Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinden inşaat sözleşmesinden kaynaklı hakediş alacağı, iflas ve icra itirazlarının kaldırılması talepli istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir müteahhitin (davacı) iki ayrı sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği mekanik bina ve üstyapı mekanik imalat işleri için hak edişlerinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazların kaldırılması ve davalı işverenin (davalı) kötü niyetli hareketleri nedeniyle tazminat taleplerini içeren bir ticari anlaşmazlığın istinaf incelemesini konu almakta olup, davalı ise davacının işi sözleşmeye uygun tamamlamadığını, kesin teminat mektubu vermediğini, hakedişlerin ve teminatların doğru ödendiğini veya hak edilmediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2021/254
KARAR NO : 2026/1241
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 26.02.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/67 E., 2020/92 K.
Asıl ve birleşen davada:
KARAR TARİHİ : 04.06.2026
YAZIM TARİHİ : 04.06.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Asıl davada davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında akdedilen 19.01.2012 tarihli sözleşme ile, müvekkilinin, asıl işveren olan ... Başkanlığı'na ait inşaatın Mekanik Bina İnşaatı İşleri İle Üst Yapı Mekanik İmalatları işlerini yapmayı taahhüt ettiğini, söz konusu sözleşmenin devamı niteliğinde bulunan zeyilname başlıklı ikinci bölümde ise yapılacak işin bedelinin 2.151.000+KDV olduğunun belirtildiğini, ödenecek hakediş tutarının ödemeye esas pursantaj cetvelindeki imalat ilerleme yüzdeleri ile anahtar teslimi götürü bedel tutarının çarpılması sureti ile hesaplanacağının, hak edişlerin davalı onayı ile fatura edileceğinin, ödemelerin hak edişlerin onaylanması ile %30 nakit %70'i ise 60 günlük çek olarak ödeme yapılacağının açıkça belirlendiğini ileri sürerek, öncelikle açılan davanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/505 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13736 sayılı dosyası üzerinden iflas yolu yapılan adi takiplerde davalının itirazının kaldırılmasına, kötüniyetli olarak alacağını ödemeyen ve takibe itiraz eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı dosya borçlusunun iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili özetle: Davacının hakedişlerin geç ödenmesinden kaynaklı faiz talebinin hukuki dayanağının olmadığını, sözleşmedeki düzenlemenin belirli ve kesin bir vadeyi göstermediğini, sözleşmenin zeyilname başlıklı ikinci bölümünün ödemeler maddesinin hiçbir surette kesin ve belirli bir vadeyi işaret etmediğini, 13 nolu hakedişin müvekkilince tanzim edildiğini ve davacının alacaklılarına ödendiğini, davacının son hakedişten kaynaklı bir alacağının bulunmadığını, davacının müvekkili nezdinde teminat alacağının kalmadığını, imzalanan sözleşmeler uyarınca davacının vermesi gereken kesin teminat mektubunu vermediğini, müvekkili tarafından işin devamı süresince yalnızca sözleşmede yer alan nakit teminat kesintisinin yapıldığını, dava konusu icra takibinin yapıldığı tarihte davacının nakit teminat alacağının haciz ihbarnameleri uyarınca icra dairelerine ödendiğini, işi sözleşmeye uygun bir şekilde tamamlamayan davacının teminat iadesine hak kazanamayacağını, davacının taahhüt ettiği işi kesin kabulü hazır hale getirmediğini, eksik bir şekilde işi bırakarak gittiğini, 17.05.2013 tarihli müvekkilinin ihtarında eksikliklerin kalem kalem belirtilip tamamlanması gerektiğinin davacıya ihtar edildiğini, davacı tarafından eksikliklerin giderileceği, imalatları teslim almaya yetkili bir şahıs ismi belirtilmesinin talep edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte takas mahsup teklifinde bulunduklarını savunarak, davanın reddine ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı arasında akdedilen 25.05.2011 tarihli sözleşme ile müvekkilin, asıl işveren ...'nin inşaatın Mekanik Bina İnşaatları İşleri ile Üstyapı Mekanik İmalatları İşlerini yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin devamı niteliğindeki zeyilnamede ise yapılacak iş bedeli toplamının 1.090.000 TL olarak belirtildiğini, müvekkili ile davalı arasında ödemelerin ne şekilde yapılacağının hükme