Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde, banka markası ile imece markasının benzerliği ve kötü niyet iddialarıyla TÜRKPATENT kararının iptali ve hükümsüzlük talepli istinaf davası.
Özet: Bir bankanın uzun yıllardır kullandığı ve tanınmış olduğunu iddia ettiği "..." markasına yönelik, davalı şirketin benzer nitelikteki hizmetler için yaptığı "..." markası başvurusunun, işaret benzerliği, karıştırılma ihtimali ve kötü niyet gibi gerekçelerle iptali ve hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi markalar arasında karıştırılma ihtimali veya kötü niyet bulunmadığına, hizmetlerin ilişkili olmasına rağmen işaret benzerliği olmadığına karar vererek, davacının taleplerini reddetmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/1144 - 2026/1190
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1144
KARAR NO : 2026/1190
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2024
NUMARASI : 2023/261 E. - 2024/85 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/03/2024 tarih ve 2023/261 E. - 2024/85 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili,müvekkilinin "..." markasının 27.09.2011 tarihinden beri müvekkili adına koruma altında olup, davalının 2022/043733 sayılı 35 ve 36.sınıf hizmetleri kapsayan "" ibareli marka başvurusunda da asıl tescil edilen kelimenin "" kelimesi olduğunu, ...’ın, tarımsal faaliyetlerde ihtiyaç duyulan tohum, fide, gübre, zirai ilaç, mazot (akaryakıt), yem, tarımsal ekipman vb. harcamaların finansmanı amacıyla, üreticilere tahsis edilen tarımsal kredinin kullanımını çağlayan ve bankamatik kartı alarak da kullanılabilen bir kart olduğunu, müvekkilinin... ürünü için uzun yıllardır yoğun tanıtım ve reklam harcamaları yaptığını, ürünü tanınmış kıldığını, markanın ayırt ediciliğini arttırdığını, tüketiciler nezdinde... ürününün müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin... ürünü kullanıcılarına sunduğu ürün ve hizmetlerinin yanında dijital ortamda da destek vermek amacıyla vereceği hizmetlerde kullanmak üzere "", "" ve "" kelimelerinin tescili için yaygın kullanımı destekler marka başvurusunda bulunmuş olduğunu, davalı markasının asli unsurunu imece kelimesi oluşturmakta olup, marka bütün olarak müvekkilinin seri markalarına benzer olduğunu, markada kullanılan lacivert/mavi renk ile davalı markasının müvekkilinin markalarına daha da fazla yaklaştığını, müvekkilinin büyük mali yatırımlar, reklam ve tanıtım kampanyaları sonucu markalarını tanınmış hale getirmiş olduğunu, davalının marka başvurusunun tescili ise böyle bir çaba sarf etmeksizin, tüketicilerin müvekkilinin tanınmış markaları ile ilişki kurmasına izin verecek, kolay yoldan müşteri çevresi oluşturacak ve tanınmış markalardan haksız yarar elde etmesinin yolunu açacağını, davalı adına başvurusu yapılan marka ile müvekkiline ait tescilli markalar aynı, benzer ve ilişkili türden mal ve hizmetlere sahip olduğunu, davalı adına başvurusu yapılan marka ile müvekkili bankaya ait tescilli markaların aynı, benzer ve ilişkili türden mal ve hizmetlere sahip olduğunu, SMK md. 6/9 kapsamında marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, ... YİDK’nın 31/03/2023 tarih ve 2023/M-3675 sayılı kararının iptaline, 2022/043733 sayılı "" ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı...vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davaya konu müvekkiline ait marka başvurusu ile davacı adına kayıtlı itiraza mesnet markaların incelemesinde, markalarda yer alan “” ibaresinin, TDK sözlüğünde “Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi.” “Birçok kimsenin toplanıp el birliğiyle bir kişinin veya bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi.” anlamlarına geldiğini, anılan ibare elbirliği gerektiren tüm işlerde kullanıldığı gibi ticari hayatta da sıklıkla kullanıldığını, bu kapsamda “” kelimesinin ticari ve günlük hayatta yaygın kullanımı, anlamı ve tasviri niteliği de dikkate alındığında ve özellikle tescil kapsamında yer alan hizmetlerde, kelime olarak ayırt edici niteliğinin doğuştan düşük olduğunu, YİDK’nın dava konusu kararında davacının itirazın reddedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki hizmetlerin davacının markalarının (2019/37661 sayılı marka hariç) kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık gerekçeli itirazının yerinde olmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 2011/76212 sayılı "..." ibareli markasının 27/09/2011 tarihinden bu yana tescilli olduğunu, "..." ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, bunun yanında müvekkilinin "...", "" ve "" ibareli başvurularda da bulunduğunu, yoğun ve yaygın kullanım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda müvekkilinin mesnet markalarının tanınmış hale geldiğini, dava konusu başvurunun müvekkili ile özdeşleşen lacivert rengi ve kelime unsuru ile müvekkili ile özdeş "" esas unsurlu markalarla iltibasa neden olacak derecede benzerlik taşıdığını, başvuru markasındaki "" kelimesinin anlamı olmadığından, "" kelimesinin akılda kalacağını, vurgunun başvurudaki renk ve "" ibaresi üzerinde toplandığını, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanarak ayırt edici karakterine zarar vereceğini, itibarını azaltacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali), hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markanın bütünsel bir algı yarattığı ve bu haliyle davacı markalarından yeterince farklılaştığı, SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların ortaya çıkacağının ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.