Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil ve tazminat davasında, taşınmazların mirastan mal kaçırma amacıyla devredildiğinin tespiti üzerine bölge adliye mahkemesi kararının faiz başlangıcı düzeltilerek onanması.
Özet: Mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak taşınmaz devri iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil ve mümkün olmazsa tazminat davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin muris muvazaasının varlığını tespit eden kararları esas yönünden onanmış; ancak üçüncü kişiye devredilen taşınmaz için hükmedilen tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihinin taleple bağlılık ilkesi uyarınca dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiği belirtilerek karar kısmen düzeltilerek onanmıştır.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/203 E., 2025/30 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Hatay 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2016/320 E., 2022/340 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili; tarafların murisi ...’ın sağlığında adına kayıtlı ... köyü kök 205 ve kök 3764 parsel sayılı taşınmazları davalı oğullarına satış göstermek suretiyle devrettiğini, yapılan parselasyon ve imar uygulamaları sonucunda bu taşınmazların davalılar adına çok sayıda parsele dönüştüğünü, ayrıca ... Mahallesi 203 parseldeki murise ait hissenin önce dava dışı kişiye, ardından davalılara ve sonrasında üçüncü kişilere devredildiğini, tüm bu işlemlerin mirastan mal kaçırma amacı taşıdığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde tenkisini, üçüncü kişilere devredilen taşınmaz yönünden ise bedelinin tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekili; murisin taşınmaz satışlarından elde ettiği bedelleri kız çocuklarına verdiğini, ekonomik sıkıntı nedeniyle satış yaptığını, murise kendilerinin baktığını ve destek olduklarını, temliklerin gerçek satış işlemi olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin kız ve erkek çocukları arasında ayrım yaptığı, dava konusu taşınmazları mirastan mal kaçırma amacıyla davalılara devrettiği, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle kök 205 ve kök 3764 parsellerden oluşan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline, üçüncü kişilere devredilen ... Mahallesi 203 parsel yönünden ise davacının miras payına isabet eden bedelin davalılardan tahsiline, faizin başlangıç tarihinin üçüncü kişiye devir tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir.Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin ekonomik durumunun satışa ihtiyaç göstermediği, bakım karşılığı devir iddiasının ispatlanamadığı, taşınmaz bedellerinin ödendiğinin kanıtlanamadığı, tanık beyanlarına göre murisin kız çocuklarından mal kaçırma iradesiyle hareket ettiği, bu nedenle temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; kök 205 ve kök 3764 parseller yönünden temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 33.009,88 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,Ancak, Mahkemece üçüncü kişilere devredilen 203 parsel yönünden hükmedilen tazminat bakımından faizin başlangıç tarihinin hatalı belirlendiği, hükümde üçüncü kişiye devir tarihinden itibaren faize hükmedildiği oysa taleple bağlılık ilkesi gereği tazminata dava tarihi olan 12.04.2016 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir. Ne var ki, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine (2) numaralı bent olarak "Dava konusu edilen ... 1 06... parsel sayılı taşınmaz yönünden 603.180,00 TL'nin dava tarihi olan 12.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, " cümlesinin yazılmasına, kararın bu haliyle 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İade edilmesi gereken peşin harç bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.