Miras bırakanın muvazaalı işlemlerle mirasçıdan mal kaçırdığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, fiili paylaşımın ve borçlar nedeniyle gerçek satışların varlığına dayalı ret kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı mirasçının, murisinin mal kaçırma kastıyla taşınmazlarını muvazaalı işlemlerle diğer mirasçılara devrettiği iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis davasında; ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesi, murisin borçları nedeniyle gerçek satış iradesi veya mirasçıları arasında sağlığında fiili paylaşım iradesiyle hareket ettiğini, muvazaa koşullarının ve mal kaçırma kastının ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar vermiş, Yargıtay ise bu kararları usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/3068 E.  ,  2026/1507 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/966 E., 2025/388 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/311 E., 2021/432 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis ile tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; muris ile mirasçıların muvazaalı işlemlerin iptal edilmeyeceği düşüncesiyle ara satışlar yaptıklarını, Muğla ili, Fethiye ilçesi, ... Mahallesi 554 parsel sayılı taşınmazın muris tarafından gerçek iradesi oğlu ...’ya bağış olmasına rağmen satış gösterilmek suretiyle üçüncü kişi ...’na devredildiğini ve akabinde tekrar satış gösterilerek ...’ya geçirildiğini, ayrıca 576 parsel sayılı taşınmazın da muris tarafından gerçek iradesi kızı ...’a bağışlamak olduğu halde satış gösterilerek önce ...’a, ardından tekrar murise ve sonrasında yine bağış iradesi ile davalı ...’e devredildiğini, her iki taşınmaz bakımından da işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalılar adına kayıtlı tapusunun iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması hâlinde saklı payı oranında tenkisine ve bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın muvazaalı şekilde devredildiği iddiasının doğru olmadığını, murisin taşınmazı gerçek bir satış işlemi ile devrettiğini, davalının satış bedelini kendi birikimleri ve ailesinin desteğiyle ödediğini, taşınmazın temlik tarihinde değersiz olduğunu ancak sonradan yapılan yatırımlarla değerinin artırıldığını, murisin savurgan yaşam tarzı nedeniyle taşınmazlarını satma ihtiyacı içinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; murisin savurgan ve borçlanmaya yatkın bir yaşam sürdüğünü, kefaletler nedeniyle malvarlığının tehlikeye girdiğini, bu nedenle mirasçıların kendi emekleriyle oluşturdukları taşınmazların korunması amacıyla murisin sağlığında fiili paylaşım yapıldığını, bu kapsamda taşınmazların güvenilir kişiler üzerine devredildiğini, taraflar arasında taksim sözleşmesi bulunduğunu ve davacının da payına düşeni aldığını, murisin mal kaçırma kastıyla hareket etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eski 576 parsel (yeni 1 37... parsel) sayılı taşınmaz yönünden murisin kefillikten doğan borçları nedeniyle satış iradesinin bulunduğu, satış bedelinin davalı tarafından ödendiği, temlikten sonra değer artırıcı tasarrufların gerçekleştirildiği, bu nedenle işlemin gerçek ve ivazlı olduğu; eski 554 parsel (yeni 1 40... parsel) sayılı taşınmaz yönünden ise murisin borçları nedeniyle inançlı işlemle devir yaptığı, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma kastına dayanmadığı, murisin sağlığında mirasçıları arasında paylaştırma iradesiyle hareket ettiği ve muris muvazaası koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil ile tenkis taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanlarının murisin mal kaçırma kastını ortaya koymaya yeterli olmadığı, murisin mirasçılarıyla arasında husumet bulunmadığı, dava dışı taşınmazlarının da bulunduğu, mirasçılar arasında fiili paylaşım yapıldığı ve bu paylaşım kapsamında davacının da payına düşeni aldığı, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde muris muvazaasının ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.