bağlandığını, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, müvekkilinin hak ettiği miktarları zamanında yatıramadığını, piyasaya borçlanmasına ve iş yapamaz hale gelmesine neden olduğunu, davalıya keşide edilen ihtara rağmen gerekli ödemeleri yapmadığını, icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu, taraflar arasında cari hesaba konu "..." işinde toplam 10 ara hakediş düzenlendiğini ve 10 ayrı fatura kesildiğini, davalı tarafça söz konusu işe istinaden bir takım ödemeler yapıldığını, Silivri 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2 iflas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe konu alacakların, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak yapılan fatura alacakları olduğunu, sözleşme maddeleri uyarınca ödenmesi gereken tarihler baz alınarak faiz işletildiğini, davalı tarafça borca ve faize itiraz edildiğini ancak itirazların yerinde olmadığını ve kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, öncelikle dosyanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/505 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalı aleyhine Ankara 29. İcra Dairesi'nin 2014/13737 sayılı dosyası üzerinden iflas yolu ile yapılan adi takiplerde davalının itirazının kaldırılmasına, kötüniyetli olarak alacağını ödemeyen ve takibe itiraz eden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, kanuni gereklerini yerine getirmemesi halinde davalı dosya borçlusunun iflasına, karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili özetle: Taraflar arasındaki sözleşmeler uyarınca hakedişler düzenlendiğini, faturalar tanzim edildiğini, faturaların davacı tarafından 2011, 2012 ve 2013 yıllarında itiraz edilmeden kayıtlara işlendiğini, ayrıca müvekkilinin mal satışından kaynaklı mal alım faturaları tanzim ettiğini, müvekkiline ödemeler yapıldığını ve taraflar arasında yıllara sari ticari/cari bir hesap kaydı olduğunu, davacı aleyhine öncelikle Silivri 1. İcra Dairesi'nde iflas dosyaları ve üç ayrı icra dosyası ile takip yapıldığını, icra takiplerine itiraz üzerine davacı tarafça itirazın iptali davasının açıldığını, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında birleştirildiğini, tüm icra takiplerine yasal süresi içinde itirazda bulunduklarını ve haksız takiplerin durduğunu, davacının hakedişlerin geç ödenmesinden kaynaklı faiz talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının hukuka aykırı işlemler yaptığını savunarak, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/505 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, itirazın kaldırılması davasının reddi ile icra inkar tazminatı ve özel avukatlık ücreti taleplerinin reddine, davacının kötüniyetli olması nedeniyle icra dosyasında talep edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline, davacının iflas davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Açıklanan nedenlerle; asıl davada davacının icra takibi kapsamında ... İli ... taşeronluk sözleşmesine konu alacağının olmadığı, olduğu hususunun kanıtlanamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
Birleşen Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2015/186 esas sayılı davada; Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13736 esas sayılı iflas yoluyla adi takibe konu takibin ... ili, .. ilçesi, 120 adet sosyal tesis, ticaret merkezi yapım işine ilişkin taşeronluk sözleşmesinden kaynaklı olduğu, davalının yüklenici dava dışı ...'nin ana işveren, davacının ise taşeron olduğu, 10 adet hakediş ve kesilen toplam teminat iadesine dayalı olarak işlemiş faiz ve tahsilatların düşümü ile bakiye 87.122,10 TL üzerinden takibe geçilmiş olup mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı itibari ile ... ili, ... ilçesi hakkedişlerinin toplamının 856.981,68 TL, kesintilerin 39.740,01 TL olduğu, davalı tarafın defterlerinde 116.797,09 TL'lik yansıtma faturalarının olduğu, davacı defterlerinde dava konusu ..., ... ve sözleşme dışı yapılan işlere ilişkin bir ayrıntıya yer verilmediği, davalı defterlerinde sözleşmeler kapsamında davalının davacıdan dava tarihi itibari ile 26.003,26-TL alacaklarının kayıtlı olduğu, davalının davacının nam ve hesabına yaptırdığı işlere ilişkin ödeme belgelerinin sunulduğu, salt davacı defter kayıtlarındaki alacak miktarının davacının alacağı olduğunun tek başına kanıtı sayılamayacağı, salt davalı defter kayıtlarının da tek başına yeterli olmadığı ancak; davalı defter kayıtlarındaki belgeler, faturalar, yansıtma faturaları ve ödemelerin belgelendirildiği gibi mevcut dosya kapsamı ve belgeler itibari ile davacının davalıdan ... ili, ... ilçesine ilişkin işin icra takibine konu alacağının olduğu hakedişler, faturalar, ödemeler kapsamında alacağının olmadığı, olduğu hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla birleşen davanın reddine davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
