Uyuşturucu ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmünün, sanık müdafinin temyizi üzerine, adli para cezası infaz şekli hatası nedeniyle 303. madde uyarınca düzeltilmesi.
Özet: Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan mahkum olan sanığın temyiz başvurusu üzerine, sanığın evinde bulunan çeşitli uyuşturucu maddeler, hassas terazi ve kısmi ikrarı gibi delillerle suçun sabit olduğu, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin mahkumiyet kararlarının esasen hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş; ancak hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesiyle ilgili uygulamanın kanuna aykırı olduğu tespit edildiğinden, bu teknik hususun yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle temyiz talepleri yerinde görülerek ilgili bölümün Yargıtay tarafından düzeltilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/3329 Esas, 2024/3651 KararSUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlamaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dileklerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk Derece Mahkemesi KararıKarşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2024 tarihli ve 2024/392 Esas, 2024/497 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3,62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2024/3329 Esas, 2024/3651 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Sanık müdafilerinin temyiz istemi, istinaf mahkemesi kararının gerekçeli olmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, uyuşturucu madde satışı yapmadığına, kullanıcı tanık ifadesi, ihbar, istihbari bilginin bulunmadığına, hassas terazinin sanığın evinde eşyalı olarak kiralaması nedeniyle bulunduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, arama tutanağı ile tutanak mümzi ifadelerinin çelişkili olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerini üst sınırdan uygulanması gerektiğine, sanığın ikrarının tek başına mahkumiyete yeterli olamayacağına, ele geçen miktarın kullanım sınırı içerisinde kaldığına yöneliktir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın evinde yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçtiği iddiasına ilişkin olarak, 1.Olay tutanağı, sanık savunmaları, uzmanlık raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın evine başka bir suç nedeniyle gidildiğinde ayakkabılık bölümünde poşet içerisinde açık şekilde uyuşturucu madde görülmesi üzerine, usulüne uygun olarak yapılan aramada, çeşitlilik içeren uyuşturucu maddeler ile hassas terazi bulunduğu, sanığın alınan savunmasında, uyuşturucu madde kullandığını ve eve gelen arkadaşlarına da uyuşturucu madde ikram ettiğini beyan ederek suçunu kaçamaklı olarak ikrar ettiği göz önüne alındığında, suçun sübut bulduğunun anlaşıldığı, bu nedenle ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; arama kararı üzerine ele geçen maddelerin bulunma şeklinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma oranında isabetsizlik bulunmadığı göz önüne alındığında sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda (2) bentte belirtilen husus dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.2. Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin uygulamada ödenmeyen adli para cezasının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca infaz edileceğinin sanığa ihtarına karar verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesine aykırı davranılmasının kanuna aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.III. KARARGerekçe bölümünde (2) numaralı bendlerde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26 Ceza Dairesinin, 18.11.2024 tarihli ve 2024/3329 Esas, 2024/3651 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararının 5 numaralı paragrafında yer alan "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin" ibarelerinin yazılması suretiyle hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 17.02.2026 tarihinde karar verildi.