Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında davacının yirmi yılı aşkın nizasız zilyetlikle kazanımının Yargıtayca onanması.
Özet: Davacı tarafından, hatalı olarak hazine adına tescil edildiği ileri sürülen taşınmazın, dedesinden babasına ve ondan kendisine intikal eden zilyetlikle yirmi yılı aşkın süredir kesintisiz ve nizasız olarak kullanıldığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarında davacının zilyetlikle kazanım koşullarını sağladığı, taşınmazın kamuya ait olmayıp sürekli ihya edilmiş ve tarım arazisi vasfında olduğu tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davalı hazinenin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay bu kararları usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/3016 E.  ,  2026/1504 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/725 E., 2025/381 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bahçesaray Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/85 E., 2022/179 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu 2 19... parsel, 10.09.2019 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti suretiyle Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı vekili; Van ili, Bahçesaray ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan 2 19... parsel sayılı taşınmazın hatalı şekilde Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, taşınmazın dedesinden babasına ve ondan kendisine intikal ettiğini, zilyetliğinin uzun yıllardır kesintisiz ve aralıksız devam ettiğini, taşınmazın kamuya ait olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Maliye Hazinesi, usulüne uygun tebligata rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarının 2009 yılında yapıldığı, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazın davacının dedesinden babasına, babasından davacıya intikal ettiğini ve davacının taşınmazı aralıksız kullandığını beyan ettikleri, fen bilirkişisi raporunda taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 6.972,63 m²’lik kısmının davaya konu edildiğini, hava fotoğrafları ve teknik incelemeler neticesinde taşınmazın uzun yıllardır sürülü, ihya edilmiş ve sınırlarının belirgin olduğu, ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın bahçe vasfında sulu tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve mera ile ilgisinin olmadığı, davacının selefleriyle birlikte 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunduğu, davacının zilyetlikle kazanım koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece yapılan keşfin usulüne uygun olduğu, teknik ve zirai bilirkişi raporlarının dosya kapsamı, mahalli bilirkişi beyanları ve hava fotoğrafları ile uyumlu, yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, davacı ve seleflerinin dava konusu taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunduğunun ve taşınmazın geçmişten itibaren mera, yaylak veya köy orta malı olarak kullanılmadığının anlaşıldığı, bu nedenle zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.