Dava, icra takibine itirazın kaldırılması ve iflas davası olup alacak ve borçluluk durumunun icra takip tarihine göre belirlenmesi, takip ile dava tarihi arasında ödeme olması durumunda borca ödeme tarihine kadarki işlemiş faizlerinin de eklenerek BK 84 (TBK 100. maddesi) de nazara alınarak hesaplamanın yapılması ve dava tarihinden önceki ödeme tarihinin nazara alınması gerektiği, takip tarihi 01/07/2013, dava tarihi 23/02/2015 tarihi olup davalı defter kayıtları itibari ile 22/07/2013 tarihinde 54.452,00-TL 22/07/2013 tarih 74.279,22 TL, 14/06/2016 tarih 82.543,34 TL ve 14/06/2014 tarih 14.817,80 TL'lik ödemeler olduğu, bu ödemelerin tarihleri de nazara alındığında takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce olduğu, 3.405.418,93 TL olarak davalı defterinde belirlenen iş bedeline karşılık toplam 3.531.720,59 TL ödemeden takipten sonra, davadan önceki 4 ödeme toplamı 226.092,36 TL'nin düşümü halinde takip tarihi itibariyle ödeme 3.305.628,23 TL olup, takip tarihi itibariyle bakiye borca ödeme tarihlerine kadar takipte talep edilen yıllık %11 oranı üzerinden avans faizi işletilmesi ve buna göre oluşacak miktarın, bakiye borçtan düşümünün yapılması halinde dava tarihi itibariyle davalı defter kayıtlarında alacak olarak belirtilen miktardan daha fazla olamayacağı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, 4 adet 20.000,00 TL bedelli toplam 80.000,00 TL olan çekle yapılan ödemelerin davacı firma yetkilisine yapılmadığından bahisle ödeme olarak kabul edilemeyeceği ve bu hususta Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/502 sayılı soruşturma evrakı ile Hüseyin Yamakoğlu hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmiş ise de; ...'nun davacı firmanın şantiye şefi olduğu, şirketin temsile yetkilisi bulunmadığı ancak yine bu şahsa verilen ve davacı tarafça itiraz edilmeyip defterine işlenilen başkaca çeklerin bulunduğu, bu şekliyle davacı tarafça ... adlı kişiye yapılan ödemenin itiraz edilmeyen çekler kapsamında davacı firmaya yapılmış ödeme olarak sayılması gerektiği, savcılık evrakı kapsamındaki hususun aynı kişiye verilip ödeme olarak benimsenme durumu da nazara alınmakla soruşturma evrakına konu 4 adet çekle ilgili durumun davacı firma ile ... arasındaki iç ilişkide değerlendirilecek hususlardan olduğu anlaşılmakla soruşturma evrakının sonucunun beklenilmesinin sonuca etkili olamayacağına..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında imzalanan taşeron sözleşmeleri kapsamında yapılan işlere ek olarak davalının talebi üzerine sözleşme dışı imalatların da eksiksiz şekilde gerçekleştirildiği, bu işlere ilişkin faturaların itirazsız kabul edildiği ve kısmi ödemeler yapılmasına rağmen bakiye alacakların ödenmediği, müvekkilinin hak ettiği bedellerin ödenmemesi nedeniyle piyasaya borçlanmak zorunda kaldığı ve ticari faaliyetlerini sürdüremez hale geldiği, ihtarname ile yapılan başvurulara rağmen davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bilirkişi heyetinin uyuşmazlığı taraflar arasında cari hesap sözleşmesi varmış gibi değerlendirdiği, oysa taraflar arasında TTK hükümlerine uygun yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı ve ilişkinin en fazla açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği, itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu nedenle yalnızca takibe konu faturalar ile bu faturalara ilişkin ödemelerin incelenmesi gerekirken taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yalnızca takibe konu faturalar ve bunlara ilişkin ödemelerin araştırılması gerektiği, buna rağmen bilirkişi raporunun bu ilkelere aykırı şekilde düzenlendiği, takip dosyalarına konu ... işlerine ilişkin hakediş faturaları, teminat