İşe iade tazminatının fiili çalışma kabul edilmeyip yaşlılık aylığı kesintisi yapılamayacağı hakkında Yargıtaydan önemli bir karar.
Özet: İşe iade davası sonucu fiilen işe başlatılmayan işçiye ödenen ancak çalışmaya karşılık gelmeyen ücret ve sigorta primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gerçek çalışma gibi kabul edilerek yaşlılık aylığının kesilmesi ve borç çıkarılması üzerine açılan davada, yargı mercileri bu ödemelerin iş güvencesi kapsamında çalıştırılmama tazminatı niteliğinde olduğunu, dolayısıyla Kurumun aylık kesme ve borç çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kesilen emekli maaşının iadesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/929 E., 2025/868 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. İş MahkemesiSAYISI : 2024/126 E., 2024/308 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı işverenlikte çalışırken iş sözleşmesi feshedilen davacının açtığı işe iade davasının kabulüne karar verildiği, işe iade başvurusu üzerine işe başlatılmadığı, Mahkeme kararında belirtilen tazminatların ödendiği, ancak işverenin bu ödemeleri Sosyal Güvenlik Kurumuna davacı tekrar işe girerek çalışmaya başlamış gibi bildirimde bulunduğu, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz olduğu belirtilerek borç çıkartıldığı, oysa davacının bu dönemde fiili bir çalışması bulunmadığını belirterek menfi tespiti, Kurum işleminin iptali ile emekli maaşından yapılan kesintilerin Kurumdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kesinti yapılmasına yönelik Kurum işleminin iptaline ve yapılan kesintilerin iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, vekalet ücretinde hata yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, iş akdi özelleştirme nedeni ile feshedildikten sonra kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacının işe iade kararı sonrası, dava dışı iş yerinden yapılan ücret ödemesi ve prim kesintilerinin kuruma bildirilmesi nedeniyle 5535 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında ödenen yaşlılık aylıklarının Kurumca kesilerek borç çıkarma işleminin yerinde olup olmadığına ilişkindir.1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Ödenen 4 aylık ücret ve yatırılan sigorta primleri geçersiz fesihten dolayı işçinin fiili çalışması karşılığı olmayıp, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinde belirtildiği üzere iş güvencesi hükümleri kapsamında çalıştırılmadığı süreye ilişkin ödemedir. Bu nedenle davalı kurum tarafından davacının fiili çalışması olmadığı halde çalıştığı işten ayrılmadığı gerekçesiyle 5535 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 2. fıkrası kapsamında ilgili dönem yönünden yaşlılık aylığının kesilmesi ve bu dönemde yapılan ödemelerin borç çıkarılması işlemi yerinde değildir.3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.