İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu oluşan yaralanma nedeniyle hükmedilen maddi ve manevi tazminat kararının davalılarca yapılan istinaf başvurusunun incelemesini yapmaktadır.
Özet: Bir trafik kazası sonucunda yaralanan davacının, sigorta şirketi ile araç sahibi ve sürücüsü aleyhine açtığı maddi ve manevi tazminat davasında verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu inceleyen bu evrak, mahkemenin davacıya geçici ve kalıcı iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderleri ile manevi tazminat ödenmesine hükmettiğini; davalıların ise kazanın oluş şekli, davacının kusuru, kendilerine atfedilen kusurun hakkaniyete aykırı olduğu ve tespit tutanaklarındaki çelişkiler gibi gerekçelerle kararın kaldırılmasını talep ettiğini özetlemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2024/1138
KARAR NO: 2026/778
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 24/10/2023
NUMARASI : 2014/1201 (E) - 2023/1066 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
DAVA TARİHİ: 12/11/2014
Birleşen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/154 Esas Sayılı Dosyası
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 12/11/2014
KARAR TARİHİ: 22/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın 13/05/2014 günü yolun karşısına geçmekte olan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın asıl davaya konu trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 TL tedavi gideri ile 32.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 40.000 TL maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 20/06/2023 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini de ayrıştırarak asıl davadaki maddi tazminat talebinin ve birleşen davadaki kazanç kaybı talebinin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu belirterek 17/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik talebini 8.262,75 TL, sürekli iş göremezlik talebini ise 203.484,06 TL (toplam 211.746,81 TL) olarak belirlemiş, birleşen davadaki tedavi gideri talebini ise 18/07/2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 9.000 TL belgesiz tedavi gideri, 7.500 TL yol gideri ve 6.833,40 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 23.383,40 TL olarak belirlemiştir.
İlk derece mahkemesince; "Esas Mahkememizin 2014/1201 Esas sayılı dosyasının kabulüne, Birleşen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/154 Esas - 2018/134 Karar sayılı dosyasının kısmen kabul kısmen reddine,
1-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulü ile a)8.262,75 TL geçici iş göremezlik, 203.484,06 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 211.746,81 TL'nin esas dosya davalısı sigorta şirketinden 12/11/2014 tarihinden, birleşen dosya davalıları ... ve ... ... Ltd. Şti.'den 13/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
b)9.000 TL belgesiz tedavi gideri, 7.500 TL yol gideri ve 6.833,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 23.383,40 TL'nin birleşen dosya davalıları ... ve ... ... Ltd. Şti.'den 13/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-15.000 TL manevi tazminatın birleşen dosya davalıları ... ve ... ... Ltd. Şti.'den 13/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... Limited Şirketi vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında müvekkilinin idaresindeki aracın aynasıyla davacıya çarptığı açıkça tespit edilmiş olmasına rağmen davacının tampon ve kaput ile çarptığı hususunun gerçek dışı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sabit olduğu üzere davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin saptandığını, üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getiren müvekkiline kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Limited Şirketi vekili istinaf başvurusunda özetle; davaya konu olayın meydana geliş şekli ve gerçekleştiği mahalde sürücünün ve karayollarının aldığı önlem ve tedbirler dikkate alındığında müvekkili şirkete atfedilen kusur dağılımının hakkaniyete uygun olmadığını, dava konusu olay yaya geçidinin 100 metre ileride olduğu ve sadece araçların geçiş izninin olduğu esnada davacının önüne bakmadan yürüyerek kazaya münferiden kendi kusuru ile neden olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı ile alınan diğer kusur raporları arasında açıkça çelişki bulunduğunu, zararın doğmasına davacının kendisi sebep olduğundan TBK'nin 52. maddesi kapsamında müvekkilinin tazminat sorumluluğunun kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan 08/03/2021 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişli olmadığını, raporda yapılan tespitlerin somutlaştırılmadığını, yol giderleri başlıklı bölümde davacının evi ile tedavi olmak için gittiği hastanede mesafeden dahi bahsedilmediğini, tedavi giderleri olarak yapıldığı iddia edilen koltuk değneği ve diğer medikal ekipmanların ücretleri bakımından medikal ürün alım satım alanında uzman kimselerin; taksi masrafları bakımından ise taksicilik faaliyetleri alanında uzman bir bilirkişinin rapor hazırlama sürecine dahil edilmesi