Danıştay, güvenlik soruşturması nedeniyle atama iptal edilen astsubayın hukuka aykırı işleme karşı açtığı davada alt mahkeme kararını onayladı.
Özet: Astsubay rütbesindeki davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının somut delillere dayanmadan olumsuz kabul edilmesi üzerine muvazzaf astsubaylığa nasıp kararının iptal edilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesine yönelik işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmeden alt mahkeme kararlarını inceleyen Danıştay, davalı idarenin temyiz iddialarını yerinde görmeyerek, davacının göreve iadesine ve yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar veren kararı onamıştır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/3132 E.  ,  2025/5414 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/3132
Karar No : 2025/5414
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Karabelen Hava Radar Mevzi Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle muvazzaf astsubaylığa nasıp kararının iptal edilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile statü dışında geçirilen süreden dolayı ödenmeyen ve yersiz ödeme kapsamında iade alınan tüm özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu işlemin gerekçelerinden biri olarak gösterilen davacı hakkındaki iddialara ilişkin tespitin, davalı idarece somut bilgi ve belgeye dayandırılamaması, bunun yanında davacının söz konusu örgütle herhangi bir bağı olduğuna ilişkin kabul edilebilir bir tespitin veya bu konuda hakkında yapılmış bir işlem veya açılmış bir kamu davası sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmaması ve doğrudan kendisi hakkında Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı ideolojik bir görüşü benimsediği, Kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğu, yasadışı yapılanmalara, terör örgütlerine mensubiyeti, irtibatı, iltisakı, sempatizanlığı bulunduğu veya müzahir olduğu veyahut ilgili mevzuatında sayılan diğer hususlarda başka bir tespitin ve/veya bilginin ileri sürülmemesi karşısında, anılan tespitin davacının güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğunun kabulünü gerektirecek makul ve hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığı, babası hakkında ceza soruşturması sonunda verilen takipsizlik kararı ile hakkında uygulanan görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılarak görevine iade edildiği de dikkate alındığında, bahse konu tespitin de güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğunun kabulünü gerektirecek makul ve hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığı sonucuna varıldığından, hakkında hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir olumsuz tespit bulunmayan davacının güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihi olan 07/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: .. Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının mevzuatta yer alan şartları taşımaması nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı ve Güvenlik Araştırması Değerlendirme Komisyonu kararına istinaden dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, öte yandan; 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca idareleri aleyhine yargı harçlarına hükmedilmesinin de mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihi olan 07/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 02/09/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihi olan 07/08/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.