalı sigorta şirketi bu tutarın 267.407,99 TL'sinden sorumlu), davacı ....için 13.834,32 TL (davalı sigorta şirketi bu tutarın 9.240,93 TL'sinden sorumlu), davacı ... için 30.676,74 TL (davalı sigorta şirketi bu tutarın 17.504,55 TL'sinden sorumlu), davacı ...için 23.631,89 TL (davalı sigorta şirketi bu tutarın 14.043,04 TL'sinden sorumlu) ve davacı .... için 65.704,92 TL (davalı sigorta şirketi bu tutarın 37.144,10 TL'sinden sorumlu) destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, manevi tazminat davasının kabulü ile davacı ... için 40.000 TL, diğer davacı çocukların her biri için 15.000 TL olmak üzere toplam 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Bekir Türker'den alınıp davacılara verilmesine, bu tutarlara davalı sigorta şirketi yönünden 30.01.2020 temerrüt tarihinden davalı Bekir Türker yönünden 10.08.2019 kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, emniyet kemerinin takılmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, dosyada yer alan kusur raporunda müteveffanın emniyet kemeri takmadığı için zararın meydana geldiğine ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, kaza tespit tutanağında emniyet kemeri durumunun belirsiz olarak işaretlendiğini ve takılmadığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği hallerde müterafik kusur indirimi yapılamayacağını, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunda delillerin incelenmediğini ve değerlendirilmediğini, dosya içerisinde ve bağlantılı soruşturma-kovuşturma dosyalarında alınan kusur raporlarının tamamında davalı Bekir Türker'in %100 kusurlu olup müteveffaya hiçbir kusur atfedilmediğini, ... Asliye Ceza Mahkemesi ilamında sanık Bekir Türker'in asli kusuru ile kazanın meydana geldiğine karar verildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasında ve Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporlarında da sürücü ...'in tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu raporunda da davalı Bekir Türker'in %100 kusurlu bulunduğunu, hatır taşıması nedeniyle yapılan mahsup işleminin de hatalı olduğunu, dosyada müteveffa desteğinin hatır amaçlı taşındığına ilişkin herhangi bir veri bulunmadığını, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olarak belirlenen 30.01.2020 tarihinin hatalı olduğunu, müvekkiller adına 13.12.2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve 23.12.2019 tarihinde cevap verildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı Bekir Türker vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, Bursa.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisiz bulunduğunu, açılan davanın haksız fiil esasına dayalı maddi ve manevi tazminat davası olup iddia edilen olayın...Köyü sınırları içerisinde meydana geldiğini ve müvekkilinin adresinin Kangal İlçesi olduğunu, davalı sigorta şirketinin de Bursa İli merkez olmadığı gibi şubesinin de bulunmadığını, bu nedenle ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkili ve görevli bulunduğunu, dava konusu alacağın kanunda öngörülen süresi için dava açılmadığından zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat miktarının tarafların sosyal ve ekonomik durumu değerlendirildiğinde çok fahiş olduğunu ve müvekkilini fakirleştirmeye davacıları zenginleştirmeye yönelik bulunduğunu, müvekkili ...'in kazanın oluşumunda kusuru olmadığını, kazanın yolun ortasında çukur ve büyük taş olması nedeniyle taşa çarpmamak için sola manevra yapması ve yolun kenarının kumlu olması nedeniyle aracın kuma kapılarak takla atması sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin 30-40 km hızla seyir halinde olup yasal sınırlar içerisinde bulunduğunu, kazanın tek nedeninin yolun bakım ve onarımından sorumlu karayolu ve ilgili kurumların gerekli bakım ve onarımı yapmaması olduğunu, müteveffa Bünyamin Türker'in emniyet kemeri takmaması nedeniyle kusurlu bulunduğunu, emniyet kemerinin takılı olması halinde ölüm olayının meydana gelmeyeceğini, dosya kapsamından ve raporlardan anlaşılacağı üzere ölüm olayının emniyet kemeri takılı olmadığı için ağır yaralanma ve ambulansın çok geç gelmesi neticesinde meydana geldiğini, müteveffanın müvekkilinin amcaoğlu olması ve çok samimi olmaları nedeniyle ücretsiz hatır taşıması söz konusu olduğunu, bilirkişi raporlarının yasaya aykırı ve eksik inceleme ürünü olduğunu, davacılara SGK tarafından ölüm nedeniyle dul aylığı ve yetim aylığı bağlanıp bağlanmadığının araştırılmadığını ve bu ödemelerin hesaplamada mahsup edilmesi gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, mahkemenin geçici ödeme kararı kapsamında sigorta şirketi tarafından asıl alacak 125.000 TL olmak üzere toplam 143.486,05 TL geçici ödeme yapıldığı ve ödemeyi gösterir dekont eklendiğini, ancak yerel mahkemenin her ne kadar ara kararlarda hükmedilecek tazminattan mahsup edilmek diye belirttikten de olsa da ileride hükmedilecek tazminatın 125.000 TL mahsup edilmeksizin hüküm kurduğu, şirketimizce yapılan 125.000 TL asıl alacak tutarındaki ödemenin mahsup edilmemesi gerekli iken mahsup edilmeyeceği gibi davalı lehine olacak şekilde hükmedilmiş gibi anlaşılmakta olup mükerrer ödemeye ve davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağını beyanla, kararın bozularak şirket açısından davacılara yapılan geçici ödeme mahsup edilerek hüküm kurulması gerektiğini, her bir davacı yönünden mahsuptan sonra hükmedilecek tutarın şirketimiz yönünden açıkça ve anlaşılır biçimde yazılması gerektiğini, hesaplama yöntemine itirazları bulunduğunu, desteklik durumunun ispatı gerektiğini, SGK'dan bağlanan gelirlerin hesaplamadan mahsubu gerektiğini, ceza davası sonucunun beklenmesi gerektiğini, yerel mahkemece kabul edilen temerrüt tarihinin hatalı olduğun beyanla, Bursa..