gerektiğini, belgesiz tedavi giderleri başlıklı bölümde tespit edilen giderler içerisinde belgelendirilebilecek tedavi giderlerinin barındırıldığını, bu giderlerin belgelendirilmemiş olması nedeniyle ... tarafından karşılanmamasından kendilerinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmasını kabul etmediklerini, TRH 2010 tablosuyla birlikte devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü ve 1.8 teknik faiz kullanılarak ek rapor alınması gerekirken ek rapor alınmaksızın hatalı hüküm kurulduğunu, davacının kaza tarihli ücret bordroları yerine güncel gelir durumu esas alınarak hüküm kurulması gerekmekte iken hatalı şekilde 2014-2015 maaş bordroları üzerinden hüküm kurulduğunu, davacının maluliyet oranının yanlış hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, hükmün gerekçe yönünden eksik olduğunu, maddi tazminata işletilen faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine mükerrer şekilde asıl ve birleşen dava yönünden maddi ve manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Asıl dava, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine; birleşen dava ise asıl davaya konu trafik kazasına karışan aracın sürücü ve işleteninden geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı, belgesiz tedavi gideri, yol gideri ve geçici bakıcı gideri ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Kusura yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi;
Birleşen dosyada mahallinde yapılan keşfe istinaden düzenlenen 16/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11/07/2019 tarihli raporda ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan 14/12/2020 tarihli raporda, olayda birleşen dosya davalısı sürücü ...'in % 25 oranında, davacı yaya ...'nın % 75 oranından kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince benimsenen kusur durumunun oluşa ve dosya içeriğine uygun olmasına göre kusura ilişkin kabul şeklinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2-Maluliyet raporuna yönelik istinaf itirazlarının incelenmesi;
Mahkemece hükme esas alınan ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan 19/09/2018 tarihli raporda; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı tibia kırığı arızası nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak % 4,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.Raporun davacının yaralanması nedeniyle düzenlenen tıbbi belgeler ve raporlar incelenmek suretiyle ve kaza ile maluliyet arasında nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
3-Tedavi giderine yönelik itirazların incelenmesi:
Tıp doktoru bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacının geçirdiği kaza sonucunda radius alt uç kırığı, humerus üst uç kırığı, yumuşak doku bozukluğu, tibia üst uç kırığı, radius üst uç kırığı, uyluk kontuzyonu, diz kollateral ligament burkulma gerilmesi tanılarıyla takip edildiği, davacının sağ dizinden artroskopi eşliğinde ameliyat edildiği, sağ tibiada lateral plato orta bölümde menisküs altında ve merkeze doğru uzanan yaklaşık 2x2 cm'lik alanda subkondral çökme tespit edildiği, greft ile defektin kapatıldığı, kanüllü vida ile osteosentez yapıldığı, sonrasında uzun süreli fizik tedavi gördüğü, tedavilerin bir kısmının özel hastanelerde, bir kısmının ise kamu hastanelerinde gerçekleştiği, belgeli tedavi giderlerinin dava dışı ... AŞ ve dava dışı ... tarafından ödendiği, davacının ayağının üzerine uzun süre basamadığı ve ...'nın bu tür giderleri karşılamadığı var sayıldığında nekahat döneminde 1 adet ... tarzında koltuk değneği kullanmıs olacağı ve belgelendirilmemis olmakla birlikte bunun için 750 TL ödemiş olabileceği, ayrıca, hastaneden taburcu olduktan sonra pansuman ihtiyacının bulunacağı ve pansuman gideri olarak da 1.000 TL sarf etmiş olabileceği, dizlik için 250 TL ödemiş olabileceği, davacının günlüğü 50 TL'den 42 günlüğüne ... makinesi kiralayarak toplam 2.100 TL ödediği beyanının kazaya konu yaralanmaya ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacının 2 defa uzayan fizik tedavi seansı için seans başına 2.495,00 TL'den 4.900 TL ödemiş olmasının mevzuata uygun olduğunu, bu durumda belgesiz tedavi giderleri toplamının 9.000 TL, yol giderleri toplamının takdiren 7.500 TL, 6 aylık bakıcı giderinin 6.833,40 TL olduğu tespit edilmiştir.HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli gerekçeyi taşıyan bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
4-... bilirkişi raporuna yönelik itirazların incelenmesi;
Mahkemece alınan 17/04/2023 tarihli ... bilirkişi ek raporunda; davacının dosyada mevcut ücret bordrolarından 2014 ve 2015 yılındaki ortalama aylık net ücreti tespit edilerek tazminat hesabının davacının gelirinin asgari ücretin 7,3328 katı olduğu kabul edilerek davalı sürücünün % 25 kusur oranına, davacının %4.2 oranında maluliyet oranı, 6 aylık iyileşme süresine göre Yargıtay'ın güncel içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
