Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, mermer tedarikine ilişkin barter sözleşmesinden kaynaklanan alacak, taşınmaz devri ve karşı edim eksikliği iddialarının incelendiği ticari uyuşmazlık davası.
Özet: Davacı, 09.05.2022 tarihli mal alım sözleşmesi uyarınca safran yeşili mermer tedarik borcunu eksiksiz yerine getirdiğini iddia ederek, davalının barter usulüyle devretmesi gereken taşınmazı vermemesi üzerine sözleşmenin ifasını, taşınmaz devrinin mümkün olmaması halinde ise şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ve en yüksek ticari avans faizinin tahsilini talep ederken; davalı ise davacının edimlerini tam ve kusursuz ifa etmediğini, malların kalitesiz olduğunu, sunduğu irsaliyelerin dava konusu sözleşme ile ilgili olmadığını, davacının temerrüde düştüğünü, müvekkilinin cezai şart ve zararları olduğunu savunarak davanın reddini ve mahsup talebinde bulunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/365 Esas
KARAR NO : 2026/485
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; müvekkili .... ile davalı .... arasında 09.05.2022 tarihinde mal alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkil şirketin safran yeşili yüzey işlemeli mermer tedariği borcunu eksiksiz yerine getirdiğini, davalı tarafın ise barter usulü olarak 180 m2 ... No.. ....Bloktaki taşınmazı devretme borcunu yerine getirmediğini, tarafların tacir olması sebebiyle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğunu, davalıya ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmesine rağmen edimin ifa edilmediğini, davalının temerrüde düştüğünü, sözleşme gereği taşınmazın devrinin zorunlu olduğunu, davalının basiretli tacir gibi davranmayarak sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla dava konusu taşınmaz üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, taşınmaz devrinin mümkün olmaması ihtimaline binaen terditli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL maddi tazminatın en yüksek ticari avans faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın iddia ve taleplerinin mevzuatta düzenlenen hak düşümü ve zamanaşımı süreleri içerisinde ileri sürülmediğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı ... şirketinin dava konusu 09.05.2022 tarihli mermer tedarik sözleşmesindeki karşı edimlerini yerine getirmediğini ve müvekkil şirkete herhangi bir mal teslimi yapmadığını, davacı yanın sözleşmeye aykırı davrandığını, davacının sözleşme edimlerini zamanında, tam ve kusursuz şekilde ifa ettiği yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, sözleşme konusu malzemelerin kalite standartlarına uygun şekilde tedarik ve teslim edilmediğini, bu durumun Bakırköy .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirilmesine rağmen teslimatın gerçekleşmediğini, davacının bu tutumu nedeniyle müvekkil şirketin şantiye işlerinin yavaşlatıldığını, sözleşmeden doğan cezai şart bedeli ve munzam zararlara ilişkin tüm dava haklarının saklı tutulduğunu, davacı yanın tüm uyarılara rağmen malların teslimini sürüncemede bıraktığını, müvekkil şirket tarafından keşide edilen ihtarname ile davacı yanın temerrüde düşürüldüğünü, sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca teslim sürelerinin kesin ve belirli vadelerle kararlaştırıldığını, bu sürelerin aşılması nedeniyle müteahhitlik faaliyetleri yürüten müvekkil şirketin şantiye işlerinin aksadığını ve müşterileriyle olan sözleşmelerden beklenen menfaatlerin zedelendiğini, bu bakımdan müvekkil şirketin menfi ve müspet zararlarına ilişkin dava haklarının saklı olduğunu, davacı tarafından sözleşmedeki edimler ifa edilmediğinden barter alacağının taşınmaz bedeline denk gelmediğini ve dolayısıyla tapu teslim şartlarının oluşmadığını, davacı yanın dosyaya sunduğu irsaliyelerin taraflar arasında akdedilen diğer sözleşmelere ait olduğunu ve dava konusu sözleşme ile ilgisinin bulunmadığını, sunulan irsaliyelerin en geç ..... tarihli olduğunu, oysa dava konusu sözleşmenin 09.05.2022 tarihli olduğunu ve teslim için 75 günlük süre öngörüldüğünü, sözleşme tarihinden önceki tarihlere ait irsaliyelerin delil niteliği taşımadığını, davacı yanın diğer sözleşmelere ait belgelerle haksız bir dava oluşturma gayretinde olduğunu, taraflar arasında 16.11.2020 tarihli tedarik sözleşmesi, 09.05.2022 tarihli mal alım sözleşmesi ve 09.05.2022 tarihli ... ... mal alım sözleşmesi olmak üzere üç ayrı sözleşme bulunduğunu, 16.11.2020 tarihli sözleşmenin ... ile akdedildiğini ancak ... şirketinin 16.08.2021 tarihli ek protokol ile tüm hak ve borçları devraldığını, bu nedenle dosyaya sunulan belgelerin dava konusu sözleşme dışındaki işlemlere ait olduğunu, cezai şart savunmalarının mahsup itirazı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 09.05.2022 tarihli sözleşmeye istinaden herhangi bir teslim belgesi veya irsaliye ibraz edilmediğini, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca cezai şart isteme hakkının doğduğunu, bu hususun Bakırköy .... Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüt oluşturduğunu, Yargıtay .... Hukuk Dairesi ... E. ..... K. ve ..... tarihli kararda belirtildiği üzere cezai şart savunmasının mahsup itirazı niteliğinde olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan Safran Yeşili yüzey işlemli mermer niteliklerine uyulmadığını, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi .... E. .... K. ve .... tarihli kararda vurgulandığı üzere teknik inceleme yapılmaksızın karar verilemeyeceğini, davanın tarafı olmayan üçüncü kişileri etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, iptali istenen tapunun müvekkil şirket adına kayıtlı olmadığını, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin .... Karar esas ve ..... K. karar sayılı .... tarihli ilamı uyarınca üçüncü kişiler aleyhine tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkemenin .... tarihli ara kararı gereğince uyuşmazlık konusu taşınmazın ... projesindeki ... ada ... parsel ... Blok .. numaralı Daire veya ... projesindeki .... ada .... parsel olduğunu, sözleşmenin 6.3 maddesi uyarınca barter alacağı bir taşınmaza denk geldiğinde devir yapılacağını ancak davacı edimini ifa etmediğinden bu şartın gerçekleşmediğini, davacının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Tapu yazıları, mahkememizce aldırılan ..... tarihli bilirkişi raporu, .... tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava davacı Şirket ile 09.05.2022 tarihinde taraflar arasında bedel karşılığı imzalanan mal satım sözleşmesi kapsamında yüklenici taraf olan davacının "safran yeşili yüzey işlemeli mermer tedariği" borcu altına girdiği, iş sahibi taraf olan ... Gayrimenkul barter usulü olarak sözleşmede belirlenen taşınmazı devretme borcu altına girdiği, davacı şirketin sözleşmede yer alan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen davalı tarafça sözleşmede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, sözleşme hükümlerine aykırı olarak taşınmaz devri gerçekleşmemesi isteminden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 11/07/2025 tarihli bilirkişi raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Mevcut dosya kapsamında davalı taraf, Bakırköy .... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, davacı tarafla yapılan mal alım sözleşmelerine istinaden üzerinize düşen yükümlülüğü yerine getirmediği ve bu hususta şifahen ihtar edilmesine rağmen borca uygun davranmadığı gerekçesiyle kendisine sözleşmelere konu borçları ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde ifa etmenizi ihtar edilmiş; aksi halde sözleşme süreleri sona erdiği halde borçların ifa edilmemesi sebebiyle taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ile işbu sözleşmelerden önce ve sonra imzalanan, bu sözleşmeler ile bağlantılı sözleşmeler ve revize edilmiş diğer tüm sözleşmeler ile bu sözleşmelere dayanan ana sözleşmelerin TBK 125/2 maddesine dayanarak ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek kalmaksızın sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiğini belirtmiştir.
Davacı taraf, Ankara .... Noterliğinin .... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle, 09.05.2022 mal alım sözleşmesi kapsamında bedel olarak kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilerek belirlenen taşınmazın devrine ilişkin ihtarda bulunmuştur.
Sözleşmenin iki tarafı da karşı tarafın borçlu temerrüdüne düştüğü iddiasındadır. Borçlu temerrüdü ise muaccel bir borcun kural olarak alacaklının ihtarına rağmen borçlu tarafından ifa edilmemesi olarak tanımlanabilir. Mevcut dosya kapsamında tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme söz konusu olduğundan temerrüde ilişkin ek seçimlik haklar da uygulama alanı bulabilecektir.
Borçlu temerrüdüne ilişkin olarak borcun ifa edildiğine ilişkin ispat yükü borçludadır. Taraflarca yapılan sözleşmede “Hakkediş ödemeleri her sevkiyattan sonra sevkiyat bedeli barter hakkediş alacağına kaydedilecek olup barter alacağı bir taşınmaza denk geldiğinde seçilen taşınmazın devri yapılacaktır” ifadesi nazara alındığında öncelikli olarak ifa yükümlülüğünün davacıda olduğu tespit edilmiştir.
Davacının 12/03/2026 tarihli dişlekçesiyle davasını 1.686.698,71 TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, celp edilen tüm deliller ve mahkememizce aldırılan bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına binaen;
Somut olayda;
Taraflar arasında 13. Maddede belirtildiği üzere 09.05.2022 tarihinde 13 maddeden ibaret karşılıklı imza altına alınmış bir sözleşme bulunduğu, sözleşme uyarınca davacı tarafın, "safran yeşili yüzey işlemli mermer tedariği" mallarının, bu sözleşmede belirlenen şartlar dahilinde yüklenici tarafından temini ve ana firmaya teslimini üstlendiği, davalı tarafın ise sözleşme konusu malın tedarik bedeli KDV dahil 2.342.200-TL olup %100 barter usulüne göre ödenemekle yükümlü kılınmış ve hakkediş ödemeleri her sevkiyattan sonra sevkiyat bedeli barter hakkediş alacağına kaydedilecek olup barter alacağı bir taşınmaza denk geldiğinde seçilen taşınmazın devri yapılacağının belirtildiği, sözleşmede bedel olarak "180 m2 ... No:.. ....Bloktaki" taşınmazın devrinin kararlaştırıldığı, mahkememizce görevlendirilen bilirkişilerce yapılan mali incelemede davacı şirketin teslim ettiği ürün miktarlarının bedelinin 276.614,42 TL olduğu, davacının davaya dayanak alacağının malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerinde olduğu, davacının sözleşme konusu edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini dosya kapsamında ispat edemediği, barter alacağı bakımından edimini sözleşme doğrultusunda tam ve eksiksiz yerine getirmediğinden ve ıslah talebindeki şekilde zarar bakımından davalının temerrüde düşürülmediği ve davalının kusuru bulunmadığı, davalının temerrüdü ve nedensellik bağının bulunmadığı, faizle de karşılanamayan ek bir zarara uğradığının ispat edilemediği, anlaşılmakla, bilirkişi raporuyla da munzam ürün zararının tespit edilmediği anlaşılmakla, davacının terditli talebi olan tapu iptali ve tescili şartları da oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harç peşin alınan 91.193,84 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, fazla 90.461,84 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 254.137,82 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
7-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2026
Başkan .....
e-imzalıdır
Üye ....
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Katip .....
e-imzalıdır