iadeleri ve ödeme kayıtlarının ayrı ayrı incelenmesi yönündeki taleplerinin karşılanmadığı, davalı tarafından hangi ödemenin hangi faturaya mahsup edildiğinin bildirilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun takip tarihi esas alınmaksızın takip tarihinden sonraki sözde ödemeler ve davacı namına yapıldığı ileri sürülen ödemeler üzerinden sonuca ulaştığı, bu nedenle raporun davanın niteliğiyle bağdaşmadığı, davalı tarafından müvekkili adına yapıldığı iddia edilen çeşitli ödemelerin, yansıtma faturalarının, SGK primlerinin ve sair giderlerin kime ait olduğunun araştırılmadığı, bu kayıtların yalnızca davalı ticari defterlerinde yer alması nedeniyle mahsup edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ... hakediş belgeleri incelendiğinde yansıtma faturalarına konu işlerin müvekkili tarafından yapıldığının görülebileceği, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler yönünden faiz, mahsup ve icra giderlerine ilişkin hiçbir bilirkişi incelemesi yapılmadığı, mahkemenin faiz hesabına ilişkin değerlendirmesinin varsayıma dayalı ve gerekçesiz olduğu,
toplam 80.000 TL bedelli dört adet çek yönünden sahte ciro ve teslim eksikliği iddialarının araştırılmadığı, çek teslim bordroları ve ceza soruşturmasına ilişkin deliller değerlendirilmeden bu çeklerin ödeme kabul edilmesinin hatalı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Asıl dava, ... ili ... ilçesi taşeron sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili isteğiyle iflas yoluyla adi takibe itirazın kaldırılması, davalının iflası: Birleşen dava ise, ... ilçesi taşeron sözleşmesi kapsamında .... ilçesi işine ilişkin hakedişlerden kaynaklı alacağın tahsili isteğiyle iflas yoluyla adi takibe itirazın kaldırılması, davalının iflası taleplidir.
Dosyanın tetkikinde;
Asıl davada davalının ... için üstlenmiş olduğu, "... 504 adet Konut ile Alt Yapı ve Çevre Düzenleme İnşaat Yapım İşi"nin Mekanik İnşaat İşleri Üstyapı Mekanik İmalatlarının davacıya verildiği, icra takibine konu edilen teminat kesintilerinin sözleşme gereğince geçici kabuller akabinde davacıya 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini, davalının davacının hak etmiş olduğu alacaklarını zamanında yatırmadığını, davalı hakkında icra takibi yapıldığı, takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ve davalının iflasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Birleşen davada ise davacı ve davalı arasındaki "..." işine ait yapılan iş ve işlemler nedeniyle davalı hakkında icra takibi yapıldığı, itirazın iptali ile davalının iflasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacının hukuka aykırı işlemler yaptığını, davaların yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/195 E. Sayılı dosyasında davacı ... İnşaat tarafından davalı ... aleyhinde taraflar arasındaki 25.05.2011 tarihli "..." işi ve 19.01.2012 tarihli "..." işi için yapılan eser sözleşmeleri kapsamında eksik imalatlar nedeniyle ihtarlar gönderildiği, davalı şirketin alacaklıları tarafından davacı şirkete haciz ihbarnameleri tebliğ edildiğinden 13 nolu son hakedişin (KDV dahil 180.042,71 TL ) 22.07.2013 tarihinde davalının borçlu olduğu icra dosyalarına ödendiğini ve davalıdan hakediş miktarı doğrultusunda fatura tanzim edilmesinin ihtar edildiğini, sonrasında icra dosyalarına ödeme yapıldığını, yapılan mahsuplar ve ödemeler sonrasında davalının 26.003,26 TL kaldığını belirterek, 26.003,26 TLalacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/191 Esas sayılı dosyasında ise davacı ... vekili tarafından davalı ... İnşaat aleyhine açılan davada, davacı ile davalı arasındaki 25.05.2011 ve 19.01.2012 tarihli eser sözleşmeleri kapsamında bakiye alacak ve sözleşme dışı işlerin bedeli nedeni ile faturalara dayalı olarak başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hükmün taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 29.05.2025 günlü 2025/211 Esas, 2025/509 Karar sayılı ilamı ile " 1-Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı sonrasında yaptığı yargılama neticesinde yukarıda bahsedilen şekilde hüküm kurulmuştur. Asıl dosya davacısı yüklenici şirketin yüklenici çekler keşide ederek ödeme yaptıkları iddiası konusunda mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Bu konuyla