5-Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik itirazın incelenmesi;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı Kanunun 51. maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Kazanın oluş şekline, kusur durumuna, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, davacının yaralanmasının niteliğine ve olayın meydana geldiği tarihe göre manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak mahkemece davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ayrıca asıl ve birleşen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması, bilirkişi raporu ile maddi tazminat miktarının belirlenmesinden sonra başlangıçta istenen tazminatın artırılmasına ilişkin davacı vekilince verilen 20/06/2023 tarihli dilekçenin teknik anlamda ıslah değil, bedel artırımına ilişkin talep olması dikkate alındığında ilk derece mahkemesince artırılan kısım için davalı işleten yönünden kaza tarihinden itibaren faize karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Asıl ve birleşen davada davalılar aleyhine mükerrer yargılama gideri ve avukatlık ücretine karar verilmesi doğru olmamış, davalı ... Şirketi vekilinin bu konuya yönelen istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalılar aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davalı ... Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
Asıl davanın kabulüne, birleşen Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/154 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne,
1-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın kabulü ile
a)8.262,75 TL geçici iş göremezlik, 203.484,06 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 211.746,81 TL'nin esas dosya davalısı sigorta şirketinden 12/11/2014 tarihinden, birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden 13/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)9.000 TL belgesiz tedavi gideri, 7.500 TL yol gideri ve 6.833,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 23.383,40 TL'nin birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden 13/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebi yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın 13/05/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Asıl dava ve birleşen davada maddi tazminat talepleri yönünden;
1-Alınması gereken 16.061,74 TL harçtan peşin alınan 222,01 TL, 25,20 TL ile 650 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 897,21 TL harcın mahsubu ile -asıl davada davalı ... Anonim Şirketi 14.464,42 TL ile sınırlı müteselsil sorumlu olmak kaydıyla- bakiye 15.164,53 TL eksik harcın asıl dosya davalısı sigorta şirketinden ve birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafça sarf edilen 50,40 TL ilk dava açılış harç gideri, 650,00 TL ıslah harç gideri olmak üzere toplam 700,40 TL yargılama giderinin asıl dosya davalısı sigorta şirketinden ve birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak asıl ve birleşen dava davacısına verilmesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen ATK masrafları, bilirkişi sarf gideri, tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 6.149,50 TL yargılama giderinin, -asıl davada davalı ... Anonim Şirketi 5.537,94 TL ile sınırlı müteselsil sorumlu olmak kaydıyla- asıl davada davalı ... Anonim Şirketi ile birleşen davada davalılar ... Limited Şirketi ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Asıl ve birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, -asıl davada davalı ... Anonim Şirketi 33.762,02 TL ile sınırlı müteselsil sorumlu olmak kaydıyla- asıl ve birleşen davada davacı yararına takdir edilen 37.269,53 TL vekalet ücretinin asıl dosya davalısı sigorta şirketinden ve birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak asıl ve birleşen dava davacısına verilmesine,
Birleşen davada manevi tazminat talebi yönünden;
1-Alınması gereken 1.024,65 TL karar ve ilam harcının birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen 251,21 TL ilk dava açılış harç giderinin birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
3-Birleşen davada manevi tazminat yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına takdir edilen 15.000 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalıları ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak birleşen dava davacısına verilmesine,
4-Birleşen davada manevi tazminat yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalılar yararına takdir edilen 10.000 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak birleşen dosya davalılarına verilmesine,
5-Taraflarca sarf edilen ve kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
C-İstinaf İncelemesi Bakımından:
1-Davalı ... Limited Şirketi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,
2-İstinaf aşamasında davalı ... Limited Şirketi tarafından yapılan 185,95 TL posta ve tebligat gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 17.086,39 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.271,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.814,85 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ...'in istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/05/2026