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... tarih ve .... karar sayılı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacılar vekili ile davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı Bekir Türker vekilinin istinaf başvurusu ise, ilk derece mahkemesince istinaf harç ve giderlerinin süresinde tamamlanmaması nedeniyle HMK'nın 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına dair verilen ek kararın Dairemizce usule aykırı olarak heyet yerine tek hakimle verildiği gerekçesiyle geri çevrilmesini müteakip, ilk derece mahkemesince yeniden usulüne uygun olarak oluşturulan ek karar ile reddedildiği ve bu ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, davalı ...vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Davacılar vekili istinafında, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması gerekçesiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının, bu hususun kusur raporunda yer almaması karşısında hatalı olduğunu, hatır taşıması indiriminin yasal koşulları oluşmadığı halde uygulanmasının isabetsiz olduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden belirlenen temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, vekalet ücreti ile yargılama giderlerine ilişkin hükmün de düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Hatır taşıması; bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Hatır taşıması indiriminden sadece hatır için taşınan aracın maliki, sigorta şirketi ve işleteninden yalnızca bunu ileri sürenler yararlanabilecektir.Hatır taşıması indirim yapılmasının hatalı olduğu ileri sürülerek davacı tarafça istinaf talebinde bulunulmuş olup, hatır taşımasının bir defi olarak cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği halde, davalının cevap dilekçesinde ileri sürmediği bu itirazın yerel mahkemece resen değerlendirilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Buna göre hatır taşıması indirimi yapılmamış hali ile davacı, ölenin eşi Safiye yönünden 681.269,02 TL, çocuk ... yönünden 23.542,90 TL, çocuk MİYASE yönünden 44.595,92 TL, çocuk.....yönünden 35.789,86 TL, çocuk RÜMEYSA yönünden 94.631,4 TL hesaplanan maddi tazminattan, davacı taraflara yapılan toplam 125.000,00 TL peşin ödeme tutarı davacı kişiler başı yapılan ödemeler ile davacı eş Safiye için 100.000,00 TL peşin ödemenin düşümü ile 581.269,02 TL, davacı çocuk... için 5.000,00 TL peşin ödemenin düşümü ile 18.542,90 TL, davacı çocuk Miyase için 5.000,00 TL peşin ödemenin düşümü ile 39.595,92 TL, davacı çocuk Rümeysa için 10.000,00 TL peşin ödemenin düşümü ile 84.631,41 TL, davacı çocuk... için 5.000,00 TL peşin ödemenin düşümü ile 30.789,86 TL tazminat tutarı hesabına ulaşıldığı, bu kapsamda davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 581.269,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının (Davalı sigorta şirketi bu tutarın 267.407,99 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (Küçük) Davacı ... için 18.542,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 9.240,93 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, Küçük) Davacı ... için 39.595,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 17.504,55 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (Küçük) ... için 30.789,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 14.043,04 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (Küçük) Davacı ....için 84.631,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 37.144,10 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Yine, davacı tarafın, geçici ödemeler de dikkate alınarak toplam hak kazanılan miktarlar üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiği yönündeki istinaf talebi de bu kapsamda yerinde görülmüştür. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır. Somut olayda, kaza tespit tutanağında, ölenin emniyet kemeri takılı olup olmadığı belli değildir. Ancak müteveffa ile aynı araçta bulunan kemeri takılı olan sürücünün kazadan yaralı kurtulmuş olması, ölenin ölüme sebep olan yaralanma şekli dikkate alındığında yerel mahkemenin müterafik kusur değerlendirmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı sigorta şirketinin temerrüdüne ilişkin olarak ise, Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, sigortacının temerrüdü, hak sahibinin gerekli tüm belgelerle usulüne uygun olarak yaptığı başvuruya ait evrakın posta çıkış tarihi dikkate alındığında yerel mahkemece belirlenen temerrüt tarihinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri incelendiğinde; Yerel mahkemece, davacılar lehine hükmedilen geçici ödeme miktarları hüküm gerekçesinde ayrı ayrı belirtilmiş olup, hüküm de bu mahsup edilmiş miktarlar dikkate alınarak kurulmuş olduğundan, davalı vekilinin 125.000 TL mahsup edilmeksizin hüküm kurulduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih - 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, aktüerya bilirkişiden rapor alınması gerekli olup, hükme esas alınan rapor açıklanan usullere göre hazırlanmış olduğundan davalı sigorta vekilinin hesaplama yöntemine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs. sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminattır.Müteveffa ile destek olunanlar arasında hali hazırda destek sağlanmamışsa dahi destek olacakları muhtemel olarak kabul edilir. Bu durum gerçek destek ve varsayımsal destek kavramlarını gündeme getirecektir.Varsayımsal destek, ölüm olayı gerçekleşmeseydi hayatın olağan akışı gereği, ileride kurulacak olan desteği ifade eder. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek somut uyuşmazlıktaki gibi, çocukların anne ve babalarına verecekleri destektir. Başka bir ifade ile anne-baba ve çocuk arasında destek ilişkisi olacağı hususunda hukuki karine mevcuttur. Bu karine gereği, bu kişiler arasında desteğin ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafın, destek tazminatından kurtulması ancak, karinenin aksini ispatla mümkündür. Ölen çocuğun gelecekte ana-babasına bakacağı, hayatın olağan akışı içinde beklenebiliyorsa, çocuk onlar için destektir. ( Yargıtay 17 HD 2019/2559 - 2020/2414 sayılı ilam).Somut olayda, müteveffanın, davacı eş ve çocuklarına desteklik durumu sabit olup, davalı sigorta vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Yine dosya kapsamında davacılara ölüm aylığı dışında SGK'dan bağlanan ölüm geliri bulunduğuna ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmamış olmakla, davalı vekilinin SGK gelirlerinin mahsubuna ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir. Yerel mahkeme ATK'dan alınan kusur raporu dosya kapsamına, oluşa ve dosyada bulunan kaza tespit tutanağına da uygun olmakla, davalı vekilinin kusur durumunun kesinleşmesi yönünden ceza dava dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Yerel mahkemece sigortaya başvuru tarihi dikkate alınarak temerrüt olgusu tespit edilmiş olmakla, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle HMK 353/1.b-1 hükmü gereğince esastan reddine, mahkemece hatır taşıması indirimi yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1.b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarih ve 2020/693 - 2022/1274 sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1.b-1 hükmü gereğince esastan reddine,a)İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Sompo Sigorta A.Ş. tarafından yatırılması gereken 23.590,21-TL istinaf karar harcından peşin alınan 9.171,04.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 14.419,17.-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,b)İstinaf yargılama giderinin gideri yapan davalı taraf üzerinde bırakılmasına,2- Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... sayılı kararı hakkındaki davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 3-HMK'nun 353/1.b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,a)Davanın kabulüne, b)Davacı Safiye için 581.269,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının (Davalı sigorta şirketi bu tutarın 267.407,99 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,c) Davacı Seçgül için 18.542,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 9.240,93 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,d) Davacı Miyase için 39.595,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 17.504,55 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,e)(Küçük) Davacı ... için 30.789,86 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 14.043,04 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,f)(Küçük) Davacı .... için 84.631,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketi bu tutarın 37.144,10 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,-Bu tutarlara davalı sigorta şirketi yönünden 30/01/2020 temerrüt tarihinden davalı Bekir Türker yönünden 10/08/2019 kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,-125.000,00 TL geçici ödeme tutarına temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre yönünden yasal faiz işletilmesine (geçici ödemeyi yapan davalı sigorta şirketi yönünden 30/01/2020 temerrüt tarihi ile ödeme tarihi arasında kalan dönem yönünden, tahsilde tekerrür olmamak üzere diğer davalılar yönünden 10/08/2019 kaza tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönem yönünden),g)Davacı....TLmanevi tazminatın 10/08/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den alınıp davacılara verilmesine,h)Alınması gereken 66.932,10 harçtan peşin ve ıslah ile alınan 3.346,9 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 63.585,20 TL harcın (davalı sigorta şirketi bu tutarın 22.407,42.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,ı)Davacılar tarafından karşılanan 3.346,9 TL peşin ve ıslah harcı ile 54,40 TL başvurma harcının davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,i)7155 Saylı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,j)Davacılar tarafından karşılanan 1.350,00 TL bilirkişi reddiyatı, 700,00 TL ATK fatura bedeli, 300,00 TL keşif ulaşım bedeli, 839,8 TL keşif harcı ile posta, müzekkere ve tebligat masrafından ibaret 1.152,5 TL olmak üzere toplam 4.342,3 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, .k)Davalı .... Sigorta A.Ş. Tarafından karşılanan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, l)Hükmolunan maddi tazminat tutarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 135.176,03.-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Sigorta şirketi 61.843,03 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) m)Hükmolunan manevi tazminat tutarı yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yerel mahkeme karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 16.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı Bekir Türker'den alınarak davacıya verilmesine, n)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara iadesine, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine,5-Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, 6- harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,7-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 02/10/2025 tarihinde karar verildi. Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.Başkan Üye Üye Katip