ilgili Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/502 Sor. 2021/689 Karar sayılı bir dosyasının olduğu, bu dosya üzerinden alınan 07/07/2014 tarihli İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı grafoloji raporunda, söz konusu çeklerdeki taşeron ... adına atılan ciranta imzalarının ... eli ürünü olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu rapora itibar edilerek çekleri ile ödeme iddiası kabul edilmemiştir. Mahkemece öncelikle söz konusu Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasındaki raporun söz konusu rapor doğrultusunda, kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalıdır. Böyle bir kesinleşme yok ise bu konuda bizzat mahkemece grafolog raporu alınması gereklidir. Diğer yandan bu konuda, yüklenicinin aynı şekilde önceden de çekler verildiği, o çeklerin de aynı imzalar ile ciro edildiği ancak, o çeklerdeki ciranta imzasına bir itirazın olmadığı iddiasının da irdelenmesi gereklidir. Bu bağlamda mahkemece yükleniciye istinaf dilekçesinde de belirttiği bu iddiasına konu çek bilgilerini ayrıntılı ve açık bir şekilde bildirmek üzere kesin süre verilmeli, sonrasında ilgili çekler getirtilerek inceleme yaptırılmalıdır.
2-Davacı yüklenici, davalı taşeron işçilerine yemek verildiğini, taşeron işçilerinin SGK primlerini de kendilerinin ödemek durumunda kaldıklarını söz konusu bedellere ilişkin düzenlenen faturaların taşeron ticari defterlerine de kaydedildiğini iddia ederek, söz konusu nedenlerle taşeron iş bedelinden kesinti yapılması gerektiğini iddia etmektedir. Bu konuda mahkemece öncelikle taşeron ticari defterlerinde yüklenicinin iddia ettiği gibi kayıtların olup olmadığı incelenmeli, bu konuda düzenlenen faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmeyerek ticari defterleri işleme yapılmış ise, söz konusu miktarların taşeron iş bedeli alacağından düşülmesi gerektiği dikkate alınmalıdır. Taşeron ticari defterlerinde iddia edildiği gibi kayıtlar bulunmaması durumunda ise, bu konulardaki sözleşme hükümleri gözetilmeli, taşeron işçilerinin SGK primlerinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kim tarafından ödendiği ilgili SGK müdürlüğünden sorulmalı ve sonucuna göre taşeron iş bedelinden bu nedenler ile bir kesinti yapılıp yapılamayacağı ortaya konulmalıdır.
3-Yüklenicinin asıl davadaki, taşeronun eksik ve kusurlu işler yaptığı, bunların üçüncü kişilere tamamlatıldığı yönündeki iddiası konusunda, mahkemece bu konuda tarafların birbirlerine çektikleri ihtarnamelerdeki konu ile ilgili beyanları gözetilmeli, taşeronun eksik ve kusurlu işler olduğunu benimseyip benimsemediği irdelenmeli, yine dava dışı iş sahibi ... Başkanlığı'nın 13/12/2022 tarihli yazısı ve ekleri çerçevesinde, davalı taşeronun üstlendiği işler ile ilgili bir eksiklik ve kusur tespiti olup olmadığı incelenmeli, taşeronun eksik ve kusurlu işleri olduğu sonucuna ulaşılması halinde, bunların giderim bedeli, işin sözleşmeye göre teslim gereken tarihe eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için gerekli makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarih itibariyle, mahalli serbest rayice göre hesaplatılmalı ve asıl davadaki alacak iddiası bu çerçevede sonuçlandırılmalıdır." gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmış olduğu görülmüştür.
Bu durumda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 2025/211 Esas ve 2025/509 karar sayılı kaldırma kararından da anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki eser sözleşmeleri kapsamında davacı taşeronun davalı yükleniciden bakiye hak ediş alacağı olup olmadığı, teminat kesintilerinin ödenip ödenmediği, ne kadar ödeme yapıldığı, eksik ve ayıplı iş olup olmadığı hususları taraflar arasında çekişmelidir. Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/195 esas sayılı dosyasında varılacak sonuca göre somut davadaki takibe konu alacak kalemlerinin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir. Yapılan inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Bu durumda Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.a.6 madde uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/67 E., 2020/92 K. sayılı 26.02.2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 04.06.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...