Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, faturaya dayalı ticari satış alacağının tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı tarafından davalıya satılan ticari malların bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz etmesi sebebiyle açılmış olup; davacı, meyve bıçağı ve temizlik bezi gibi çeşitli ürünlerin satışından kaynaklanan alacağın, düzenli ticari ilişkiler, imzalı irsaliyeli faturalar, teslim fişleri, kamera kayıtları ve tanık beyanları gibi çok sayıda kanıtla ispatlandığını, davalının borcunu ödemediğini ve itirazında kötü niyetli olduğunu iddia ederek, takibin aynen devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmekte, davalı ise dava dilekçesine süresinde herhangi bir cevap sunmamıştır.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ...KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... ...VEKİLİ : DAVALI : ... - ... ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkili tarafından davalı tarafa çeşitli kalem mal (meyve bıçağı-mikrofiber temizlik bezi vs) satılması nedeniyle aralarında iş ve ticaret ilişkisi bulunduğunu, bu ticaretten kaynaklı olarak davacı tarafça davalıya mal satıldığını, ancak ücreti ödenmediğini, bu sebeple davalı aleyhine Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile faturaya dayalı ilamsız takip yapıldığını ancak davalının itirazı üzerine takip durduğunu, dava açılmadan önce de arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu, sonuç alınamadığını, söz konusu takibe yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesine ilişkin olduğunu, davanın İİK 67. vd. maddelerinden kaynaklanan bir itirazın iptali davası olduğunu davalı şirketin taraflar arasındaki bu ticaretten kaynaklı olarak aldığı malların bedelini ödememiş bulunmakla birlikte kesilen ... (ayrıntıları icra takip talebimizde gösterilmiştir) nolu tarihli irsaliyeli faturalara da süresinde itiraz etmemiş durumda olduğunu, yine taraflar arasındaki bu ticari alış veriş, karşılıklı ticari defter ve belgelerin birbirleri ile uyumlu kayıtları, mal teslim fişleri, bu fişlerin davalının çalışanı ya da yakını tarafından imzalanmış olması, bu malların davalı tarafça kullanılmış olması, bu durumu gösterir resimler ve etkin zabıta araştırması, kesinleşmiş faturalar, arabuluculuk zaptı içeriği, bu durumu teyit eden tanık beyanları, kamera kayıtları, nakliyat fişleri gibi birbirinden bağımsız birçok kanıtla taraflar arasındaki satış ve ticaret ilişkisinini ispatlandığını düşündüklerini, bu sözleşme ilişkisinin varlığının ispatlanması ile birlikte davalı tarafın ödeme kısmını HMK'daki belirtilen yöntemlere uygun usullerle ispatlanması gerektiğini, bir başka deyişle davalı taraf bu malların bedellerinin ödendiğini yazılı belgelerle ispatlamak zorunda olduğunu, mahkemece gerekli görülmesi halinde aynı zamanda ilgili üçüncü kişilerde dahili olmak üzere ticari defter ve belgeler, faturalar, Ba/Bs formları, mutabakat metinleri, teslim fişleri, irsaliye gibi ticari bilgi ve belgeler üzerinde yapılacak uzman mali müşavir incelemesi de zaten alacağımızın temeli ayrıca ispatlanmış olacağını, davalı taraf dilekçe ekinde sundukları faturalardan ve diğer belgelerden dolayı borçlu bulunduğunu, davalı taraf icra dosyasındaki itirazında herhangi bir somut itirazda bulunmadığı gibi ödeme savunması da yapmadığını, ayrıca takip talebine dayanak yaptıkları dayanak belgeler hakkında da herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, dolayısıyla davalı tarafın borçlu olduğu ortada olduğunu, davalı aleyhine icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini, zira davalı borçlunun yapmış olduğu itiraz haksız olup, borçlu itirazında kötüniyetli olduğunu, her iki tarafta TTK kapsamında tacir olup, basiretli bir işadamı gibi hareket etmekle ve düzgün ticari defter ve belge tutmakla yükümlü olduğunu, bu nedenle alacaklarının miktarını, uyuşmazlığın niteliğini ve itirazın sonuçlarını bilebilecek kimselerden olduğunu, bu nedenle alacaklarının likit olması da dikkate alınarak lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle azlaya ilişkin ek dava, bedel artırımı vs. talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ileKonya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak davalı davaya cevap vermemiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu anlaşılmıştır. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına alınmıştır.Davacının yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, davacının yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak davacının kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığının sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacının yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması istenilmiş, ve ve ayrıca davacının 2025 yılında vermiş olduğu gelir beyannamesi suretinin ve eklerinin gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 04/02/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı İşletmenin 2025 Yılı Ticari Defter ve Belgelerinin İncelenmesi Neticesinde; Davacı İşletmenin 2025 yılı Envanter defterleri muhasebe usul ve esaslarına göre tanzim edildiği TTK ve VUK hükümlerine ettiği, 2025 yılı Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu düzenlendiği, ticari defterler birbirlerini teyit 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2025 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop'a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, Davacı ... İşletmesinin 2025 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğumu, ticari Defterlerde, Takibe konu 97.000,00 TL bedelli faturanın satış kaydının ve davalının 20.000,00 TL ödemesinin kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 77.000,00 TL Alacağının olduğu tespit edildiği rapor edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı bakiye ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı olduğu 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E.... K. sayılı kararı)." Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki davacının defterlerinde takip konusu faturanın ve kısmi ödemelerin yer aldığı, bu durumda ticari defter kayıtları ve diğer kayıtlar ile bakiye alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir. Davalının kısmi ödemesi olduğundan temerrüt hali bulunduğu değerlendirilmekle takipten önce işlemiş faiz yönünden de kabul kararı verilmiştir. Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davanın KABULÜ ile;-Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 77.000,00 TL asıl alacak ve 2.427,08 -TL işlemiş faiz olmak üzere 79.427,08 TL üzerinden aynı hal ve şartlarla DEVAMINA,2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 77.000,00 TL'nin %20'si olan 15.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.425,66 -TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 959,28-TL peşin harç ve 397,14-TL icra harcının mahsubu ile bakiye 4.069,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvurma harcı, 959,28- TL peşin harç, 397,14-TL icra harcı, 1.000,00-TL posta ve tebligat gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.059,32-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, 7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 26/03/2026Katip ... Hakim ...