Yargıtay 2. Ceza Dairesinden hırsızlık suçunda zincirleme suç hükümlerinin delil yetersizliği sebebiyle yanlış uygulanarak verilen cezanın düzeltilerek onanması kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı sanık müdafiinin temyiz başvurusu üzerine, iddianame ve müşteki beyanlarında birden fazla hırsızlık anlatımı bulunmadığı gibi sanığın da savunması doğrultusunda, zincirleme suç hükümlerinin (TCK 43. madde) yanlış uygulandığını ve bu nedenle sanığa fazla ceza tayin edildiğini tespit ederek, diğer temyiz nedenlerini reddetmekle birlikte, hükmü tamamen bozmak yerine fazla ceza artırımını kaldırıp netice cezayı düşürmek suretiyle düzelterek onama kararı vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/18971 E.  ,  2026/610 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/3221 E., 2022/4726 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suçu işlediğine dair, tanık beyanı, görüntü kaydı gibi somut delil bulunmadığına, her evde bulunması mümkün, ayırt edici bir özelliği bulunmayan, maddi değeri, düşük eşyaların sanığın evinde bulunmuş olmasının, suçun sübutu için yeterli kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın 10 yıldır ev ve ofislerde çalıştığına, değeri düşük eşyalar için kendini riske atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, suçun ne zaman işlendiği tespit edilemediğinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının da hukuka aykırı olduğuna, zararın bir kısmının soruşturma aşamasında giderildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında iddianame ile şikâyetçinin evinden birden fazla kez hırsızlık yaptığı yolunda bir anlatımın bulunmaması, yargılama sürecinde de birden fazla kez hırsızlık yapıldığı hususunda müştekinin anlatımında herhangi bir ifadenin yer almaması ve sanığın hiç hırsızlık yapmadığı yolundaki savunması birlikte değerlendirildiğinde, zincirleme suç hükümlerinin kabulünü gerektirir herhangi bir delilin bulunmadığı, takdire taallûk eden bir yönün de olmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43.maddesi gereği artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından ''Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında şikayetçi ...'e ait evden eşyalarını farklı tarihlerde çalmış olması nedeniyle sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK nın 43/1 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın ALTI YIL ÜÇ AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri mahkememizce lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edildiğinden sanığa verilen cezanın 5237 Sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın neticeten BEŞ YIL İKİ AY ON BEŞ GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,'' ibarelerinin çıkarılmasına, yerine ''5237 Sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına'' ibareleri eklenmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.