Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin, inşaat malzemesi satışından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali talebiyle açılan davanın gerekçeli karar metnidir.
Özet: Davacı bir şirket, davalıya inşaat projesi için sağladığı malzemelerin ödenmeyen bedeli nedeniyle başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, tacir olmadığını ve borcun haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, mahkeme ise taraflar arasındaki ticari ilişkinin mahiyetini ve davalının tacir sıfatını resmi kayıtlardan araştırarak uyuşmazlığın esasına ilişkin karar vermek üzere delilleri değerlendirmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... ile davalı ... arasında uzun süredir devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket, inşaat malzemeleri temini konusunda faaliyet gösterdiğini, davalı, dava dışı ... ile Konya . Noterliği 05/11/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı İnşaat Yapım Sözleşmesi imzaladığını, söz konusu sözleşmeye göre Konya ili ... ilçesi ... mah. ... ada ... parselde kayıtlı arsa üzerine müteahhit ... tarafından bina inşa edileceğini, bu sözleşmeye göre inşaatın başından sonuna kadar alınacak tüm inşaat malzemeleri davalı ...'e ait olduğunu, müvekkilinin davalının ve dolaylı temsilcisi Ramazan Güngör'ün siparişi üzerine çeşitli tarihlerde farklı marka ve modellerde inşaat malzemesi satışı gerçekleştirdiğini, davalının dolaylı temsilcisi aracılığıyla sipariş edilen ve inşaat projesinde kullanılan bu malzemelerden davalının doğrudan faydalandığının açık olduğunu, bu ticari ilişkilerin bir neticesi olarak, davalıya yönelik olarak ekte sunulan 21.07.2025 tarih ... numaralı faturada detayları bulunan mal teslimleri yapıldığını ve faturalandırıldığını, teslim edilen mallara ilişkin bu fatura, usulüne uygun olarak müvekkil şirketin ticari defterlerine kaydedildiğini, davalı tarafından da ticari defterlerine işlendiğini ve süresinde itiraz edilmeden kabul edildiğini, mal teslimlerinin ve faturanın düzenlenmesinin ardından, davalının söz konusu fatura bedelini yasal süresi içinde ödememesi üzerine, müvekkili tarafından Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu ödeme emri 22.10.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme emrini alan davalı Konya . Noterliği ... yevmiye numaralı 24.10.2025 tarihli ihtarname ile faturadan yeni haberdar olduğunu belirterek yasal süresinden sonra faturayı iade ettiğini, akabinde icra takibine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, avalının icra takibine yaptığı itiraz, tamamen alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik, kötü niyetli ve haksız bir itiraz olduğunu, zira davalı, teslim aldığı mallara ilişkin faturaya süresinde itiraz etmediğini, ticari defterlerine kaydettiğini ve bu şekilde içeriğini kabul ettiğini, tüm bu nedenlerle davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazları nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmadığını ve davanın esas yönünden de haksız olduğunu savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalı ... unvanlı bir tacir kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkere cevabında ...'in sicil müdürlüklerinde 42/60682 sicil numarasına 06/03/1989 tarihinde nakliyecilik meslek dalında kayıt yaptırdığı halde sicil müdürlüğünden terk işlemi / sicil silme işlemi yaptırmadığı için sicil kaydının 31/12/2025 tarihi itibariyle devam ettiği bildirilmiştir.
Mevlana Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında davalı ...'in 01/01/2016-19/12/2024 ve 20/12/2024-02/10/2025 tarihleri arasında yine 23/02/2024 tarihinden itibaren dairelerinde kendisine ait veya kiralanan gayrimenkulün kiralanması ve işletilmesi ile ilgili mükellefiyeti devam eden Gmsi mükellefi olduğu bildirilmiştir.
Dava, davalının Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. TTK'nun 4/1 maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava niteliğindedir. Nispi ticari davalarda, uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlık konusunun da tarafların ticari işletmesine ilişkin olması şarttır. Ancak, TTK'nın 4/1. fıkrası (a)-(f) bentlerinde sayılan mevzuat ile düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları herhangi bir şart aranmaksızın mutlak ticari dava olarak kabul edilmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olduğundan göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; dosya içerisinde bulunan belgelerin incelenmesinde davalının Ticaret Sicil Müdürlüğünde tacir kaydının bulunmadığı, vergi dairesinden gelen yazı cevabında GMSİ mükellefi olduğu, yıllık gelir vergisi beyannamesi içeriği de itibariyle tacir olmadığı anlaşılmakla, Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmaya görevli olduğu anlaşılmıştır.
Görev hususu dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden ve davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/03/2026
Katip ... Hakim ...